Kuir Kıbrıs: Yasa değişikliğinin olumlu etkileri gözlemlense de ceza yasasının etkin kullanımında gecikmeler oluyor

Kuir Kıbrıs: Yasa değişikliğinin olumlu etkileri gözlemlense de ceza yasasının etkin kullanımında gecikmeler oluyor

Kuir Kıbrıs: Yasa değişikliğinin olumlu etkileri gözlemlense de ceza yasasının etkin kullanımında gecikmeler oluyor

✏️–Kıbrıs Postası —✏️

Kıbrıs Postası’na “17 Mayıs Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü” ile ilgili konuşan Kuir Kıbrıs Derneği aktivisti, 17 Mayıs’ın dünya genelinde uluslararası ‘homofobi, bifobi ve transfobi karşıtı ve lgbti+’lara yönelik “hastalık” argümanının ortadan kaldırıldığı gün olarak kutlanılmakta olduğunu söyledi. Yetkililer, “Yasa değişikliğinin olumlu etkileri gözlemlense de ceza yasasının etkin kullanımında gecikmeler oluyor” dedi.

Kuir Kıbrıs: Yasa değişikliğinin olumlu etkileri gözlemlense de ceza yasasının etkin kullanımında gecikmeler oluyor

LGBTİ+ görünürlüğünü artırmak için kutlanan “17 Mayıs Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü”nde Lefkoşa’da “Onur Yürüyüşü” dün düzenlendi.

Kuir Kıbrıs Derneği aktivisti ise konu ile ilgili Kıbrıs Postası’na açıklamalarda bulundu.

Kuir Kıbrıs Derneği, cinsiyet, cinsiyet ifadesi, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılıkları ile mücadele eden bir sivil toplum örgütü olduklarını ifade ederek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde, ayrımcılık içeren yasaların değiştirilmesi ve LGBTİ+’ların insan haklarına eşit ve etkili erişimini sağlamak amacıyla hukuk, eğitim, psikoloji, sağlık gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösterir” şeklinde bir açıklama yaptı.

Dernek aktivisti, toplumumuzda hala, LGBTİ+’lar ile ilgili mitler ve önyargı kaynaklı olumsuz eylemliliklerin söz konusu olduğuna değinerek, “Kuir Kıbrıs, hiç kimsenin milliyet, dil, din veya inanç, engellilik, ırk, renk, etnik köken, yaş, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi ve cinsiyet özellikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı, çeşitliliği benimseyen ve her türlü baskı mekanizmasına karşı duran, feminist, anti-militarist, ekolojist ve veganist bir mücadele sürdürmektedir” dedi.

“17 MAYIS DÜNYA GENELİNDE ULUSLARARASI HOMOFOBİ, BİFOBİ VE TRANSFOBİ KARŞITI GÜN VE LGBTİ+’LARA YÖNELİK DAMGALAMA VE AYRIMCILIK İÇİN KULLANILAGELEN “HASTALIK” ARGÜMANINI ORTADAN KALDIRILDIĞI GÜN OLARAK KUTLANILMAKTADIR”

17 Mayıs tarihinin dünya genelinde Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün ve LGBTİ+’lara yönelik damgalama ve ayrımcılık için kullanılagelen “hastalık” argümanını ortadan kaldırıldığı gün olarak kutlanılmakta olduğuna değinen Kuir Kıbrıs Derneği aktivisti, 17 Mayıs Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü’nün tam da bu nedenle, cinsiyet, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimleri dolayısı ile LGBTİ+’lara uygulanan tüm fiziksel, ahlaki veya sembolik şiddetlere karşı eylem ve karşı durma günü olduğunu kaydetti.

Kuir Kıbrıs Derneği aktivisti, “17 Mayıs Organizasyon Komitesi bileşeni örgütlerden olan Kuir Kıbrıs Derneği de, LGBTİ+’ların insan haklarının geliştirilmesi yönünde sosyal, kültürel ve akademik alanlarda etkinlikler düzenlemektedir” ifadelerini kullanan Kuir Kıbrıs yetkilileri, yapılan bu etkinlikler ile LGBTİ+’ların yaşadığı ayrımcılıkların tartışılması ve görünürlüğünün sağlanmasının hedeflenmekte olduğunu söyledi.

Eşcinsellik, biseksüellik ve transseksüellik gibi cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerine karşı olumsuz duygular beslemekle kalmayıp yaşam özgürlüklerini kısıtlayan kişiler ile ilgili yaptırımlara da değinen Kuir Kıbrıs Derneği aktivisti, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Fasıl 154 Ceza Yasası, 171. Madde’de Nefret Söylemi’ne ilişkin yasal düzenleme Mart 2020’de yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile LGBTİ+’lara yönelik nefret edilmesine veya tiksinilmesine, o kişi veya grubun aşağılanmasına, küçük düşürülmesine, toplum içerisindeki itibarının zedelenmesine veya bir suça maruz kalacak şekilde hedef gösterilmesine yol açmak niyetiyle veya meselenin tüm ahval ve şeraiti göz önünde bulundurulduğunda böyle bir neticenin makul surette ortaya çıkmasına neden olacak şekilde beyanat veren, baskı yapan, yazı yazan, boyanmış şey veya benzer malzeme teşhir eden kişi hafif bir suç işlemiş olunduğu ve mahkumiyeti halinde 3 aya kadar hapis cezası veya para cezası veya her iki cezaya birden çarptırılacağı olarak düzenlenmiştir. Bu fiillerin basın, yayın, internet medyası veya sosyal medya aracılığıyla yapılması halinde hafif bir suç işlenmiş olur ve bu suçu işleyen kişi mahkumiyeti halinde 2 yıla kadar hapis cezasına veya para cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilir.

Bunlara ek olarak, Ceza yasasındaki 172. madde ile LGBTİ+’lara yönelik önyargı veya nefret saiki ile psikolojik veya ekonomik şiddet uygulama, 174. madde ile LGBTİ+’ların kamu hizmetinden yararlanırken cinsiyetinden ve/veya cinsel yöneliminden ve/veya cinsiyet kimliğinden dolayı bir kamu personeli veya kamu hizmeti sunan müstahdem tarafından ayrımcılığa maruz kalması ve 151(F) ‘Cinsel Taciz’ -152(G) ‘Cinsel Saldırı’ cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği veya cinsiyeti dolayısıyla duyduğu nefret veya önyargı saikiyle işlenmesi suç olarak düzenlenmiştir.”

Kuir Kıbrıs ayrıca, nefret söylemlerinin gerek basın gerekse sosyal medya ortamlarında düzenli olarak takip edilmekte ve konunun yargı sürecine taşınmakta olduğunu da ifade etti.

“YASA DEĞİŞİKLİĞİNİN OLUMLU ETKİLERİ GÖZLEMLENSEDE, CEZA YASASININ ETKİN KULLANIMINDA GECİKMELER OLUYOR”

“Yasa değişikliğinin olumlu etkileri gözlemlensede, maalesef henüz, yargı sürecine aktarılması sürecinde Polis Genel Müdürlüğü’nce yürütülen sorgulamaların zaman hassasiyeti ile sürdürülmediğinden, ceza yasasının etkin kullanımında gecikmeler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullanan Kuir Kıbrıs, yasal düzenlemelerin daha etkili ve hızlı adalete ulaşması adına mücadelelerinin devam etmekte olduğunu kaydetti.

“Sağlık, istihdam, barınma, eğitim, özel hayat, tanınma ve aile kurma, mal ve hizmetlere erişim ve birçok alanda eksiklikler bulunmakta” diyen dernek yetkilileri, bu yasal eksikliklerin hak ihlallerine sebep olmakta olduğuna işaret etti.

“HER BİREY IRK, CİNSİYET, DİL, DİN, SİYASİ VEYA DİĞER HERHANGİ BİR GÖRÜŞ ÜZERİNDEN AYRIMCILIĞA UĞRAMADAN İNSAN HAKLARINDAN EŞİT BİR ŞEKİLDE YARARLANMA HAKKINA SAHİPTİR”

LGBTİ+ bireylerin uğradığı zorbalıkları insan hakları boyutunda da açıklama yapan Kuir Kıbrıs Derneği aktivisti, “Kıbrıs’ın kuzeyinin de taraf olduğu insan hakları antlaşmaları, her bireyin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğum veya başka bir durum üzerinden ayrımcılığa uğramadan insan haklarından eşit bir şekilde yararlanma hakkına sahip olduğunu vurgulamakta” olduğunu dile getirdi.

Dernek aktivisti ayrıca, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelindeki ayrımcılık ve şiddetin önlenmesinin de bu kapsamda kabul edilmekte olduğuna değindi.

Herkesin cinsiyeti, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği, ifadesi ve cinsiyet karakteristiğine saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eden Kuir Kıbrıs Dernek aktivisti, “Lakin, LGBTİ+’lara sözel, duygusal, fiziksel veya diğer şekillerde zorbalık yapılması, insan haklarının ihlal edildiği anlamına gelmektedir” şeklinde konuştu.

“ZORBALIKLAR BİREYLERİN YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜR DEPRESYON VE ANKSİYETE GİBİ CİDDİ SORUNLARA YOL AÇAR”

Bu tür zorbalıkların, bireylerin yaşam kalitesini etkilediğini, psikolojik stres, depresyon, anksiyete gibi ciddi sorunlara yol açtığını gözlemlenmekte olduğunu kaydeden Kuir Kıbrıs aktivisti, toplumların, ayrımcılığı ve şiddeti engellemek için daha adil, kapsayıcı ve eşitlikçi bir ortam yaratma sorumluluğu bulunmakta olduğunu belirtti.

“Bireylerin cinsiyeti, cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılığa maruz kalmadan insan haklarından tam olarak yararlanabilmeleri için çaba gösterilmelidir” şeklinde konuşan dernek aktivisiti, Kıbrıs’ın kuzeyinde, transların sadece cinsiyetin yasal olarak tanınması ve tıbbi müdahale zorunluğu dolayısı ile ayrımcılığa uğramadığını söyledi.

“EŞCİNSEL VE BİSEKSÜELLER DE CİNSEL YÖNELİMLERİ NEDENİYLE ZORBALIĞA UĞRAMAKTADIR”

Bireylerin aynı zamanda cinsel tacize, fiziksel şiddete, psikolojik tacize ve ayrımcılığa maruz kalmakta olduğunun altını çizen aktivisti, “Benzer şekilde, eşcinsel ve biseksüeller de cinsel yönelimleri nedeniyle zorbalık, ayrımcılık ve şiddetle karşı karşıya kalmaktadır” dedi.

Kuir Kıbrıs Derneği aktivisti, “Homofobi, bifobi ve transfobi, LGBTİ+’ların sosyal ve ekonomik fırsatlardan mahrum bırakılmasına, ayrımcılıkla karşılaşmalarına ve hatta hayatlarını tehlikeye atmalarına neden olabilir” şeklinde konuşarak, bu nedenle, insan hakları açısından trans, eşcinsel ve biseksüel bireylerin haklarının korunması ve bu bireylere yönelik zorbalık ve ayrımcılığın önlenmesinin büyük önem taşımakta olduğuna dikkat çekti.

“İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİR KONUDUR HERKESİN YAŞAM HAKKINI KORUMAK İÇİN ÇABA HARCAMAK GEREKİR”

Kuir Kıbrıs Dernek aktivisti son olarak, “İnsan hakları evrensel bir konudur ve herkesin yaşam hakkını, özgürlüklerini ve eşitliğini korumak için çaba harcamak gereklidir” ifadelerini kullandı.

 

Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz