Şükrü Umarbeyli: Büyük bir ekonomik yavaşlama sürecine merhaba diyoruz

Şükrü Umarbeyli: Büyük bir ekonomik yavaşlama sürecine merhaba diyoruz

Şükrü Umarbeyli: Büyük bir ekonomik yavaşlama sürecine merhaba diyoruz

✏️–Kıbrıs Postası —✏️

Ekonomist Yrd. Doç. Dr. Şükrü Umarbeyli, Amerika’da toplam para arzının rekor bir şekilde daraldığını belirterek, “Finansal bir durgunluk sürecine girilmeye başlandı. Büyük bir ekonomik yavaşlama sürecine merhaba diyoruz” dedi.

Şükrü Umarbeyli: Büyük bir ekonomik yavaşlama sürecine merhaba diyoruz

Ekonomist Yrd. Doç. Dr. Şükrü Umarbeyli, ABD’de yaşanması muhtemel ekonomik krizi ve bu krizin küresel çapta yaratacağı etkileri Kıbrıs Postası’na değerlendirdi.

Ekonomist Umarbeyli, ABD Merkez Bankası’nın (FED) hafif bir resesyon olacağı yönünde görüş bildirdiğini belirterek, “Hafif mi olur? Onu zamanla göreceğiz. Ama oluşacak bir kriz ekonomik yavaşlama adına her yere sıçrayacak gibi duruyor” dedi.

2008 yılında yaşanan küresel krizi hatırlatan Umarbeyli, “2008 yılında yine aynı açıklama yapılmıştı ve ardından kriz geldi. Şimdi yine benzer açıklamalar var; ayrıca bankacılık sisteminde de çalkantılar mevcut” ifadelerini kullandı.

“FED, ABD’DEKİ BANKALARIN İFLASININ ARDINDA PİYASAYA 400 MİLYAR DOLAR POMPALAMIŞTI”

Umarbeyli, geçen aylarda ABD’de de 3 bankanın iflas ettiğini ve iflasın ardından FED’in piyasaya 400 milyar dolar para pompaladığını ve piyasayı korumaya çalıştığını kaydetti.

Kriz gelse bile ‘piyasalar hemen çökecek’ diye bir yargıya da kapılmanın doğru olmadığını ifade ederek, “Piyasalar reaksiyon verene kadar belli bir süre yine yukarı yönlü hareketler ile devam edecektir” diye konuştu.

Umarbeyli, Amerika’nın son çekirdek enflasyonun TÜFE verisi tahminlerin aynısı olarak yüzde 0,4 olarak gerçekleştiğini, ÜFE’nin de paralelinde düşüş gösterdiğini kaydederek, “Buradan çıkan sonuçtan, evet enflasyon düşüyor ve FED daha fazla faiz artırmasına gerek yok diye yorumlanıyor; daraltıcı politikaları yeniden gözden geçirebilirler diye bir yargı ister istemez oluşuyor” dedi.

“FAİZ ARTIŞLARININ DEVAM ETMESİ, BANKALARI ZOR DURUMA SOKUYOR”

FED’in, çekirdek enflasyonun tahminlerle aynı gelmesinden dolayı piyasada faiz artırmaya devam etmek istediği yönünde bir sonucun ortaya çıktığını dile getiren Umarbeyli, konuyla ilgili açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Akıllarında 25 baz puan faiz artışı var. 3 Mayıs günü hep beraber görüyor olacağız. Bankacılık çalkantıları sırasında herkes bonolara saldırdığı için talepten dolayı bu bono ve tahvil faizlerinde düşüş yaşanmıştı. Herkesin Amerika hazine kağıtlarını toplaması, sert faiz düşüşlerini tetikledi. Bankalardaki kağıtlar ise daha yüksek faizde kalmış ve ikincil piyasada avantajlı duruma geçtiler geçmesine ama daha FED faiz indiriminde söz bile etmiyor. Bu da tahvil ve bonolarda faiz artışını tetikliyor. Dolayısı ile faiz artışlarının devam etmesi, yine bankaları zor duruma sokmaya devam ediyor; çünkü kredilendirme süreçlerinde daha düşük faizden kredileri satmış durumdalar ve kredi talepleri de aynı zamanda daralıyor.”

Umarbeyli, Amerika’da ödenmeyen kredi kartı borçları için uygulanan faizlerin yüzde 20 seviyelerine tırmandığını hatırlatarak, “Peki bu ne demek? Amerika’da gerçek enflasyon çok rahat yüzde 18 üzerinde oluyor demektir” açıklamasında bulundu.

Tarihin en büyük mevduat çıkışının, 104,7 milyar doların bankalardan çıktığı çalkantılı dönem sırasında olduğunu söyleyen Umarbeyli, “Önceden de dediğim gibi ABD Merkez Bankası piyasaya para pompalarken, elindeki tahvilleri onlarda ellerinden çıkarmak zorunda kaldılar” ifadelerini kullandı.

“AMERİKA’DA TOPLAM PARA ARZI REKOR BİR ŞEKİLDE DARALIYOR”

Umarbeyli, Amerika’da toplam para arzının rekor bir şekilde daraldığına vurgu yapan Umarbeyli, “Bu da kredilerin çökmesi ve ekonomik daralmayı tetikleyecek demektir” diye konuştu.

Esas krizin emlak varlıklarına dayalı tahvillerin ve bonoların erimesi ile birlikte bankalarda olduğunu belirten Umarbeyli, “Kriz, devlet tahvillerinin erimesi ile oluşmadı aslında. Faizlerin agresif şekilde artması bu tahvilleri eritmişti ve ikincil piyasada satışlarda zarar yazdırmıştı. Bu satış zorunluluğu bankaların mevduatları geri ödeme süresince hep devam etti ve bankalar zarar yazdı” dedi.

Umarbeyli, pandemi sürecinde herkesin ofisleri bırakıp evden çalışmaya başladığını ve sonrasında çoğu dükkanın boş kaldığını dile getirerek, “Bunların teminatları, karşılığındaki bono ve tahvilleri ise hep sorunlu bankalarda kalmış durumdalar ve teminatlar gerçek değerlerini yansıtmıyor” açıklamasında bulundu.

Tüm bu dükkanların boş kaldığını ve bundan dolayı da fiyatlarda düşüşler oluştuğunu kaydeden Umarbeyli, “Hem Amerika hem de diğer ülkeler aslında bu konuda aynı durumda” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜK BİR EKONOMİK YAVAŞLAMA SÜRECİNE MERHABA DİYORUZ”

Umarbeyli, Amerikan bankalarının kendi finanse ettiği mortgage kredilerinde zarar yazmaya başladıklarını belirterek, “Finansal bir durgunluk sürecine girilmeye başlandı. Büyük bir ekonomik yavaşlama sürecine merhaba diyoruz” diye konuştu.

Şirketler kapanması konusunun gündeme geleceğini ve işsizliğin artacağını dile getiren Umarbeyli, “Amerika piyasaya kredi pompaladığı için piyasa çökmüyor. Krizi ertelemiş oluyorlar. Durum 2008 küresel krizdeki gibi kötü durumda, özellikle KOBİ’ler çok etkilenmiş durumdalar” açıklamasında bulundu.

Umarbeyli, Amerika’nın yüzde -4 dolayında küçülmeye gidebileceğine dikkat çekerek, “Tarım dışı istihdam oranlarına bakıldığı zaman 3-6 ay içerisinde sonbahara doğru işsizlik oranında artışlar gözlemlenecektir; aynı 2008 yılında olduğu gibi görüşleri hakim” dedi.

“KOBİ’LER BU SÜREÇTE KREDİ BULMAKTA ÇOK ZORLANACAK”

KOBİ’lerin ise bu süreçte kredi bulmakta çok zorlanacağını söyleyen Umarbeyli, “Amerika piyasaya para pompaladığı için piyasaları canlı tutarken, Çin de yine 2,4 trilyon dolarlık likidite gücü ile piyasalara can katıyor olacaktır” ifadelerini kullandı.

Umarbeyli, Amerika’da belli bir süre piyasalarda yukarı yönlü hareketlerin devam edeceğini de sözlerine ekledi.

 

Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz