Seçimin son haftası ve eskilerden bir demet…

Kıbrıs Gazetesi

Seçimin son haftası ve eskilerden bir demet…

 

Cumhurbaşkanlığı seçimine bir hafta kala 11 aday söylemlerini toparlayarak, adımlarını daha hızlı atmaya başladı. Her ne kadar seçim kampanyası Koronavirüs’ün (Covid-19) gölgesinde sürdürülse de, adaylar meramlarını her platformda anlatabilmek için, tüm olanakları kullanmanın gayreti içindeler. Seçime gölge düşüren sadece Koronavirüs mü? Kadim dostum Ahmet Tolgay’ın da dün işaret ettiği gibi, seçim öncesi grev dünyanın hiçbir ülkesinde görülmüş değildir. Grevlerin illa ki bu sıralarda yapılması gerektiğine dair bir kural mı vardır? Halkın salgından, Covid-19’un neden olduğu işsizlik ortamından, geçim derdinden çektikleri yetmezmiş gibi, hem seçim arifesinde, hem de salgın sırasında grev üstüne grev uygulaması genelde kamuoyunda hoş karşılanmamakta ve bazı sendikalar da prestij kaybına uğramaktadırlar.

“Geçen 15 aylık dörtlü koalisyon döneminde her şey dört dörtlük müydü, bazı sendikalar neredeydi, yurt dışında mıydılar?” diye soran vatandaşlar ise, eylemlerde veya grevlerde siyasi amaç kokusu çıktı mı, kamuoyunun bakış açısının da değiştiğini ifade ediyorlar.

Bu arada seçime bir hafta kala Yüksek Seçim Kurulu açıklama yaparak, siyasal parti ve bağımsız adayların düzenlemek istediği miting ve kitle toplantılarına seçim tarihine kadar izin verilmemesini kararlaştırdı. Bağımsız adaylar Alpan Uz, Fuat Ciner, Mustafa Ulaş ve Arif Salih Kırdağ’ın yanı sıra, diğer adaylar da yoğun tempoda kampanyalarını sürdürüyorlar. Bağımsız cumhurbaşkanı adaylarından Kudret Özersay, Kıbrıs Türküne ekonomik alanda nefes aldıracak adımları atacağını dile getirirken, Yeniden Doğuş Partisi (YKP) Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Erhan Arıklı, Akıncı-Guterres görüşmesini eleştirdi ve “5’li konferans başka alternatifleri görüşmek için yapılır” dedi.

Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı ise, Kıbrıs’ta çözümün en çok da gençlerin yararına olacağını ifade ederken, bağımsız cumhurbaşkanı adayı Serdar Denktaş ise 11 Ekim’in yeni zamanlar ve yeni bir Denktaş döneminin başlangıcı olacağını kaydetti. Seçim kampanyasını en yoğun bir şekilde sürdüren adaylardan UBP cumhurbaşkanı adayı, Başbakan Ersin Tatar, ‘Egemen eşitlik temelinde bir formüle inanıyoruz. Federal çözümün de artık mümkün olmadığını görüyoruz. Seçimi kazanırsak KKTC güçlenecek” diye konuştu. İş insanlarına ve sanayi kuruluşlarına ziyaretleri çerçevesinde Hacıali İşletmelerini ziyaretinde Tatar’a teşekkür eden Mustafa Hacıali, “Türkiye, Suriye’yi işgal etti diyen zihniyetin karşısındayız. Bütün gücümüzle sizi destekleyeceğiz” dedi.

11 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için artık son kulvara girilirken, 11 aday da iddialı. Genel kanı ise, sonucun ikinci turda belirleneceği şeklinde… Pandemi nedeniyle katılımın etkilenebileceğini ifade eden adaylar ise, gerekli önlemini alması durumunda vatandaşın rahatlıkla ve huzur içinde sandığa giderek oyunu kullanacağını, böylelikle vatandaşlık görevini yerine getireceğini belirtiyorlar.

Başlıkta dedik ki, “Seçimin son haftası ve eskilerden bir demet.” Bugün Pazar olduğundan sizlerle bir nostalji paylaşalım diyoruz.

Sanırım yine 1981 cumhurbaşkanlığı seçimiydi. Beş-altı aday arasında en fazla şansı olan Rauf Denktaş ve Ziya Rızkı idi. Kıyasıya bir mücadele vardı. Toplumcu Kurtuluş Partisi’nin (TKP) oldukça güçlü olduğu bir dönemdi. Özker Hoca (Özker Özgür) da CTP’nin adayı idi, ancak yukarıda da ifade ettiğim gibi, büyük koşu Denktaş’la Ziya Rızkı arasındaydı. Kamuoyu yoklamalarında da Denktaş’la Ziya Rızkı’nın oyları çok yakındı. Limasol kökenli olan Ziya Rızkı, bir dönem Girne Belediye Başkanlığı görevinde de bulunmuş, sevilen-sayılan bir isimdi. Sözünü ettiğimiz üç isim de Allah’ın rahmetine ermişlerden…  UBP’nin adayı Rauf Denktaş, biraz önde ama gene de içi rahat değil.

Artık son mitingler yapılıyor. Gerek Sarayönü’ndeki mitingde, gerekse Girne Kapısı’nda İnönü Meydanı’ndaki mitingde yapılan konuşmaları, tezahüratları oturduğumuz yerden duyabiliyoruz. Toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük, henüz erken olduğundan her zamanki gibi Halkın Sesi’ndeki yazıhanesinde… Saat 19.00 raddelerindeydi. Halkın Sesi gazetesinin kapısından aniden içeriye giren iri yarı 5-6 kişi, doğrudan Dr. Küçük’ün yazıhanesine daldı ve onu omuzlara alarak, ‘Ya ya ya, şa şa şa; Dr. Küçük çok yaşa” diye de tempo tutarak, Denktaş’ın konuşma yaptığı kürsüye götürdüler.

O sırada kürsüde heyecan doruk noktaya ulaşmış ve Dr. Küçük’le Denktaş’ın kucaklaşarak halkı selamlaması coşkuyu tetiklemiş, dakikalarca alkışlanmıştı. Mikrofonu tekrar eline alan Denktaş, Dr. Küçük’e teşekkür ederek, mikrofonu uzatmış ve Dr. Küçük de meydanda toplanan kalabalığa hitap etmişti. Yaşanan bu olayla Denktaş’ın morali daha da yükselmiş ve sonuçta ipi göğüsleyen aday olmuştu…

İyi Pazar’lar.

 

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın