Kapalı Maraş’ı açıyoruz derken…

Kıbrıs Gazetesi

Kapalı Maraş’ı açıyoruz derken…

 

   Maraş’ın sahil şeridinin bir bölümü geçtiğimiz yıllarda, KKTC ve TC yurttaşlarına açılmıştı.

   Bugün de, geriye kalan bölümü açılacak.

   Konuya ilişkin açıklamalar Ankara’da yapılırken, açılacak bölümünde 1974 öncesinden gelen sahiplilik olmadığına vurgu yapıldı.

   Böylece bu aşamada, BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarının ihlalinin söz konusu olmadığına yönelik mesaj verildi.

   Buna rağmen, bu adım Rum tarafını ve Rum tarafının dürtüsüyle önemli merkezlerin sınırlı rahatsızlığına neden oldu.

   Sınırlı rahatsızlığın diplomasideki anlamı, atılan adımdan ziyade devamında olabileceklere yönelik kuşku ağırlığıdır.

   Bu kadarla kalırsa, rahatsızlığın devamı gelmez.

   Çünkü, atılan adım, bütünüyle Kapalı Maraş’ın fiilen açılması değildir.

   Kapalı Maraş’ın fiilen açılmış olmayacağını, hem Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de KKTC Başbakanı Tatar, bir biçimde ifade etmiştir zaten.

***

   Kuzey Kıbrıs’taki tepkilerin neredeyse tümünün nedeni, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimine çok kısa süre kala bu kararın alınmasıdır.

   Koalisyon ortaklığından ayrılma kararı alan HP açısından bir ekstra ve öncelikli neden Maraş’ın sahil bölgesiyle sınırlı olsa da kararın kendilerinden gizlenmesidir.

   Bir kez daha dikkatinize getirmek isteriz… Açılma kararını alanlar da, kararı eleştirenler de Maraş’la ilgili BM   Güvenlik Konseyi kararını yok saymıyor.

   Kimse Kapalı Maraş’ı çepeçevre saran tellerin kaldırılacağını söylemiyor.

***

   Ancak, deyip devam edelim.

   Kuzey Lefkoşa’da, Ankara’nın da onayladığı Kapalı Maraş’ın açılmasına yönelik bir proje vardır.  Ve bu projeyle ilgili çalışmalar finale doğru ilerlemektedir.

   Nedir o projenin özü?

   İlgili BM Kararı, Kapalı Maraş’ın oradaki taşınmaz malların eski sahiplerine iade edilerek açılmasını işaret ediyor.

   Taşınmaz Mal Komisyonu’nun varlık ve işlevselliği, BM dahil, batılı merkezlerin onayı ve Avrupa İnsan  Hakları Mahkemesi’nin de işaret etmesiyle var olmuştur.

   Var olan ve çalışan sistem Kapalı Maraş’la ilgili de çalışacak.

   Bu kadar basit.

   Üç yüze yakın Kapalı Maraş’tan hak sahibi Rum’un, Kuzey’deki Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurduğu biliniyor.

   Yeni sahil bölümü, büyük olasılıkla daha önce açılan bölüm gibi KKTC ve TC vatandaşlarına açılacak. Ya da bir esnemeyle turistlere de açılabilir.

   Şu an yansıyan politikalara göre Kapalı Maraş’ın geriye kalan bölümü, ancak eski sahipleri için açılabilecek.

   Kapalı Maraş, elinde eşdeğer puanı olanlar için kaynak olacak şekilde açılmayacak.

***

   Gerçek durum bu olmasına rağmen, seçim öncesi konuyla ilgili yüksek düzeyli hareket ve seslendirmeler, konuyu BM dahil önemli merkezlerin gündemine taşımıştır. Daha da taşıyabilir.

   Önceki gün yapılan açıklamalar ve bugün yapılacak olanlar, iç politik sonuçlarıyla okunabilir.

   Ancak, bu hareket, uluslararası diplomasideki adı “Frozen conflickt” olan DONDURULMUŞ BİR SORUNUN, YENİDEN GÜNDEME GELMESİNE NEDEN OLUYOR.

   1974 Barış Harekatı sonrası, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, askeri başarının, ekonomik başarıyla taçlanmasının önem ve gerekliliğine vurgu yapmıştı.

   Bu vurguyu yaparken askeri başarının, siyasi başarıyla taçlanmasına vurgu yapmamıştı. Siyasi başarıya dönük politika olmadığı için, askeri başarı, uluslararası siyaset arenasında bir anlamda mahkum edildi.

  Maraş’ta bugün ve devamında atılacak adımlar, uluslararası siyaset alanında savunulup, lehimize sonuç almazsak, hiç de hoşumuza gitmeye ve adımlarımızı engelleyecek kararlarla yüzleşebiliriz.

   Uluslararası kimliği olan her adımın vazgeçilmez parçası, uluslararası mücadeleyle bütünleştirmek, bu amaçla gerekli hazırlıkları yapmaktır.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın