Lordos’un mesajları ve kapalı Maraş gerçekleri

Kıbrıs Gazetesi

Lordos’un mesajları ve kapalı Maraş gerçekleri

 

   Öyle anlaşılıyor ki, seçim sürecindeyiz diye Koronavirüs (Covid-19) de bizi es geçiyor, ya da mesafeli davranıyor. Bu kadar hoşgörüsü olsun artık. Hiç olmazsa seçmen pazar günü sandığa huzur içinde gider ve oyunu kullanır, iradesini sandığa yansıtmış olur. Güney’de vaka sayısında artış kaydedilirken, KKTC’de 1 vakanın görülmesi, alınan tedbirlerin yerinde olduğunun göstergesidir. Güney’de 83 yeni vakanın saptanması kaygı vericidir. Temennimiz Kuzey’de ve Güney’de vakanın olmamasıdır.

   ‘Kuzey’ ve ‘Güney’ diyoruz da, niye ‘Doğu’ ya da ‘Batı’ demiyoruz? Bu bile Ada’nın ikiye bölünmüşlüğünün örneğidir. Eğer Rumlar uslu oturmuş olsalardı ve 15 Temmuz 1974 darbesini yapmamış olsalardı, bugün bu bölünmüşlük yaşanmazdı. Ancak uzun yıllardan beri ‘ilhak’ peşinde koşarak rahat durmayanlar, şimdi de Maraş’ın açılmasını bahane ederek taşkınlıklarını hat safhaya çıkarmış bulunuyorlar. Halbuki sağduyu sahibi olan Dimitri Lordos, kendilerine bir yerde nasihatte bulunurcasına, “Maraş’ın açılması halinde malımıza, mülkümüze döneceğiz” mesajını vermektedir. Lordos da biliyor ki, KKTC sınırları içinde bulunan Maraş, eninde sonunda Kıbrıs Türk idaresinde açılacak ve 46 yıl sonra kente hayat verilecektir.

   Zaten KKTC makamlarının envanter çalışmalarının tamamlandığını açıklamış olması, seçimden sonra bu konuda yeni adımların atılacağını göstermektedir. Esasen Başbakan ve cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar da bunu çok kez dile getirirken, Maraş’ın açılmasının her şeyden önce insanlığa hizmet amacına yönelik olduğunu ifade etmişti. Şimdi Lordos’un, “Açılır açılmaz ilk gelecek olan benim” demesi ve ailesiyle birlikte kenti ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklama, öyle inanıyoruz ki, Maraş’ta mülk sahibi olup da hayatta olan birçok Rum’un hislerine tercüman olmaktadır. Bu da, KKTC’nin Maraş konusunda verdiği kararın ne denli doğru ve haklı olduğunu göstermektedir.

   Siz Anastasiadis’in, sözde Maraş Belediye Başkanı’nın sözlerine bakmayın, esas söz sahibi Lordos gibi Maraş’ta malı mülkü olanlardır. Çünkü mağduriyeti yaşayan onlardır. Kıbrıs Türk halkı mağduriyetin ne demek olduğunu çok iyi bilmektedir. Yıllar boyu göçmen olarak yaşayan, Kaymaklı’daki evine bile uzaktan bakabilen bu halk, çok çileler çektiğinden her şeyin farkındadır. Rum tarafıyla siyasi eşitlik temelinde bir uzlaşının olmayacağının da bilincindedir.

   Maraş’ı ‘hayalet kent’ görünümünden kurtarmak ve insanlığın hizmetine sunmak suç değil, fakat alkışlanması gereken bir olaydır. Konuya “Uluslararası hukuk, BM Güvenlik Konseyi kararı” diyerek, gerekçe üretmek boşuna çabadır. Zaten açılırken her iki husus da dikkate alınarak adım atılacak, eski sahipleri açılımdan dışlanmayacaktır. İnsanlığa hizmet bunu gerektirmektedir. Herhalde bir 46 yıl daha orayı kendi kaderine terk edecek halimiz yoktur. Biz bu konuda hep yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Maraş’ın açılmasında geç bile kalınmıştır. Çok daha önceden açılmalı ve mamur edilerek insanlığın hizmetine sunulmalıydı.

Hani her zaman ‘Geç olsun da güç olmasın’ deriz ya, aynen öyle!

                                                                                  ***

Ne demiştik?: “Zincirle bağlasalar da, Maraş’a

dönecek olanlar vardır.” İşte örnek Lordos…

   ‘Hayalet kent’ diye bilinen Maraş’ın açılması ile ilgili olarak, bir süre önce bu sütunda, Rum Yönetimi’nin engellemelerine rağmen, dönmemeleri için zincire vurulmaları halinde bile dönecek olanların bulunacağını yazmıştık. Elbet bir şeyler bildiğimiz için o denli iddialıydık. Bu konuda ne denli haklı olduğumuz tanınmış ailelerden Maraş zengini Lordos’ların bir ferdi olan Dimitri Lordos’un beyanıyla da saptandı.

   Kapalı Maraş’ta en çok mülke sahip, Kıbrıs’ın en ünlü ve en zengin işadamı Andreas Lordos’un oğlu Dimitri Lordos, ailesiyle Maraş’ı gezdi, evi ve otelleri önünde hatıra fotoğrafı çekti. Lordos, Maraş’ın açılması halinde evine ilk kendisinin döneceğini, mallarının iade edilmesi durumunda, açılımın hemen ardından evine dönüp otellerini yatırım amaçlı yeniden restore edeceğini söyledi. Lordos ayrıca “İlerisi için umut ediyorum ki, Maraş Kıbrıslı Rum ve Türklerin birlikte yaşadığı bir yer olur ve bu şehir yeniden kalkındırılır” şeklinde konuştu.

   Uzun yıllar önce Atina’da yine Lordos ailesinden, bir ara milletvekili de olan Dinos Lordos’la görüşmüştük. ‘Halkın Sesi’ gazetesi Yazıişleri Müdürü olarak o dönemde Makarios’a yakınlığı ile bilinen ‘Fileleftheros’ gazetesinin Yazıişleri Müdürü Alekos Konstantinidis’le Bulgaristan’a gitmiş ve dönüşün Atina’da Lordos’la buluşmuştuk… Belli ki buluşmayı Alekko ayarlamıştı. Çok uzun ve yararlı bir sohbet olmuş, uzun uzadıya Maraş’ı konuşmuştuk. Dün Dimitri Lordos’un beyanatını okuduktan sonra, bunu da not olarak düşmek istedim. Her ne olursa olsun, Lordos’ların ‘Maraş aşkına’ hak vermezlik olmaz diye düşünüyoruz.

   Seçimlerin tamamlanmasından sonra, Kıbrıs Türk tarafının Maraş açılımında ne denli doğru adım attığı Lordos’un açıklamalarıyla bir kez daha teyit edilmektedir.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

Yorum bırakın