Yalanla dolanla nereye kadar?

Yalanla dolanla nereye kadar?

  ✏️–GIYNIK —✏️

Sen git Ankara’ya protokol imzala, o imzaladığın protokolde yapamayacaklarını bile bile yapacağını  taahhüt et, sonra da buna uyma  ve bunu  normalmiş gibi anlat dur!

Mangalda kül bırakmazlar gün 24 saat herkesten daha fazla milliyetçi olduklarını göstermek için çırpınıp dururlar. Her sosyal medya paylaşımları buna hizmet eder. Sanırsınız ki katıksız milliyetçiliğin kitabını yazdılar!

O kadar milliyetçi addediyorlar ki kendilerini kayıtsız şartsız radikal İslam eğilimi olan ideolojilerin değirmenine su taşıyarak, aynı zamanda da Atatürkçü olduklarını sanıyorlar..

Hiçbir ilkesi , duruşu, felsefesi, memleket aşkı, inancı, aidiyeti olmadan, tamamen kişisel menfaatlerinin öne çıktığı bir düzen içinde atıp tuttukları ile  hamaset edebiyatı yapmayı savundukları değerler olarak algılıyorlar.

Ve ezberledikleri  standart birkaç kelime ile, boş boş nutuklar atarak sabah akşam ahkam kesiyorlar..

Çağ dışı kalmış yöntemlerle gerçeklerden uzak politika yapmaktan da asla geri durmuyorlar.

Sayın  Başbakan  Ersan Saner Meclis kürsüsünden milletvekillerine hitap eden konuşmasında diyor ki; ” imzaladığınız protokole uyduydunuz uymadıydınız, mevzusuna takılmayın artık, bunları bir tarafa bırakın”

Yani karıştırmayın konunun o tarafını.

Ne kadar kolay değil mi?

Sen git Ankara’ya protokol imzala, o imzaladığın protokolde yapamayacaklarını bile bile yapacağını  taahhüt et, sonra da buna uyma  ve bunu  normalmiş gibi anlat dur!

Aklı başında süreci takip eden herkes bu protokoldekileri hayata geçirecek siyasi güce ve iradeye sahip olmadığınızı zaten biliyordu. Lakin o protokole imzayı attığınızda “büyük iş yaptık, herşey güzel olacak, geleceğe emin adımlarla yürüyoruz lafazanlığını günlerce dinledik Sayın Başbakan’dan..

Peki ya sonuç?

Merkez Bankasından borçlanma.

200 milyon TL %8 faizle.

Maliye Bakanı Dursun Oğuz önceki gün Mecliste  3 aylık gelir gider tablosunu paylaştı ve muhalefete ne önerirsiniz diye sordu..

Haksız mı?

Haklı.

Maliye kilitlendi.

Hükümet edenlerin neredeyse birinci koşulu haline getirilen Türkiye’den en iyi ben para alırım aymazlığı artık prim yapmıyor.

Kuzey Kıbrıs’ın kendi ayakları üzerinde durabileceği reformlar hayata geçirilmiyor.

Radikal ve sürdürülebilir siyasi kararlar üretecek ve eyleme dönüştürecek güç mevcut hükümette yok. Sayın Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı makamına oturmak için her yolun mubah görüldüğü çerçevede sadece Cumhurbaşkanlığını ele geçirmekle sınırlı olmadığını anladık bu operasyonun. UBP görüş birliği içinde destek verdiği, davetiye çıkardığı alkış tuttuğu Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dıştan yapılan müdahalenin sadece bununla sınırlı kalmayacağını hesaba katamadı. Nitekim operasyon bununla kalmadı ve UBP içindeki dar bir kadronun kuvvetle muhtemel bilgisi dahilinde ikinci senaryo hayata geçirildi ve müdahale sistemli bir şekilde UBP’ye karşı gerçekleştirildi.

UBP kurultayını yapamadı.

Şimdi ise gelinen noktada ciddi bir tıkanıklık yaşanıyor siyasette.

Parti desteğinden yoksun bir parti başkanı, sonrasında başbakan, ve bu ahval içinde zorlama kurulan pamuk ipliğine bağlı güçsüz bir azınlık hükümeti..

Mecliste nisabı sağlayamayan, kendi içinde çelişen, her bakanın ayrı bir hükümet (miş)  gibi  tavır aldığı, yasa çıkarma gücü olmayan, halka güven vermeyen, kriz yönetme becerisi olmayan, ülkedeki sorunları yok sayarak kendine hareket alanı yaratan  bir azınlık hükümeti..

Özet olarak geçersek İçişleri Bakanı emekliliğine 1 yıl kalmış dünürünü emekli maaşı ve ikramiyesinde artış olsun diye müdür atadı. Cumhurbaşkanı, Başbakan bu atamayı onayladı. Çalışma Bakanı seçim gailesi ile partizanca istihdamlar yaptı. Vaka sayıları artma eğiliminde, sağlık sistemi sıkıntılı, Başbakan Saner önceki akşam hiçbir şey yokmuş gibi laylaylom televizyon programına çıktı, etrafına gülücükler dağıttı lafazanlığa başladı!

İddiası o ki, ülkede her şey çok iyi, çok güzel gidiyor, Mecliste nisabı sağlamaktan aciz bir hükümetin başbakanı hayat pahalılığı falan yok diyor, ve ülkeyi iyi yönettiğini anlatıyor gazetecilere. Bu arada ekonomi  daraldı, vatandaşın cebindeki para her gün eriyor..

Lakin Ersan Bey bildiğiniz gibi başbakan!

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın