Yönetilmek isteyenleri, yönetici olarak seçtikçe…

Yönetilmek isteyenleri, yönetici olarak seçtikçe…

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

Sokağa çıkmak önemlidir.

Siyaset, politika belirlemek, plan yapmak, uygulamadaki eksik ve yanlışları görmek, değiştirmek, düzeltmek, toplumla aynı dili konuşmak, bunlar uzaktan bakarak olmaz.

Sokağın nabzını tutmak, toplumun, ülkenin gerçek gündemini öğrenmek, siyasi iktidarlar için başarının anahtarıdır.

Kapalı kapılar ardında, masa başında, beton binalar içinde, baktığınız, gördüğünüz, duyduğunuz sadece sizinle sınırlıdır.

Toplumun nabzını bilmek zorundasınız.

Keşke, “her şey güzel, yolunda, endişeye gerek yok” diyenler, inanarak, içten ve samimi olarak bu söylediklerine inansalar.

İnanmadıkları halde, sorun yokmuş gibi davranmak da başlı başına bir sorundur.

Sorun olduğuna inanmazsanız, çözmek için de çabalamazsanız. Bir gün bir markette, bir gün bir banka önünde, sokakta, mahallede, neler konuşuluyor, neler gündemde, bileceksiniz.

Çıkacaksınız, beton binalardan, kaderiyle oynadığınız, hayatlarını etkilediğiniz insanların, toplumun beklentilerini yol haritası yapacaksınız.

Emekli bir subay, yıllarca görev yapmış, “tek avuntum gururla taşıdığım ve yıllar sonra verilmiş bir madalya” diyor ve devam ediyor:

“Yıllarca Rum askerine karşı savaştım. Kucağımda, kollarımda arkadaşlarım son nefesini verdi. Onların ve ailelerinin acısını hâlâ yaşarım. Direndik, mücadele ettik.

Kıbrıs Türkü, ağaç kovuğundan çıkmadı. Şanlı bir mücadele verdik. O yılları birinin bize hatırlatmasına gerek yok. Ben her gün yaşıyorum.

Yapamadık, başaramadık. Devlet kurduk, yönetemedik. Bizim gençlik dönemimize bakıyorum, bir de şimdiye bakıyorum. Bugün her şey var. Sadece akıl, beyin yok.

Biz, yönetilmek isteyenleri, yönetici olarak seçiyoruz. Yılların mücadelesi, bugünleri görmek için verilmedi.”

Ve emekli bir polis;

“Parti peşinde koşmadığım için rahat yerde çalışma derdim de olmadı. Nereye gönderildiysem işimi yaptım. Bu ülkeyi, bu durumlara torpil ve adam kayırmacılığı getirdi.

Eskiden insanlar emekli olunca, ev veya araba alabilir, çocuklarını okutabilirdi. Bugün ev geçindirmek bile zor.

Kimse, kimseye yardımcı olmuyor. Bir bencillik, umursamazlık, boş vermişlik var. Kimse, özellikle gençler, torpil olmadan devlette iş bulmak, hakkıyla bir daireye girmek için adaletin ve bilginin yeterli olduğuna inanmıyor. Kendi işini kuracak olsa, ilk engel devletten geliyor. Gidişat iyi değil. En kötüsü, üzülen yok.”

Pek çok insan, nelerin yanlış, nelerin doğru olduğunu biliyor, görüyor.

Hatta yanlışın, bile bile doğru kabul edildiğini bilenler de çoğunlukta.

Aslında, her şeyin özeti şu cümlede anlatılıyor;

Yönetilmek isteyenleri, yönetici olarak seçiyoruz. 

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın