HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Sayıştay’ın KIB-TEK raporuna dikkat çekti

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Sayıştay’ın KIB-TEK raporuna dikkat çekti

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Sayıştay’ın KIB-TEK raporuna dikkat çekti

✏️–Kıbrıs Postası —✏️

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Sayıştay tarafından hazırlanan KIB-TEK raporuna dikkat çekerek, kurumun zarara uğratıldığının tespit edildiğini söyledi.

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Sayıştay’ın KIB-TEK raporuna dikkat çekti

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Sayıştay tarafından hazırlanan rapor ile Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (KIB-TEK) zarara uğratıldığının tespit edildiğini belirterek, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

Özersay’ın açıklaması şöyle:

“Sayıştay’ın Elektrik Kurumu’na yakıt alımı ve taşınması konularını ele alan raporu 9 Ocak’ta Meclis’e ve Başsavcılığa gönderildi. Bazı gazeteler ve Meclis’teki bazı muhalefet milletvekilleri “Sayıştay raporu kayıp, nerede” diye şikayet etmiş olmalarına rağmen aslında bu raporun Meclis’te hatta muhalefet vekilinin başkanlığını yaptığı Sayıştay Komitesi’nde olduğu ortaya çıktı. 9 Ocak’tan bir hafta sonra da aynı raporun Savcılıktan Polis Genel Müdürlüğü’ne gönderildiği bilgisine ulaştık. Şimdi son üç aydır devam eden polis soruşturması sonucunda Sayıştay raporunda belirtildiği şekilde kurumun zarara uğratılması saptaması teyit edilirse konunun mahkemeye aktarılması gerekecek.”

“KURUMUN UĞRATILDIĞI ZARAR 6,7 MİLYON DOLAR”

“İhalesiz şekilde yakıt alınması ve taşınması sonucunda son rapora göre kurumun uğratıldığı zarar 6,7 milyon Dolar” ifadelerini kullanan Özersay, şöyle devam etti:

“Yani bugünkü kurla 130 milyon TL’lik bir zarar. Peki bu bir yıllık rapor döneminde Elektrik Kurumu kimlerin sorumluluğundaydı? Önce dönemim ekonomi ve enerji bakanı Erhan Arıklı, sonra aynı bakanlığı üstlenen Sunat Atun ve daha sonra da Sunat Bey ile tartışmalarından sonra kurumu Başbakanlığa bağlayan Ünal Üstel. Bu üç ismin üçü de milletvekili ve dokunulmazlıkları var! Polis soruşturması tamamlanıp Başsavcılığa geldiğinde dava açılması gerekecekse gecikmeksizin dokunulmazlıklarının kaldırılması için meselenin Başsavcılık raporuyla Meclis’e sevk edilmesi gerekir.”

Özersay, “Üstelik son Sayıştay raporu öncesinde 2021 yılına ait bir diğer Sayıştay raporunda da bu kez sadece Erhan Arıklı döneminde kuruma yetkisiz, usulsüz alım yapıldığı; ceza kesilmesi gereken yakıt firmasına ceza kesilmediği ve kötü yakıt nedeniyle kurumun cihazlarında arızalara sebebiyet verildiği ve bu yolla kurumun zarara uğratıldığı saptamaları var. Kaldı ki o dönemde Kurum Rum tarafından çok daha pahalıya elektrik satın alınmak zorunda bırakıldığı için toplamda yine milyonlarca TL değerinde bir zararın verildiği anlaşılıyor” dedi.

“YETKİLİ KONUMDAKİLER VEYA MUHALEFET TAKİP ETMEZSE DOSYA SONUÇLANMAZ”

HP Genel Başkanı Özersay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Eski Başbakanın bankadaki hesaplarında izah edilemeyen rakamlarda para olması nedeniyle yapılan polis soruşturması/kara para aklanmasına karşı mücadele yasası altındaki soruşturma herkese bu konularda bazı dersler öğretmiş olmalıdır. Biz o dönemde konunun takipçisi olmuş, hem Polis Genel Müdürlüğü hem de Başsavcılık nezdinde sürekli olarak bilgi talep ederek sürecin takipçisi olarak dosyanın savsaklanmasını önlemiştik. Günün sonunda konu ancak o şekilde Meclis’te dokunulmazlığın kaldırılması aşamasına kadar taşınabilmişti. Şimdi soru şudur: Bizim o dönemde hükümetteyken ve başbakan yardımcısı olarak polis ve savcılık nezdinde konuyu takip edip dosyanın sonuçlanmasını sağladığımız gibi şimdi de birileri bunu yapar mı? Tabii ki hayır. Neden? çünkü sorumluluğu olabilecek, adı geçen isimler ya başbakan ya bakan ya da milletvekilidir de ondan! Bu durumda bizim muhalefet olarak bu konunun takipçisi olmamız esastır. Yeniden hükümete geldiğimiz taktirde bu konuları daha önce yaptığımız gibi mahkeme aşamasına getireceğimizi herkesin bilmesini isterim. Ve bir kez daha hatırlatmak isterim ki bu konuları yetkili konumdakiler veya muhalefet takip etmezse o dosya sonuçlanmaz, bir yerlerde “kısılır/sıkışır” hatta kaybolabilir. Bunu yaşayarak gördük tecrübe ettik, sistem kendiliğinden birileri takipçi olup iz sürmedikçe kolay kolay bu dosyaları sonuca ulaştırmıyor.”

“’BİZİM ALNIMIZ AÇIKTIR’ DİYEBİLİYORLAR MI?”

Dokunulmazlık konusuna da dikkat çeken Özersay, şunları söyledi:

“Başsavcılık konuyu Meclis’e sevk ettikten sonra dokunulmazlığın kaldırılması bir diğer mücadele alanıdır. Bu konuda ismi geçenler bugünden çıkıp “Bizim alnımız açıktır, konu meclise gelsin hem kendimiz hem de partimiz dokunulmazlığın kaldırılmasına topyekûn evet diyeceğiz ve kim haklı kim haksız mahkeme karar versin diye sürecin önünü açacağız” diyebiliyorlar mı? Kendilerine buradan çağrı yapıyorum, çıkıp açık açık bunu söylemelidirler. Tabii eğer bu cesaretleri varsa!”

“MUHALEFET DOKUNULMAZLIK KONUSUNDA NE YAPACAK?”

“Peki ya muhalefet dokunulmazlık konusunda ne yapacak?” diye soran Özersay, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bugün Meclis’te kalmayı tercih eden ana muhalefet “yarın hükümete gelirsek Sayıştay raporu ve benzeri hallerde konu Meclis’e gelirse dokunulmazlıkları kaldıracağız ya da koalisyon kuracağımız siyasi partilere dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde koalisyon protokolü imzalatacağız” diyor mu? Bunun örneği vardır. Halkın Partisi UBP ile kurduğu koalisyonda koalisyon protokolüne şu ifadeyi yazdırmış ve daha sonra da eski Başbakan Özgürgün’ün dokunulmazlığını UBP’li milletvekillerinin de olumlu oyu ile kaldırmayı başarmıştır. UBP-HP koalisyon protokolündeki ifade aynen şu şekildeydi: “Koalisyon ortakları, hangi partiden olduğuna bakılmaksızın, herhangi bir milletvekili ile ilgili polis ve savcılık kanalıyla yürütülecek herhangi bir soruşturmanın sonucunda Başsavcılıktan bir talep gelmesi halinde, bahse konu vekilin kişilik haklarına, masumiyet karinesine halel gelmeksizin, yargılanmasını mümkün kılmak için dokunulmazlığını kaldırma yönünde gerekli siyasi iradeyi ortaya koyacaklardır.”

“ÖNCE MEMLEKETİM DİYEBİLEN HERKESTEN BEKLENTİMİZ BU MÜCADELEYE OMUZ VERMELERİDİR”

Özersay, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Biz Halkın Partisi olarak geçmişte hem polis ve savcılık soruşturmalarının takip edilmesi ve sonuçlandırılması, hem de dokunulmazlıkların kaldırılması için ciddi bir çaba ortaya koyduk ve sonuç da aldık. Bundan sonrasında da özellikle elektrik kurumuna ihalesiz yakıt alımı, taşınması ve benzeri yollardan rant paylaşımı konularıyla ilgili Sayıştay raporları bağlamında polis ve savcılık süreçlerinin takipçisi olacağız ve dokunulmazlıkların kaldırılması sağlayacağız. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunun ortaya çıkarılması, kamu zararı yaratılarak kurumların zarara uğratılması örneklerinde sorumluların hesap verebilmesi için daha önce yaptığımız gibi bir duruş sergileyeceğiz. Önce menfaatim, önce cebim değil “önce memleketim” diyebilen herkesten beklentimiz bu mücadeleye omuz vermeleridir.”

 

Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz