Umut belki de gelecek sayfadadır…

Umut belki de gelecek sayfadadır…

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

Küresel salgın sürecinin yarattığı sıkıntılar gün geçtikçe daha da içinden çıkılmaz bir hale doğru ilerlemektedir. Tutarsız açıklamalar insanların umudunu kırıyor, sosyal medyadaki aktörler topluma korku tohumları ektikçe ekiyor. Vaka sayıları üzerine yapılan ve paylaşılan gerçek veya gerçek dışı söylemler halkın psikolojik durumunu sarstıkça sarsıyor. Sosyal medyanın kontrolsüz ve yıkıcı yönünün toplum üzerindeki olumsuz etkilerinin Korona’dan daha fazla olduğunu belirtmek lazım.
Hâlâ dünyada güzel şeyler olduğunu, güzel insanlar olduğunu, birbirimizi tanımasak da, aynı dünyadan soluk aldığımızı fark etmeliyiz.
Hayata her şeye rağmen daha güçlü tutunmamız gerektiğini inanmak lazım; yaşama sarılmak, yapılan işi layığıyla yerine getirebilmek için canla başla çalışmak, uğraşılan, zaman ayrılan işi belki bir oyun haline getirebilip eğlence unsuruna dönüştürmek, kişinin tamamen “istek” duymasıyla doğru orantılı…
Buna kısaca motivasyon da diyebiliriz…
Peki, sizi motive eden güçler neler? Para, kariyer, güç, hepsi ya da aklımıza gelmeyen başka bir şey; genel görüş, en güçlü motivasyon aracının para olduğunu ifade ediyor.
Ancak araştırmaların sonuçları, bunun tam tersi yönünde kanılar olduğunu ortaya koyuyor. Başarılı olma ihtiyacı bireyi güdümleyen en önemli araçlardan bir tanesidir.
Her şeyden önce birey bunu, sosyal saygınlık ve özgüvenini sağlamlaştırmak adına yapmak istiyor.
Bu da iç motivasyonun oluşması için önemli bir adım ki dış motivasyondan daha zor oluşabilecek bir dinamiktir.
Kişinin iç dinamiğinde sağlam ve başarılı olma konusunda kararlı bir alt yapı oluştuğu takdirde, dış etkenler onu kolay kolay olumsuz etkilemeyecektir.
Dış etkenlerin de yolunda gitmesi kişiyi artık en üst noktaya taşıyacaktır; iç motivasyonun öncelik taşıması, bireyin “önce başarı” demesi, dış motivasyonun yani “para”sal ödüllerin gereksiz olduğu anlamına gelmemektedir.
İyi bir kurum, çalışanının ihtiyaçlarını aksatmamalıdır mutlaka…
Fakat bunlar alışılageldik unsurlar haline dönüştüğünde yine bireyin motivasyonunu ayakta tutacak olan iç dinamikleridir. Kendinizi işinize yetecek güçte olduğunuza ikna etmelisiniz.
İşinize hâkim olduğunuz sürece yaratıcı ve problem çözebilen yönünüz ortaya çıkacaktır. Bu yeterli olma hissinin desteğiyle elde edilen başarılar sonucu, iç motivasyon artacaktır.
İç motivasyon da beraberinde başarıyı, başarı da hep başarılı olma hissini getirecektir.
Yaşamın her anının yaptığımız ufacık seçimlerden oluştuğunu, en büyük seçimimizin de umutlu olabilmek, birilerine umut olabilmek olduğunu hiç unutmamak lazım. Hiçbir insan mükemmel olamaz; fakat iyimser, hoşgörülü, medeni ve temiz olabilir. Eğer bu vasıflara sahipseniz korku tohumlarının içinizde büyümesine izin vermez cesaretinizi toplarsınız. En başta da söylediğim gibi umut belki de gelecek sayfadadır. Kapatma Kitabı!

Kıbrıs Türk toplumunun alışık olmadığı hakaret etme kültürünün izlerini de sosyal medyada görmeye başlamak bizleri üzüyor aslında…
Bizler sevgi, saygı, yardımlaşma ve anlayış gösterme değerlerine haiz olarak yetiştirildik, bizden sonra gelen nesilleri de bu şekilde yetiştirmeye özen gösterdik.
Bugünlerde sosyal medyada yapılan yorumların birçoğunun hakaret içerdiğini gözlemlemek gerçekten ürkütücü bir durumdur. Bir paylaşımı beğenir veya beğenmezsin bunun bir önemi yok veya yapılan paylaşıma eleştirel bir şekilde yaklaşabilirsin burada da bir sıkıntı yoktur. Ama ortaya atılan bir fikre hakaret ile karşılık vermek kişi ve toplum olarak değersizleştiğimizin bir göstergesidir.
Bunları kaleme almak benim için zor oluyor, üzülüyorum. Hani derler ya! Bazı gerçeklerden ne kadar kaçmaya da çalışsan kaçamazsın; maalesef öyle bir dönemden geçiyoruz.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın