İnfodemi (bilgi kirliliği)

Kıbrıs Gazetesi

İnfodemi (bilgi kirliliği)

 

   İnfodemi; bir sorunla ilgili olarak, çözümü daha zor hale getirecek resmi olmayan aşırı miktarda bilgi kirliliğini anlatmak için kullanılır. Bir diğer deyişle infodemi, yanlış bilginin geniş ve hızlı bir şekilde yayılmasıdır.

İnfodeminin kökeni

   İnfodemi sözcüğünü bazılarımız yeni duyuyor olsa bile sözcük yeni değildir.

   İlk kez 2003 yılında gazeteci ve siyaset bilimci David Rothkopf, Washington Post Gazetesindeki köşe yazısında dünyanın dikkatini SARS krizinden daha dehşet verici bulduğu bilgi ve salgın ilişkisi karışımı için kullandı.

   Yazara göre infodemi, yalnızca bir SARS virüsü salgını olmayıp iki salgının hikâyesidir.  Büyük ölçüde haber ana başlıklarından kaçan bu ikinci salgın, hastalığın kendisinden çok daha büyük çıkarımlara sahiptir.

   Orijinal ismi ile “severe acute respiratory syndrome” kısaca SARS, yani şiddetli akut solunum yolu hastalığı olan salgın Kasım 2002’de Hong Kong’da başlayıp, küresel ekonomik ve sosyal çöküşe dönüşen bir bilgi kirliliği salgını halini almıştı. Bu nedenle infodemi, halk sağlığını tehdit eden salgını kontrol etmeyi ve kontrol altına almayı güçleştirmişti.

   Rothkopf’a göre infodemi; korku, spekülasyon ve söylentilerle karıştırılan, uygulayımbilimleri tarafından dünya çapında hızla yayılan ve aktarılan yalnızca birkaç gerçek, ulusal ve uluslararası ekonomileri, politikaları ve hatta güvenliği kök gerçeklerle orantısız bir biçimde etkilemiştir. Rothkopf infodemiyi son yıllarda daha sık görülen bir fenomen olarak tanımladı.

SARS salgını

   Kasım 2002 ve Temmuz 2003 tarihleri ​​arasında Hong Kong’da başlayan SARS salgını, neredeyse pandemik hale gelmiş ve kısa sürede dünya çapında 37 ülkeye yayılarak 8.422 vaka ve 916 ölüme yol açmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ölüm oranı yüzde 10,9 olarak gerçekleşmiştir. 2003 yılı haziran ayında görülen son enfekte insan vakası ile SARS salgını tamamen önlenmiştir.

Covid-19

   Günümüzde ise tüm dikkatimizi Covid-19 virüsüne verdiğimiz bir zamandayız. Virüs salgını ve olası sonuçlarını dinliyor, izliyor ve okuyoruz. Bu manada öğrenmeye, anlamaya ve korunmaya çalışıyoruz.

   Pandemi ile kişisel, kurumsal ve halk olarak savaşım veriyor, yalıtım uyguluyor, dış ortamlarda maske takıyor, sağlığımıza uygun olarak temizliğe her zamankinden daha fazla dikkat ediyor, gerektiğinde karantina uyguluyor, sosyal mesafeleri koruyor ve sokağa çıkıp insanların arasına karışmıyoruz.

   Virüsü engellemeye, yavaşlatmaya, kırmaya ve sonuçta yok etmeye çalışıyoruz. Artık korunmayı ve savaşım vermeyi öğrendik, bunun da işe yaradığını gördük ve bu sayede sürecin daha sağlıklı yönetildiğini anladık ancak Covid-19 ile savaşım verirken gazeteci ve siyaset bilimci David Rothkopf SARS salgını saptamasında olduğu gibi, yeni bir salgına daha yakalandık.

   Bu bağlamda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de yeni salgın türünün artık infodemi olduğunu açıkladı.

İnfodeminin etkileri

   Bu çerçevede ve en geniş tanımı ile infodemi ya da bilgi kirliliği; toplumları olumsuz etkilemek, toplumların ruh sağlığını bozmak, toplumsal karışıklık, korku ve telaş yaratmak, toplumsal bağışıklığımızı, direncimizi, güvenimizi ya da karşı koyuşumuzu ortadan kaldırarak, insanların, toplumların ya da ulusların ruh ve beden sağlığını bozmayı amaçlayan bir salgın biçimidir.

   Bu salgın, sadece virüslerle yapılan savaşımı değil her türlü savaşımı olumsuz etkileyebilmektedir.

   İşte bu noktada bilgi nedir? Sorusu akla gelmektedir.

Bilgi nedir?

   Bilgi nedir, sorusu sorulduğunda genel olarak felsefi bir bakış açısıyla konuya yaklaşıldığını söylemek olası.

   Esasen bilginin tanımı da bir bilgidir. Bu kanıya ulaştığımızda kavram ile ilgili yoğun bir altyapının var olduğu, yadsımaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmakta.

   Bu doğrultuda bilginin tanımı için herhangi bir ortamda; yazılmış, anlaşılabilen ve aktarılabilen veri topluluğu ifadesini kullanmak olasıdır.

   Bilgi; belli bir düzen içerisinde değerlerin, amaca yönelik haberleşme ve uzmanlık görüşlerinin, yeni deneyimlerin ve verilerin bir araya getirilip incelenmesi için bir çatı oluşturan değişken bir bileşimdir.

   Bilgi, bilenlerin beyinlerinde ortaya çıkar ve oradan etkinliğe geçer. Bu bağlamda bilgi sadece belgelerde ya da kayıtlarda değil; günlük çalışmalarda, süreçlerde, uygulamalarda ve düzgülerde kendini göstermektedir.

   Dolayısıyla bilgiye somut olarak doğrudan ulaşmanın yanı sıra etkin iletişim aracılığıyla da bilgiyi somutlaştırarak ulaşılabileceği görüşüne varılmaktadır.

   Yani başka bir bireyin belleğinde yer alan verilerin bize yansıtılması için iletişim aşamasını gerçekleştirmek gerekmektedir.

   Esasında bilgi, iletimin bir biçimidir ve yalnızca bireylerin belleklerinde vardır. Bilgi, öznel bir oluşumdur; bir bireyden diğerine doğrudan doğruya aktarılamaz; ama ilk enformasyona dönüştürülebilir.

   Enformasyon ise bilginin iletilebilir ve kaydedilebilir durumudur. Bu durumda enformasyona, bilgiye yönelik bir amaç aynı zamanda bilgiye de enformasyonun oluşumuna yönelik bir amaç ve araç gözüyle bakılması gerekmektedir.

Karmaşa

   Küreselleşen dünyada özellikle sanal gazetecilik diye ifade edilen internet haberciliğinin yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi konusunda belirgin bir karmaşa yaşandığı göze çarpmaktadır.

   Bu kapsamda herhangi bir durum, haber ya da olay hakkında genellikle öznel olarak yansıtılan ve kaynak konusunda gerekli özenin gösterilememesi bilgi kirliliğine zemin hazırlamakta.

   Çeşit olarak daha fazla bilgiye ulaşma yetisine sahip olunmasına karşın ulaşılan bilginin yüzeysel kaldığını söylemek gerekir. Bu durumdan dolayı bilgi üzerinde gerektiği şekilde inceleme olanağından yoksun kalmakta ve bilgi içeriği basite indirgenmektedir.

   Yalan yanlış pek çok bilginin ilk durağı konumundaki internet, bilgi bankasının çöplüğü görevini üstlenmiştir. Her alanda karşılaşılan kaynağı belirsiz bilgiler, ardı ardına gönderilen elektronik posta iletileri ve benzeri haberler kargaşa için ortam oluşturmaktadır. Bilgi kirliliği kavramı da internetin kargaşa içindeki bu yapısıyla ilgilidir.

Yeni medya

   Günümüzde yeni medya ile birlikte giderek değişen ve gelişen kitle iletişim araçları, her alanda bilgi üretilmesine ve daha fazla ileti paylaşılmasına yol açmaktadır.

   Bu bağlamda iletiler çoğu alıcının ilgi alanının dışında yer almaktadır. Dolayısıyla eksik, yanlış ya da yanlı iletilerin meydana getirdiği bilgi kirliliği bireylerin yaşamını olumsuz etkilemektedir.

   Günümüz toplumunda bireyler gündelik hayatlarında adeta bilgi bombardımanına maruz kalmaktadır.

   Güncel bir haberi; gazete, televizyon ve radyolardan öğrenme olanağına sahip kişi bu haberi aynı zamanda sanal ortamda da gözlemleyebilmekte, üstelik kulaktan kulağa yayılan kişiler arası iletişim içinde de haber, paylaşılabilmektedir.

   Bu doğrultuda değerlendirildiğinde ortada var olan bir bilgi üzerinden pek çok haber yapıldığı görülmekte. Bu koşutta her alanda üretilen verilerin çoğalmasıyla bilgi kirliliği de hızla artmaktadır.

   Bu yoğunluk içerisinde konuları birbirinden ayırt etmek de haliyle oldukça güç bir durum oluşturmaktadır.

   Konuların yoğunluğuna, kişilerin bilgi eksikliği de eklenince haberlerin önemli bir kısmını anlamak ve hatta ilgi duyulan konuları bile akılda tutmak olası olmamakta, böylece bilgi karmaşası, içinden çıkılmaz bir duruma bürünmektedir.

Uluslararası bilgi iletişim ağı ortamı

   1990 yılında bilgisayar ağlarının internet adı altında birleşmesiyle ortaya çıkan internet ile birlikte geleneksel kitle iletişim araçlarına yeni bir araç daha katılmış ve iletişim küreselleşmesi yaşanarak yeni medya alanı oluşmuştur.

   1994 yılından itibaren ise elektronik gazete, internette yayınlanan elektronik gazetelere dönüşerek, çevrimiçi gazetecilik ortaya çıkmıştır.

   Dördüncü kuvvet olarak kabul edilen medyanın en eski organı olan ve tarih boyunca çeşitli değişimlere uğrayan geleneksel gazetecilik yeni medya alanının oluşmasıyla birlikte artık son dönüşümünü yaşamakta. Öyle ki gazetecilikte yaşanan değişim ve gelişim, çevrimiçi yayıncılık kapsamında birçok etmeni ön plana çıkarmaktadır.

Denetim sorunu

   Denetimin son derece az olduğu ve kontrolsüz bir alan olarak görülen internet ortamında; çıkarlar doğrultusunda haber içeriğinin hedefi durumunda korumasız bırakılan kimseler, bilgi kirliliğinin haksızlığına uğramış kurbanları durumuna gelmektedirler.

   Uygulayımbilimiyle birlikte hızın çok önemli bir öge olduğu internet ortamında; haberin editoryal denetime girmemesinde bir sakınca görülmemekte ve üstelik haberi hazırlayan kişilerin de belli olmaması sorunu daha da genişletmektedir. Böylece denetimsiz haber akışı altında bilgi çöplüğü tehlikesi yaşayan bireyler yıpratılmaktadır.

   Toplumu sosyal, ekonomik ve ruhsal yönden etkileyen bilgi kirliliği önü alınmadığı takdirde daha sıkıntılı boyutlara ulaşmaya uygun konumdadır.

   Her ne kadar bilgi kirliliği konusu genel olarak medya koşutunda değerlendirilmiş olsa da günlük hayatta kişiler arasındaki bilgi alışverişinde yaşanan çelişkiler de yaşamı güçleştiren etmenler olarak karşımıza çıkmaktadır.

   Bireyin yaşamını çok düşük düzeyde bile olsa etkileyebilen bilgi kirliliği ikili ilişkilerde ortaya koyduğu sıkıntıların yanı sıra topluma karşı da bireyi zor durumda bırakabilmektedir.  Bu bağlamda bilgi kirliliğinin en yıkıcı saldırıları, toplumdaki karar alıcılarıyla ilgilidir.

   Bununla birlikte bilgi kirliliğinin ana kaynağını oluşturan haberlerde özellikle de magazin haberlerinde bilgi kirliliğinin daha belirgin yaşandığı ve hoş olmayan çirkin boyutlara ulaştığı görülmektedir.

   İzleyici/dinleyici izlenme oranı kaygısıyla oluşturulan bu izlem, konunun ilgilisi olan şahısları zan altında bırakmakta ve ilgili kişilerde özdeksel ve tinsel hasarlar oluşturmaktadır.

   Ticari kaygılarla ilerleyen bu süreçte kişilerin yıpratılması olasılığının göz ardı edilmesi etik açından ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu olarak değerlendirilmelidir.

   Halk dilinde dedikodu diye ifade edilen durum ile başlayan bu süreç, ağızdan ağza yayılan ve her seviyede üzerine yeni veriler eklenen bir bilgi çöplüğü oluşturmakta böylece ortaya çıkan bilgi kirliliği toplum içerisinde önemli sıkıntılara yol açabilmektedir.

   Bilgi kirliliği olgusunu yalnızca medyatik kapsamda tekelleştirmek yanlış olduğu gibi medyadan tamamen bağımsız olduğunu söylemekte doğru değildir.

Bilgi kaynağının güvenilir, tarafsız ve kanıtlanabilir olması

   Bilgi kirliliğine engel olunması için bilgi kaynağının güvenilir, tarafsız ve kanıtlanabilir olması gerekmektedir.

   Dolayısıyla bilgiye ulaşmak için çeşitli kaynaklara başvurulmakta ve aynı konu hakkında farklı kaynaklardan veri sağlanabilmektedir. Bu verilerin uyum sağladığı durumlarda bilgilendirme karmaşası yaşanmaz. Ancak; aynı sorunun değişik kaynaklardan farklı yansıtılması bilgi kirliliğini doğuran bir etmen olarak ortaya çıkar.

   Kaynağın doğru seçilmesi ve değişik kaynaklardan değerlendirilmesi, hataların önlenerek aktarımda bilginin değerini artırmaktadır.

   Bilgi kaynağının güvenilir ve yansız olmasıyla birlikte doğrulanabilmesi de önem taşır. Kaynakların yetersiz olduğu ve taraflı bilgi sunulduğu durumlarda yanılma olasılığı söz konusu olduğu için sunulan bilginin yanıltıcı olma olasılığı da sorgulanmalıdır.

   Bu doğrultuda kaynağın taraflılığından kaynaklanan kirlilik, farklı kaynaklardan araştırmak yoluyla bilginin düzenlenmesi, eksiklerin giderilmesi, yanlışların ayıklanması biçiminde giderilir.

   Kaynak konusunda seçici olma olasılığı az olan ve denetim yapılması zor bir bilgi akışının yaşandığı internette, veri paylaşımı diğer medya araçlarına kıyasla çok daha kolay olduğu için bu akışı ve dolayısıyla bilgi yığınını engellemek de bir o kadar zordur.

   Editoryal yöntemin tam olarak uygulanmadığı internette çok çeşitli bilgiler arasından doğru bilgileri ayıklayabilmek olası değildir.

   Her ne kadar tam bağımsız bir editoryal yöntem mevcut olmasa da en azından bilgi çarpıtma karşısında durabilecek bir yapı olması nedeniyle bu düzen bağına gereksinim duyulmaktadır. Aksi halde bilgi çağının yaşandığı günümüz toplumunda bilgiye duyulan gereksinim kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Son söz: Bildiğimiz şeyler arttıkça, bilmediğimiz şeylerin ne kadar çok olduğunu daha iyi anlarız, çünkü onların çerçevesi büyüdükçe, bilinmeyenlerle olan temasları da artar.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın