Töre: Türkiye’nin suyu bizim can suyumuzdur

Kıbrıs Gazetesi

Töre: Türkiye’nin suyu bizim can suyumuzdur

Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre Kıbrıs Tv’nin konuğu oldu. KKTC’ye yeniden su gelmesini, Maraş’ın bir bölümünün halka açılmasını ve hükümetin bozulmasını değerlendiren Töre, “Anavatan Türkiye’den buraya su getirilmesi 20 Temmuz Kutlu Barış Harekatı kadar önemli bir olaydı” dedi.

 

Sibel Kolçak’ın sunduğu Gün Ortası programının konuğu Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, gündemde yaşanan sıcak gelişmeleri değerlendirdi.  Töre,  Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen öncesinde yaşanan hükümet krizine dair açıklamalarda bulundu. Maraş’ın açılması bardağı taşıran son damlaydı şeklinde değerlendirme de bulunan Töre, hükümetin yoluna devam etmesi gerektiğini kaydetti.

Seçime sayılı günler kala KKTC’nin ‘Can Suyu’ na kavuştuğunu kaydeden Zorlu Töre,   “Seçime 4 gün kala anavatan Türkiye’nin bize göndermiş olduğu suya yeniden kavuşmamız çok tarihi bir olay olmuştur. Suyun yeniden akışını ciddi bir şekilde bekliyorduk. KKTC genelinde ciddi bir susuzluk söz konusuydu. Kuyularda dahi su kalmamış evlere verilen sularda da ciddi manada kirlilik mevcuttu.  Herkes aman anavatandan bu su ne zaman akacak diye beklemekteydi. Anavatan Türkiye’den buraya su getirilmesi 20 Temmuz Kutlu Barış Harekatı kadar önemli bir olaydı” ifadelerine yer verdi.

BU KADAR YAYGARAYA GEREK YOKTU

Hükümette yaşanan krizle ilgili açıklamalarda bulunan Töre, hükümet ortakları arasında zaman zaman gerginliklerin yaşandığını fakat ‘Maraş’ olayının bardağı taşıran son damla olduğunu şu sözlerle ifade etti : “Gönül arzu ederdi ki hükümet ortağı da Ankara’da olsun ama buralarda bir sıkıntılar yaşandı. Bu sıkıntıların aşılmasını beklerken HP’nin hükümetten çekildiğini açıklamasıyla karşılaştık. Tabi ki Maraş bölgesinde deniz sahilinin halkın kullanımına açılması, Maraş açıldı şeklinde ifade edilmesi çok da gerçekçi değildir esasında. Oradaki sivil yerleşim yerleri, herhangi bir şey açılmış değildir. Sadece kamuya ait olan deniz şeridi açılmıştır. Bu kadar büyük yaygara koparılmasına da bence gerek yoktu. Hükümette yer alan iki parti başkanının Cumhurbaşkanı adayı olması zaten ciddi sıkıntı yaratmış zaman zaman gerginlikler de oluşuyordu. Sadece bu bardağın son taşan damlası ama bence bu hükümet yoluna devam etmeliydi. Çünkü hükümette en istikrarlı hükümet 30 milletvekili ile bu şekilde olabilirdi. Ama bu olmazsa başka alternatif model hükümetler de vardır.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın