Rüzgarın oğlu; Hilmi Karaca

Rüzgarın oğlu; Hilmi Karaca

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

Hıza ve sürate düşkün olan, önce bisiklet yarışlarına, sonrada araba rallisinde geçen 34 yılın ona kazandırdığı lakabı ile yaşayan bir efsane:

 

Can İPCİOĞLU

21 Aralık 1953 yılında dünyaya gelen Hilmi Karaca, hıza ve sürate merakını önceleri bir bisiklet alarak giderir. Yarış bisikleti sayesinde bisiklet yarışlarına katılır. Daha hızlı ve süratli olmanın yolunun bisiklet değil araba olduğunun farkında olan başarılı rallici, ilk arabasını 1973 yılında alır.

‘Rüzgarın Oğlu’nun doğuşu

Kendisini vefalı iyi bir insan ve yardımsever olarak gören Hilmi Karaca, araba yarışlarında başarılar yakalar ve bu güzel özellikleri sayesinde geçilmez bir armada olur. Rallide gösterdiği üstün performans sayesinde kendisine bir lakap verilir. Çok süratli araba kullandığı ve yarıştığı için o günden sonra “Rüzgarın Oğlu” diye tanınmaya başlar.

İlk yarışını 6 Temmuz 1976 Mini 850 arabası ile yapan Karaca bu yarışta 8. olur. Elde ettiği derece ise 3.53’dür. Rallide co pilot olarak yanına çok iyi anlaştığı arkadaşı Hayrettin Ersin’i alan Hilmi Karaca, 1980 yılında co pilot olarak Zafer Altıntaş ile girdiği yarışmayı kazanır.

Bu yarışın onun için çok ayrı bir yeri vardır. Hilmi Karaca hiç unutamadığı rallinin FAI Rallisi olduğunu söylerken, çok duygulu anlar yaşıyor. Rallide geçen 34 yıllık hayatı içerisinde yaptığı başarılar ve katıldığı yarışlar sayesinde birçok anı biriktirir. Hilmi Karaca bunları hayatı boyunca her zaman hatırlayacağını ifade ederek Kuzey Kıbrıs Turing Otomobil Kurumu Başkanı Tigin Kişmir ile yaptığı bir söyleşide tüm bunlara yer verdiğini anlattı. Hatta bu anılarının bir kitabı dolduracak kadar çok olduğundan söz eden Karaca, o günlerin gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçtiğini söylüyor.

En büyük hayali ralli okulu açmak

Kendisine örnek olarak ralli pilotları Tony Pont ve Colin McRae’yi gösteren Karaca, en büyük hayalinin bir gün ralli okulu açıp ralliye değişik bir alanda hizmet edip başarılı ralliciler yetiştirmektir dedi. Hayallerinden bir diğer şeyin ise çok sevdiği ralli arabası Ford Escort ile Finlandiya’da yarışmak olduğunu anlatıyor. Ve bunun bir gün gerçekleşeceğine olan inancının tam olduğunu vurgulayan Hilmi Karaca 1980 yılında arkadaşları Yücel Paralik ve Mazhar Ünüvar ile birlikte Uluslararası Günaydın Rallisi’ne katılıp ülkemizi temsil ettikleri için çok gururlandığını belirtip, yurt dışında yarışan ülkemizin ilk temsilcileri olmak oldukça güzel bir duygu şeklinde görüş bildiriyor.

Ralli çok büyük bir tutku

Ralli yaparken asla korkmadığını ve büyük keyif alarak bu sporu yaptığını belirten Karaca, bu sayede çok güzel dostluklar biriktirdiğini, hayattaki tek korkusunun ise yalnızlık olduğunu söylüyor. Ülke şartlarında ralli yapabilmek için çok büyük paralar harcanması gerektiğini ve kendisi ile ralli sporu yapan arkadaşlarının bu özveriyi her zaman yerine getirdiğini vurguluyor.

Hilmi Karaca rallinin kendisi için büyük bir tutku olduğunu ve en iyi şekilde başarılı olduğuna olan inancını yenilerken ralli için bu kadar çok para harcamasaydım üç tane apartman sahibi olabilirdim diyerek paranın insan hayatında çok önemli olmadığını hatırlatmak istercesine konuşuyor. Ralli yaptığı için asla pişmanlık yaşamadığını ve bu sayede bir mesleği olduğunu hayatını bu şekilde kazandığını belirten Hilmi Karaca, herkese kazasız belasız günler diliyor ve sevdikleri uğraşlara gereken önemin verilmesini istiyor.

Can İPCİOĞLU

21 Aralık 1953 yılında dünyaya gelen Hilmi Karaca, hıza ve sürate merakını önceleri bir bisiklet alarak giderir. Yarış bisikleti sayesinde bisiklet yarışlarına katılır. Daha hızlı ve süratli olmanın yolunun bisiklet değil araba olduğunun farkında olan başarılı rallici, ilk arabasını 1973 yılında alır.

‘Rüzgarın Oğlu’nun doğuşu

Kendisini vefalı iyi bir insan ve yardımsever olarak gören Hilmi Karaca, araba yarışlarında başarılar yakalar ve bu güzel özellikleri sayesinde geçilmez bir armada olur. Rallide gösterdiği üstün performans sayesinde kendisine bir lakap verilir. Çok süratli araba kullandığı ve yarıştığı için o günden sonra “Rüzgarın Oğlu” diye tanınmaya başlar.

İlk yarışını 6 Temmuz 1976 Mini 850 arabası ile yapan Karaca bu yarışta 8. olur. Elde ettiği derece ise 3.53’dür. Rallide co pilot olarak yanına çok iyi anlaştığı arkadaşı Hayrettin Ersin’i alan Hilmi Karaca, 1980 yılında co pilot olarak Zafer Altıntaş ile girdiği yarışmayı kazanır.

Bu yarışın onun için çok ayrı bir yeri vardır. Hilmi Karaca hiç unutamadığı rallinin FAI Rallisi olduğunu söylerken, çok duygulu anlar yaşıyor. Rallide geçen 34 yıllık hayatı içerisinde yaptığı başarılar ve katıldığı yarışlar sayesinde birçok anı biriktirir. Hilmi Karaca bunları hayatı boyunca her zaman hatırlayacağını ifade ederek Kuzey Kıbrıs Turing Otomobil Kurumu Başkanı Tigin Kişmir ile yaptığı bir söyleşide tüm bunlara yer verdiğini anlattı. Hatta bu anılarının bir kitabı dolduracak kadar çok olduğundan söz eden Karaca, o günlerin gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçtiğini söylüyor.

En büyük hayali ralli okulu açmak

Kendisine örnek olarak ralli pilotları Tony Pont ve Colin McRae’yi gösteren Karaca, en büyük hayalinin bir gün ralli okulu açıp ralliye değişik bir alanda hizmet edip başarılı ralliciler yetiştirmektir dedi. Hayallerinden bir diğer şeyin ise çok sevdiği ralli arabası Ford Escort ile Finlandiya’da yarışmak olduğunu anlatıyor. Ve bunun bir gün gerçekleşeceğine olan inancının tam olduğunu vurgulayan Hilmi Karaca 1980 yılında arkadaşları Yücel Paralik ve Mazhar Ünüvar ile birlikte Uluslararası Günaydın Rallisi’ne katılıp ülkemizi temsil ettikleri için çok gururlandığını belirtip, yurt dışında yarışan ülkemizin ilk temsilcileri olmak oldukça güzel bir duygu şeklinde görüş bildiriyor.

Ralli çok büyük bir tutku

Ralli yaparken asla korkmadığını ve büyük keyif alarak bu sporu yaptığını belirten Karaca, bu sayede çok güzel dostluklar biriktirdiğini, hayattaki tek korkusunun ise yalnızlık olduğunu söylüyor. Ülke şartlarında ralli yapabilmek için çok büyük paralar harcanması gerektiğini ve kendisi ile ralli sporu yapan arkadaşlarının bu özveriyi her zaman yerine getirdiğini vurguluyor.

Hilmi Karaca rallinin kendisi için büyük bir tutku olduğunu ve en iyi şekilde başarılı olduğuna olan inancını yenilerken ralli için bu kadar çok para harcamasaydım üç tane apartman sahibi olabilirdim diyerek paranın insan hayatında çok önemli olmadığını hatırlatmak istercesine konuşuyor. Ralli yaptığı için asla pişmanlık yaşamadığını ve bu sayede bir mesleği olduğunu hayatını bu şekilde kazandığını belirten Hilmi Karaca, herkese kazasız belasız günler diliyor ve sevdikleri uğraşlara gereken önemin verilmesini istiyor.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın