Sağlıkta mazeret olmaz

Sağlıkta mazeret olmaz

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

Son birkaç ay içinde, ilaç eksikliğini birkaç kez yazılarımıza konu ettik.

Elbette, haber olarak da öne çıkardık.

Bugün yine ilaç eksikliği haberimiz var.

MS hastaları için yaşamsal önemi olan Finimod ilacının eksikliği söz konusu, 20 hasta için ilaç sipariş edildi. 10 hastalık ilaç geldi.

İlaç ve Eczacılık Dairesi Müdürü Ayşe Gökyiğit, daha önce suçu, ilaçların taşınmasına öncelik vermeyen hava yolu şirketlerine atmıştı. KKTC’ye gelen üniversite öğrencilerinin bagajlarına öncelik verildiği açıklanmıştı.

Bu kez de suç Türkiye’deki ilaç firmalarında. Gökyiğit, herkesin kendilerini suçladığından yakınarak, prosedüre göre İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin ecza depolarına sipariş verdiğini ve ilaçları ülkeye ecza depolarının getirdiğini, Türkiye’deki firmalardaki sorunlardan dolayı da ecza depolarının yeterli düzeyde ilaç getiremediğini açıkladı.

Gökyiğit’in daha önce ve şimdi, gerçeği söylediğine yönelik kuşkumuz yok.

Gerçeğin söylenmesi, sorunu ortadan kaldırmıyor.

Sorun var olduğu sürece, her türlü gerekçe mazeret grubuna girer. Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz.

En önemlisi SAĞLIKTA MAZERET OLMAZ.

***

İlaç konusu, sağlığın en önemli sorunlarından biridir.

Acı olan imkânların daha iyi olduğu koşullarda bile, doğru dürüst bir ilaç politikasına sahip olamadık.

Devlet, ilaç ithal etmiyor.

Açıklandı. Ecza depoları aracılığıyla ilaç temin ediliyor. Aslında bu sistemin avantajlı yanı az değildir.

Hangi ecza depolarıyla, temin sözleşmesi yapıldıysa, tedarikte, Sağlık Bakanlığı’na teslim de gecikme olursa, maddi bedeli olur. Gecikme durumunda bedel ödeyeceğini bilen ecza deposu ne yapar, ne eder, ceza ödememek için ilaçları getirir.

Bu tür temin sözleşmelerinde, ceza ödemelerinin var olma nedeni, aksama olsun da ecza deposu ceza ödesin değildir. Amaç, sözleşmenin aksamasız devamı için uyarıcı içeriktir.

***

Açıklamalardan anlaşılıyor ki hastaların ilaç temini konusunda bir sistem kuruldu.

Olumsuzluğu eleştirirken olumlu yan varsa onu da görmek gerekir.

Gökyiğit’in hastaların ilaca ulaşması konusunda şu sözlerini yazımızın bütünlüğüne almakta yarar gördük:

“Hastaların ilaca ulaşması için kendilerinin bizzat gelmesine gerek yok, hatta reçete almak için doktora gitmeleri de gerekmiyor. Doktorlarını arayarak reçete alabilirler, reçete yazıldığında biz o reçeteyi zaten otomasyon sistemiyle görebiliyoruz. Öte yandan bu reçetelerle Lefkoşa’ya kendilerinin gelmesine de gerek yok.

Hastalar, Karpaz’da, Mağusa’da, Mehmetçik’te veya başka bir bölgede bulunan hastanelere reçetelerini bırakabilir. O hastanelerdeki ambulanslar da reçeteleri bize getirdiğinde gereken ilacı verebiliriz. Birçok hasta için bunu yapıyoruz. Yani ulaşım sorunu varsa, bu şekilde çözülebilir”.

***

Unutmayalım, sağlıkta sistemin oluşturulması değil, çalışması çok önemlidir.

Aşı için sistem kuruldu, ama aşı yok.

Hastaların ilaca ulaşması için sistem kuruldu ama ilaç yok.

Sözü uzatıp, dolandırmaya gerek yok. İlaç eksikliğinin, bazı hastalar için yaşamsal önemi var. Bu gruba giren ilaçların, temininde son dakikaya kalınmamalı. Bu kadar basit.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın