‘Yabancı İstihbarat Örgütleri’ ‘Olağan Şüpheliler’ (Usual Suspects)

Kıbrıs Gazetesi

‘Yabancı İstihbarat Örgütleri’ ‘Olağan Şüpheliler’ (Usual Suspects)

 

   Başbakan Ersin Tatar, geçen gün yaptığı bir açıklamada, yabancı istihbarat örgütlerinden, bir diğer deyişle yabancı ajanlardan söz etti ve bunların hükümetin bilgisi dahilinde olduğunu kaydetti. Tatar, bazı yabancı istihbarat örgütlerinin, Türkiye Cumhuriyeti ile gerçekleştirilen teknik çalışmaları manipüle ederek KKTC’ seçim süreci ve seçim sonucunu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirme gayesi ile çalışmalar yaptıklarının saptandığını belirtti.

   Başbakan Tatar, devletin gelişmeleri yakından izlediğini, hiçbir istihbarat örgütü ve işbirlikçilerine vatandaşlara, vatana, millete zarar verme şansı tanımayacağını, gereken tüm yasal adımların mutlaka atılacağını vurguladı.

   Herkes merak ediyor ve soruyor. Kimlerdir bunlar? Kimler olacak; onları bilmeyen mi var?

   Aralarında İngiliz de var, Amerikan da, Alman da! Peki; Fransız, Rus, İsveçli yok mu? Rum ve Yunana bilgi aktarmak için görevlendirilenler yok mu? Kıbrıs Türkü bu filmi daha önceleri de görmüştü. Hele Annan Planı referandumu döneminde bu işin fıcırığını çıkarmışlardı. Valizler dolusu paralar, Kıbrıs Türkünün haklı davasını yedi düvele karşı savunan Denktaş’a Girne Kapısı’nda ‘Barra’ çekmeler… Dahası bazı basın-yayın organlarına oluk oluk para akıtmalar…

   Daha yazalım mı? Kıbrıs Türkünü plana ‘evet’ diyerek kandırmayı kafalarına koyanların marifetlerinden biri de internette buldukları havuzlu villaların fotoğraflarını bazı gazetelerde yayınlatarak, Rumların Kuzeydeki evlerine dönmeleri halinde, bu evlerde kalan Türkler için havuzlu villalar yapılacağı yalanları ve daha neler, neler…

   Dedik ya, Kıbrıs Türkü bu filmi daha önce de görmüştü… O günlerde de yabancı diplomatlar Girne Kapısı’na üşüşmüşlerdi. Rumlar da pusuda bekliyor, elma şekeri ile Kıbrıslı Türkleri nasıl kandıracaklarını görmek istiyorlardı. Algı operasyonu o denli kendini göstermişti ki, sanki de Annan Planı referandumunda ‘evet’ demekle başımız göğe erecekti. Öyle kandırmışlardı toplumu. “Siz yeter ki evet deyiniz. Tüm ambargoları ve izolasyonları kaldıracağız” sözünü vermişlerdi. Bir de baktık ve gördük ki, hayır diyen Rumlar ödüllendirildi, evet diyen Kıbrıs Türkü ise cezalandırıldı. Emperyal güçlere güven mi olurdu? Ama içimizden satın aldıklarıyla bu çirkin oyunu Kıbrıslı Türklere oynamaya karar vermişlerdi…

   Bunlara diplomaside ‘Usual Suspects’ (Olağan Şüpheliler) derler.  Terminolojiye de girdi bu terim.

Demek oluyor ki, bu günlerde tüm ‘Olağan Şüpheliler’ KKTC’ye üşüşmüş bulunuyor. Bazıları da herhalde Anastasiadis’in özel direktifiyle KKTC’de havayı koklamaktadır. Bunlar, düpedüz KKTC’nin içişlerine müdahale değil midir? Ülkeye akın eden bu ‘Olağan Şüpheliler’, bilgi toplamaktan ziyade, kendilerine yakın gördüklerini, bir diğer deyişle ‘müttefik çevreleri’ her bakımdan desteklemek ve Rum tarafının veya kendi ülkelerinin çıkarları doğrultusunda hareket edilerek sonuç alınmasını istemektedirler. Çünkü onların başka türlü hesapları vardır ve bu hesaplar, Kıbrıs Türklerinin çıkarlarına ters düşmekte, çelişki arz etmektedir.

   İlginç olan ne biliyor musunuz? Söz konusu ‘müttefik çevreler’, hiç bu konulara değinmemekte, sadece Türkiye’yi eleştirmekte, Türkiye’nin müdahalesinden söz etmektedirler. Bu arada Anastasiadis’in yanı sıra, AKEL’in de birinci elden bilgi toplama ve algı operasyonu oluşturarak, Rum menfaatlerine uygun ortamın yaratılması için boş durmadığı da ifade edilmektedir.

   Tüm bunlar dikkate alındığında, önümüzdeki Pazar günü yapılacak olan seçimin ne denli önemli olduğu gerçeğini kavramak gerek. Kıbrıs Türk halkını Türkiye’den ayırma ve kendi yörüngelerine sokma çabaları sonuçta hüsrana uğramaya mahkûmdur. 

                                                                             ***

Pergamalı Hasan, Beyarmudu’nda; Mehmet Şener,

Lefkoşa’da; İbrahim Kasap da Altınova’da defnedildi

   Beyarmudu’nda (Pergama) Günsev ailesinin değerli büyüğü, köyde herkes tarafından sevilip sayılan iyi insan Hasan Günsev dün kendi köyünde son yolculuğuna uğurlandı. Sevgili eşi Nermin Hanım, evlatları Celal-Sabriye Günsev, Ünsal-Sevda Günsev, Ünel-Gülen Günsev, Fatma-Ali Osman Uçanok, torunları Nermin Günsev, Hasan-Münevver Günsev, Doğukan Günsev, Gülsün-İsmet Arife, Ahmet-Ayşan Uçanok, Nermin-Mehmet Beyzade, torun çocukları Celal Günsev, Fatma Uçanok ve Ali Osman Beyzade, derin üzüntülerini tüm akraba, dost ve sevenlerine duyururken, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

   Bu arada Lefkoşa’nın tanınmış simalarından, Şener ailesinin değerli büyüğü, iyi insan Mehmet Şener dün Lefkoşa’da toprağa verildi. Sevgili eşi Tülay Hanım, oğlu Hasan Şener, kızı Şaziye Şener, gelini Deniz Şener, torunları Erdal Faiz, Kaan Mehmet, Mehmet Şener, Eliz ve Tülay, acılarının sonsuz olduğunu belirttiler, derin üzüntülerini akraba, dost ve sevenleriyle paylaşarak, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını temenni ettiler.

   Saydam Ailesi de yayınladığı taziye mesajında, yeri doldurulamayacak, çok değerli arkadaşları Mehmet Şener’e Allah’tan rahmet, değerli ailesi ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diledi.

   Öte yandan Altınova ve çevresinde herkesin tanıdığı, iyiliksever insan, Kasap ailesinin değerli büyüğü İbrahim Kasap dün kendi köyünde toprağa verildi. Sevgili eşi Türksev Hanım, evlatları Ali-Kıymet Kasap,  Emine-Ersoy Saydağ, Mahmut-Müsteyde Kasap, Melek-Ümit Koçero, torunları İbrahim, Soykan, Bekir, Berken, Beren, Ali, Türksev, Kemal, İbrahim ve Mert, “Acımız sonsuzdur. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Işıklar içinde uyusun” dediler.

   Diğer yandan Esentepe köyünün eski imamı, iyi insan Mehmet Çizgici, Trabzon, Çaykara’da Sultan Murat Yaylası’nda defnedildi. Eşi Meryem Hanım, evlatları Birgül Ergürer, Şengül-Alptekin Güneş, Aygül-Remzi Gürbüzer, Gülay-Selim Akyüz, Arife-Sinan Gündoğdu, Dr. Ahmet Yaşar Çizgici ve torunları, Mehmet Çizgici’yi her zaman gönüllerinde yaşatacaklarını ifade ederek, ‘Mekânı cennet olsun’ dediler.

   Bu arada herkes tarafından sevilip sayılan, 1927 doğumlu iyiliksever bir çınar olan Güner Muharrem ise İstanbul’da toprağa verildi. Nursel-Muharrem Muharremoğlu ve ailesi, üzüntülerinin büyük olduğunu tüm dost, akraba ve sevenlerine duyurdular, yattığı yerin nur, mekânının cennet olmasını temenni ettiler.

 

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın