Maraş yine gündemde

Maraş yine gündemde

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

Ekranlarda haftalar boyu sürecek olan “Bir Zamanlar Kıbrıs” televizyon dizisinin önemli çekimlerinde Maraş’ın plato olarak kullanılması, Maraş dosyasına yeni sayfalar ekliyor… Maraş’ın sivilleştirilmesi konusunda yeni bir aşama… “Hayalet Kent”in yaşama kavuşturulması yönünde yeni bir ivme… Aslına bakılacak olursa Maraş’ın üçte ikisi yaşama kavuşturulmuştur… Kapalı alan sadece üçte bir oranında… Bu değerlendirme, Maraş envanterini milimi milimine yapmış olanlardan… Geriye kalan üçte birlik bölümünün ise insanlığa ve yaşama kavuşturulması için tek bir seçenek var: Uluslararası tanınmışlığı olan Taşınmaz Mal Komisyonu’nu aktif biçimde çalıştırmak…

Elde “hayalet” olarak kalan o dar alandan bakıldığında, Maraş’ın yeniden inşası ve rehabilitasyonu abartıldığı kadar da zor ve pahalı bir iş değildir. 300’ü aşkın Maraşlı Rum’un da takas veya satış için Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurmuş oldukları düşünülürse, bu yıllanmış olayın yağdan kıl çekercesine çözümü daha bir anlaşılmış olur. Asıl önemli olan, gerekli kaynağı yaratarak Taşınmaz Mal Komisyonu’nun bir an önce devreye konulabilmesidir…

Bu arada Vakıflar İdaresi de tarihi belgelerden 300 yıl vakıf malı olarak kullanılmış olduğu net biçimde görülebilen taşınmaz varlıkların yasa dışılıkla nasıl el değiştirdiğini uluslararası yargıda bir an önce kanıtlamalı ve tescil ettirmeli… Bu konuda birbirimize propaganda yapmanın artık süresi dolmuştur.

Türk tarafının “açılım” bağlamında yaptığı hamleden sonra Maraş konusunda Rum siyasetinin tedirginliği ve hatta paniği gözlemlendi… Yeni hamlelere ve olası bir Türk oldubittisine karşı dış mihrakları da harekete geçirmeyi başardılar… Yaygaracılıkta ve lobicilikte üstlerine yoktur zaten… Odağında Maraş olan çeşitli dış tepkilerle yüzleştik onların bu becerileri yüzünden…

Madalyonun öteki yüzüne baktığımızda gördüklerimizdendir:  Maraş’la ilgisi olan Rumlarda nesil değiştikçe, anlayış farkı oluştu… Maraş’tan göç etmiş olanların pek çoğu kurdukları yeni düzende artık Maraş’a dönme hevesini ve umudunu yitirmiştir… Maraş’la hatırası bile olmayan bir nesil yetişti… Siyasetçilerinden farklı düşünüyorlar… Yüzlerce Maraş kökenli Rum’un Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurmuş olması bunun açık göstergesidir…

İşte tam da buna uygun bir tavır almamız gerekirken,  gerekli dinamizmi gösteremiyor ve pasif kalıyoruz… Taşınmaz Mal Komisyonu’nu devreye koyma zamanıdır, ama bu zamanı kullanamıyoruz… Yüzlerce Rum başvurusu varken neden çalıştırmıyoruz uluslararası geçerliliği olan bu komisyonu?..

                                               ***        

Bu Komisyon, uluslararası hukukta bize Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla tanınan bir örgütlenmedir.  Örgütü bir süre çalıştırdık, sonra da faaliyetlerini felç ettik, durdurduk… Mallarını Türklere satmak için bu komisyona başvuran, ama başvurularının karşılığını aylar boyu alamayan bazı Rumların şikayeti üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de harekete geçti. Hem Türk tarafına tazminat cezası kesti ve hem de iç hukuk bağlamında önemli niteliği olan o kararını yeniden incelemeye aldı.

Yabancı devletlerin ve uluslararası kurumların devletimize saygı göstermediklerinden hep yakınırız. Alın işte, bir saygı göstergesini kendi elimizle böylesine berbat ettik. Bu komisyon kendi elimizle atıl duruma getirildi. Kuzeydeki malını Türklere satmak için sırada bekleyen yüzlerce Rum’a yanıt verilmedi. Kıbrıs sorunsalının en önemli meseleleri olan “toprak” ve “mülk” çıkmazlarını aşabilmemiz adına uluslararası hukukun bize verdiği şansı şaşırtıcı bir aymazlıkla kullanamadık ve kullanamıyoruz.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun bizim açımızdan da temel misyonu tazminatlarının ödenmesi ya da takasın sağlanması suretiyle kuzeydeki Rum mallarının Türkleştirilmesidir… Güney Kıbrıs Rum Rejimi’nin, Rum Ortodoks Kilisesi’nin ve fanatik çevrelerin tüm tehditlerine ve engelleyici girişimlerine karşın kuzeydeki malını Türklere satabilme adına yüzlerce Rum Uluslararası Hukuk’ta yeri olan Mal Tazmin Komisyonu’na başvurmuştur… Başvuru sayısının bir ara 6327 olduğu açıklandı…  Rumlara ödenen tazminat paralarının tümü ise Türkiye’den geldi…

                                                                              ***

Bir noktadan sonra olanlara bakınız: 

179 milyon 360 bin 871 sterlin ödenmek suretiyle 837 başvurunun sonuçlandırılmasının arkasından bu Komisyon’un işlemleri birden bire donduruldu… Çünkü şimdiye kadar tazminatların tümünü ödeyen Türkiye, Rum mallarına yerleşmiş olan Kıbrıslı Türklerin de bu tazminat ödemelerinde ellerini azıcık taşın altına koyması gerektiğini düşündü… Bunu sağlayacak olan “Katkı Yasası”nın KKTC hükümetleri tarafından üretilmesini istedi…

Tasarısı da hazırlanan o “Katkı Yasası”nda öngörülen miktar da öyle ahım şahım bir şey değildir ha… “Şerefiye Vergisi” diye adlandırılabilecek türden minicik, sembolik bir miktar… Tazminatların büyük bölümü Türkiyeli vergi mükelleflerinden sağlanan paralarla ödenecek,  azıcık bir miktarı da Rum mal sahibinin devredeceği taşınmazı “Türk koçanlı taşınmaz” olarak sahiplenecek olan Türkler karşılayacaktır… O miktar, ödenecek tazminatın tümünün yüzde 20’sini geçmez…

Sorun işte burada patladı… Ve 2014’ten bu yana Mal Tazmin Komisyonu kaynaksızlıktan stop etti… Hükümetlerimiz ve siyasetçilerimiz maalesef popülist… Seçmen ve oy olarak gördükleri insanlarımızın minicik şerefiye vergisiyle tedirgin edilmelerini göze alamadılar… Oy kaybedebilecekleri kaygısına kapıldılar… “Katkı Yasası”nı Cumhuriyet Meclisi’nden geçirmeye yanaşmadılar… Ve böylece Kıbrıs sorununun temel taşlarını oluşturan “mülkiyet” ve “toprak” konularında lehimize başlayan ve uluslararası hukukta yeri olan tarihi bir gelişmeyi durdurdular… Yazıklar olsun!..

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın