Yıllar sonra ortaya çıkan baba

Kıbrıs Gazetesi

Yıllar sonra ortaya çıkan baba

 

Ayla Hanım, ben 42 yaşındayım. 18 yaşında oğlu olan dul bir kadınım. Daha oğluma hamile iken boşanmak zorunda kalan bir kadınım.

Oğlum yıllar yılı, babasına hasret büyüdü. Adam yurt dışına kaçtığı için, çok nadir gelir ve geldiğinde de bir veya iki kez görürdü çocuğumu. Bu da yıllar önceydi. Oğlum daha ilk okuldayken, babası evlendi ve başka çocukları oldu. Ondan sonra adamdan uzun zaman ses çıkmadı. Kıbrıs’a gelip gelmediğini bile bilmedik. Onca zaman ne maddi ne de manevi bir desteği olmadı oğluma. Ben, ailemin de desteği ile, oğluma baktım. Büyüttüm. Çok düzgün, akıllı, başarılı bir çocuk yetiştirdim.

Ayla Hanım, oğlum yurt dışında çok iyi bir okul kazandı. Elimden geleni yapıp onu okutacağım, elbette. Anne olarak yaşadığım gururu size anlatamam. Hayatım boyunca yaşadığım acıları, bana unutturan bir oğula sahibim. Oğlum sayesinde, ben geçmişte yaşadığım acıları tam unuttum derken, ne oldu bilir misiniz? Babası ortaya çıktı. Adam hiçbir şey olmamış gibi oğlumun hayatına girdi. Mesajlar, görüntülü konuşmalar derken, ailesi ile yapacağı bir tatile, oğlumu da dahil etti.

Oğlum bu tatile gidip gitmeyeceğine daha karar vermedi ama adım gibi eminim ki aslında içi gitmek istiyor. Hem bizim koşullarımızda yapamayacağımız bir tatil, hem de iki kardeşi var, hiç tanımadığı. baba derseniz, artık her gün arıyor. Uzun uzun konuşuyorlar. Oğlum, babası aradığında odasına kapanıyor ve konuşma bittikten sonra yanıma geliyor. Kesinlikle yanımda konuşmamaya dikkat ediyor.

Ben bu duruma çok üzülüyorum. Kendimi kenara atılmış ve ezik hissediyorum. Babasının bana çektirdiği acılar -ki unuttuğumu zannetmiştim, geri geldi. Yani ben şu an çok mutsuzum. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Çocuğumu kaybettiğimi zannediyorum. Bana öyle geliyor yani. Hayattaki tek bağım da gidiyor gibi.

Ne olur bana yardım edin. Oğlumu kaybetmeye dayanamam. Onu mutsuz edecek bir şey yapmaktan da korkarım. Bu tatile gidecek diye çok korkarım ama gitmek istediğini de bilirim ve engellememem gerek. Ama elimde değil. Lütfen bu mesajıma gecikmeden cevap verin Ayla Hanım. Yazacaklarınıza çok ihtiyacım var.

Rumuz: ACI HAYAT

Sonradan ortaya çıkan bir babanın, bu kadar kolay kabul edilmesinin nedenini hiç düşündünüz mü? Neden sevgili oğlunuz, babasının varlığına bu kadar çabuk alıştı?

Çünkü babaya ihtiyacı var. Eminim hayatında “baba gibi” yakınları olmuştur. Dede, dayı gibi kişiler, oğlunuzun baba yoksunluğundan dolayı, mutsuz bir çocukluk geçirmesini engelleyecek girişimleri, imkanları ölçüsünde yapmışlardır. Ama biliyorsunuz, “gibi” ile “gerçek” arasında çok fark var. İşte oğlunuz, şu an bunu idrak ediyor. “Benim babam, benim kardeşlerim” zenginliğini elinin tersi ile nasıl itebilir ki… Aslında kendine ait olan bu doyurucu gerçekliğe ihtiyacı olduğunu anlamış bulunuyorken hem de.

Dediğim gibi, oğlunuz, bilmediği, hatırlamadığı bir yeni duygu ile tanıştı. Baba ve oğul diye bir gerçeklik, oğlunuzun hayatındaki boşluğu görmesine neden oldu.

İşte oğlunuzun, babasını kabul etmesini sağlayan da bu boşluk duygusudur.

Şimdi ayakları yere daha sağlam basacak, kendini daha değerli ve istenilir hissedecek. Sonradan ortaya çıkan bu baba, en iyi haliyle evladınıza, bu sıcaklığı verecek.

Bu nedenle, baba ile oğlun yeni kurulacak ilişkisi, babadan ziyade oğlunu besleyecek niteliktedir ve engellenmesi değil, desteklenmesi gerekir. Yüreğiniz ne kadar acırsa acısın, evladınızın babası ve ailesi ile olan ilişkisini destekleyin. Böylece oğlunuz kendini bütün ve iyi hissedecek. Tamamlanmış ve her şey yolunda duygusu oluşacak.

Ne anne, baba yokluğunu telafi edebilir; ne de baba, anne yoksunluğuna çare olabilir. Her ikisinin yeri ayrıdır ve her ikisi de çocuk için gereklidir.

İstediğimiz kadar annesiz veya babasız mükemmel bir ortam yaratmaya çalışalım, çocuk açısından her zaman bir şeyler eksik kalır.

Dünyanın en doğru, en sevilmeye layık annesine sahip olması; babasının boşluğunu doldurmaya yetmez. Baba bu saatten sonra ne yaparsa yapsın, anne ve oğlunun bağını incitemez, değiştiremez. Üstelik o kusurlu. Yıllar boyunca çocuğunu ihmal etmiş, korumamış, bakmamış.

Oğlunuz, babaya yeni kavuşan bir küçük çocuk gibi, geçmiş yılları telafi etmeye çalışıyor. Sizden uzakta konuşmaya çalışmasının nedeni, sizi incitmekten korkmasıdır. İncinmeyeceğinizi ve babasına yaklaşmasını olumlu karşıladığınızı hissettirirseniz; bunun sonucunda oğlunuzun rahatladığını göreceksiniz. Babası ve ailesi ile olan ilişkisindeki tedirginliklerini ve endişelerini sizinle paylaşır ve sizden cesaret alırsa, emin olun, oğlunuzla olan ilişkiniz daha güçlü ve sağlıklı olacaktır.

Çocuğunuzun babasına gelince. Oğlunuz için babalık yapmak mı istiyor? Buyursun, yapsın. Çocuğunuza olumlu katkı yapacak her şey sizi mutlu ve güçlü kılar. Değil mi?

Hem böylece, bu genç yaşınızda sadece anne değil, bir kadın olduğunuzu düşünme fırsatı da kazanırsınız. Yıllarınız oğlunuzu yetiştirmekle geçmiş. Baba yoksunluğunu en az zararla atlatmayı başarırken, kendinizi hep sonraya itmişsiniz. Demek ki sizin için de yaşamınızı renklendirme zamanı gelmiş. Yani terk edilmiş değil, yeni bir yaşamın başında olduğunuzu duyumsamanızı öneririm. Anne-oğul ilişkinize hiçbir zararın gelmeyeceği ama hareket imkanınızın arttığı yeni bir başlangıcın arifesinde olduğunuzu düşünmenizi isterim.
 

*

Tuvaletten kesildiği halde tekrar başladı

Ayla hanım, iyi akşamlar. Benim iki buçuk yaşında bir kızım var. Bezden kestim. Ama 6 aylık bebeğe baktığım günden itibaren çişini ve kakasını üstüne yapıyor.  Ne yapmam gerekiyor, ilginiz için teşekkür ediyorum.

Rumuz: TOPRAK

Anladığım kadarı ile, bir başka bebeğe bakıyorsunuz. Yeni bir bebeğin aileye katılmasına, küçük kızınız tepki vermiş. Aslında gayet doğal bir tepki bu. Sizin ilgi odağınız bir başka bebeğe kaymış ve henüz bir bebek sayılan küçük kızınız tedirginliğini, kırılganlığını böyle yansıtmış. Kendi güvenli ortamı, tehlikede. İhtiyaç duyduğu sevgi ve ilgiyi bir başkası ile paylaşmakta. Hatta belki de görevinizi iyi yapma amacı ile, kendi bebeğinizi ihmal ediyor da olabilirsiniz. Veya kızınız öyle algılıyor olabilir.

Yani, çocuğunuz alarm veriyor: “Anne bana bak, beni sev, benimle ilgilen.” Hele bir de onu, büyümüş gibi algılıyor ve yönlendiriyorsanız, henüz küçük bir bebek olduğunu size anlatmasının en iyi yolu bu değil mi?

Size düşen, bebeğiniz için her şeyi yoluna sokmaktır. İkinci çocuk, doğal bir kardeş kıskançlığı yaratmış. Çocuğunuz eski ilgiyi bulamamış. Ona her şeyin yolunda olduğunu göstermeniz gerek. İlgilenin, sevin, oynayın. Diğer bebeğe yaklaştığınız gibi ona da yaklaşın. Ondan büyümüş abla rolü beklemeyin. Anlayış da beklemeyin. Ve kızmayın, eleştirmeyin. Sevginizi bolca gösterin.

Bu da yetmez, kızınızın yanında diğer bebeği de sevin. Hatta diğer bebeği beraber sevin, basit işlere kızınızı da ortak edin.

Kızınız için önemli olan; her şeyin yolunda olduğunu, sevildiğini, değerli ve istenir olduğunu hissetmektir.

Bu arada iki bebeğe bakıyorsunuz. Bu size ağır gelmiş olabilir. Bu nedenle kızınızı ihmal etmiş olabilirsiniz.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın