Tatar ve Oktay’ın değerlendirmeleri: Maraş’ın iadesi artık gündemde yok!

Kıbrıs Gazetesi

Tatar ve Oktay’ın değerlendirmeleri: Maraş’ın iadesi artık gündemde yok!

 

   Bir süreden beri gündemde olan Doğu Akdeniz’in ‘Hayalet kenti’ Maraş, uzun bir dönem daha gündemi meşgul etmeye devam edecek. KKTC’deki cumhurbaşkanlığı seçiminden önce de gündem olmuştu, bundan sonra da olacak. Nitekim Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Maraş’ın 46 yıldır seçim umuduyla kapalı tutulduğunu belirterek, “Farelerin yurdu olmuş koca bir şehir… Artık gönül buna razı olmaz! Herkesin ekmeğini, işini bulacağı, KKTC’deki çocukların, gençlerin geleceği olan bir yere dönüşsün. Kıbrıs’ın geleceği, barışın da teminatı olsun. Hep beraber burayı canlandıralım” dedi. 

   KKTC’nin Maraş konusunda aldığı kararı, Türkiye’nin de desteklediğini ifade eden Fuat Oktay, “Herkesin mülkiyet hakkına da saygı göstererek, böyle ekonomik değerin çocukların geleceğinden ne hakka, ne hakkaniyete, ne hukuka, ne de uluslararası hukuka uygundur. 46 yıldır kapalı tutulması gereğinden fazla iyi niyet göstergesidir” şeklinde görüş belirtti.

   Beri yandan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, KKTC’nin, Maraş toprağının sahibi olduğunu söyledi, “Kapalı   Maraş’ın iadesi artık gündemimizde yoktur. Maraş açılımı Sayın Özersay’ın da onayladığı bir projedir. Şu anda elektriğin oraya nasıl götürüleceği üzerinde bir çalışma devam etmektedir. Bütünlüklü çözüm arayışları bağlamında da çok fırsatlar geçti Rumların eline, ama hiçbirini kabul etmediler. Kabul etselerdi, Maraş iade edilebilecekti. KKTC’ye bir inç dahi bir statü vermek istemediler. Hâlâ daha aynı noktadırlar” şeklinde konuştu.

   Artık Maraş’ta geriye dönüş yoktur. Zaten 46 yıldan beri kapalı tutulması uluslararası hukuka da aykırıdır, insan haklarına da! Ambargolar gibi, izolasyonlar gibi bir insanlık ayıbıdır. Bu ayıbı ortadan kaldırma görevi KKTC makamlarına düştüyse – ki öyledir – bu görev en iyi bir şekilde yerine getirilecektir. Çünkü işin ucunda insanlığa hizmet vardır. Yarım yüzyıla yakın bir süreden beri çirkin bir görünüm arz eden kentin, layık olduğu güzelliğe kavuşturulması, nefes alması, ‘Hayalet’ damgasından kurtulması en doğal bir haktır ve bunu herkes kabullenmelidir.

   Bir zamanlar Yakın Doğu’nun eğlence merkezi olan Beyrut’un savaş sonucu yıkıma uğramasını da anımsayanlardanız. Beyrut’un yeniden kendine gelmesi için 46 yıl beklendi mi? Yıllar boyu, yarım asır ‘Hayalet kent’ olarak kaldı mı? İç savaş bittikten kısa bir süre sonra Beyrut yeniden eski haline getirildi. Bu bakımdan KKTC ve TC makamlarının bunca yıl beklemesi, sabır taşını bile çatlatan bir olgudur. Bize göre Maraş çoooktan açılmalıydı. İnsanlığın hizmetine 10 yıl önce, 20, hatta 30 yıl önce açılmalıydı. Hiç olmadı, 2003 yılında kapıların açılmasıyla birlikte açılmalıydı. Gene de ‘Zararın neresinden dönülürse kârdır’ derler ya…

   Bunları zamanında Rum Yönetimi eski Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis’le de, Maraş’ta en büyük mal varlığına sahip Lordos’lardan Dinos Lordos’la da konuşmuştuk. Onların ortaya koydukları görüşleri de yayınlamıştık. Şimdilerde Maraş’ın bir tamam açılmasıyla başta Lordos’lar olmak üzere; birçok mülk sahibinin oraya geleceği kuşkusuzdur. Hani ‘Zincirle bağlasan durmaz’ diye bir laf var ya! Varsın eski mülk sahiplerinden gelmek isteyen gelsin, satmak veya takas etmek isteyen varsa da satsın ya da takas etsin. Esasen mal sahiplerinden bir kısmının bugün hayatta olmadığı aşikârdır. Hiç olmazsa onların evlatları, torunları yararlansın.   Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın dediği gibi, “Çocukların,  gençlerin, Kıbrıs’ın geleceği, barışın da teminatı olsun.

                                                                           ***

Cemal Ağa’yı da kaybettik

   Aslen Vuda’lı olup, uzun zamandan beri Londra’da ikamet eden ve ‘Cemal Ağa’ diye anılan Cemal Raif’in cenazesi Kıbrıs’a getirildi ve dün Akova köyünde sonsuz yolculuğuna uğurlandı. 1929 doğumlu olan Cemal Ağa’nın herkes tarafından sevilip sayılan, kalbi insan sevgisiyle dolu, iyi bir insan olduğu belirtildi.

   Sevgili eşi Rahme hanım, kızı ve damadı Tunur-Ömer Köseoğlu, oğlu ve gelini Tüner-Fezile Raif, torunları Cemal-Şerife Köseoğlu, Mualla-Serdar İmamoğlu, Melda, Cemal, Gülen ve torun çocukları Beren, Deniz ve Doruk, Cemal Raif’in vefat haberini tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duydururken, acılarının büyük olduğunu belirttiler, “Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” dediler.

   Öte yandan Arkın Group adına yayınlanan mesajda, The Arkın Colony Hotel bünyesinde çalışan, çok değerli çalışma arkadaşları Oğuzhan Gül’ün, geçen akşam meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesinden duyulan üzüntü dile getirildi, merhuma Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileğinde bulunuldu.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın