LEFKOŞALI AĞALAR

Havadis Kıbrıs

LEFKOŞALI AĞALAR

Osmanlı döneminde Kıbrıs’ın yönetimi Kaputan Paşa’ya verildiğinde, onun adına vergiler “ağalar” tarafından toplanırdı.

Osmanlı döneminde Kıbrıs’ın yönetimi Kaputan Paşa’ya verildiğinde, onun adına vergiler “ağalar” tarafından toplanırdı.

Bu ağalar Lefkoşa’da otururlardı.

Vergi toplamak demek günün tabiriyle köşeyi dönmek demekti, bu yüzden ağalar arasında rekabet zorlu geçer ve bunlar kimi zaman isyana dönüşürdü.

Bugün de Lefkoşa’da ağalar vardır ama o dönemki gibi değil.

Bunları kapitalizmin arsızlığı üretir!

1680’lerde Lefkoşalı ağalar arasında vergilerin toplanması konusunda rekabet kızışınca arbede baş gösterir ve ağalar birbirine girer.

Boyacıoğlu Mehmet Ağa bu çatışmadan galip çıkar ve adaya yedi yıl kadar hükmeder.

Bu tür isyanlarda siyasi herhangi bir amaç yoktu.

Bütün mesele ağaların zenginliğine zenginlik katmak, sefalarının sürmesini sağlamaktı.

Ancak isyanlar karşısında Babıali’nin boş durduğu yoktu.

Boyacıoğlu isyanında İstanbul merkezli saray bu durumu ortadan kaldırmak için Çolak Mehmet Paşa’yı belirli sayıda askeri bir güç ile adaya gönderir.

Fakat Lefkoşalı ağa kolay yutulur lokma değildi; adaya gelen paşayı başkentin dışında bir yerde hapseder ve bu durumun Babıali tarafından duyulmaması için önlemlerini alır.

Anlaşılacağı gibi o dönemlerde iletişim meselesi başlı başına bir sorundu ve iletişimsizlikten yararlanmak kolaydı.

Haber ta Babıali’ye gitsin epey zaman geçer ama nihayetinde haber duyulur.

Küplere binen Babıali bu sefer başka bir paşayı adaya gönderir.

O paşanın yaptığı ilk iş Değirmenlik’teki un değirmenlerini ele geçirmek olur ve ardından Lefkoşa’yı kuşatma altına alarak ikmal yollarını tıkar.

Hedef ahaliyi ekmeksiz bırakmaktı ki sonuçta böyle olur.

Ahalinin çoğunluğu Osmanlı yönetiminden yanadır ve bu kurtuluş savaşına kadar böyle olmuştur.

Boyacıoğlu halkı bildiğinden ve etrafındaki çember daraldığından yanına belirli bir güç alarak Lefkoşa’dan kaçar.

Bu kaçış sonun başlangıcı olacaktı onun için.

Lefkara’ya, Lefke’ye, Baf’a, oradan Girne’ye gider.

Daha sonra Mağusa’ya sığınmak isteyen ağaya Mağusa kapıları erkenden kapatılır.

O da rotasını Pile üzerinden Larnaka’ya çevirir.

Nihayetinde Leymosun’a gitmek isterken yakalanır…

Ağa bu yolculuğu yaparken yanında topu topu altı adamı kalmıştı.

Yakalanan ağanın idamı geciktirilmez, gecesine gerçekleştirilir.

Şafak söktüğünde Boyacıoğlu ile birlikte diğer adamları Lefkoşa’da çenelerinden canlı olarak çengellere asılıp teşhir edilirler.

Canlarını çengellerdeyken verirler.

Bu teşhir Lüzinyan Sarayı’nın (Vali Konağı) önündeki meydanda (Sarayönü) olur.

Şimdiki ağalar iyi ki o dönemde yaşamıyorlarmış!

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın