Ali Baturay: UBP’nin bir yıl önce iptal olan kurultayından bugüne geçen süre acı derslerle dolu…

Ali Baturay: UBP’nin bir yıl önce iptal olan kurultayından bugüne geçen süre acı derslerle dolu…

   ✏️–Haber Kıbrıs —✏️

Ali Baturay’ın kaleminden…

Ali Baturay: UBP’nin bir yıl önce iptal olan kurultayından  bugüne geçen süre acı derslerle dolu…

  UBP Kurultayının açılışında gözler Genel Başbakan ve Başbakan Ersan Saner’deydi…

  Yaşadığı video skandalından sonra, kurultaya gelmeyeceğini düşünenleri yanıltan Ersan Saner, kayıtlara geçmesi için tarihi bir konuşma yapacağını söyledikten sonra zaman zaman duygusal ama “intikam alma duygularının ön plana çıktığı” bir konuşma yaptı.

   Genel başkan adaylığından çekilen ve başbakanlığı da vekaleten devretmeye hazırlanan Ersan Saner, “Kaybedecek neyim kaldı?” duygusuyla lâfı fazla dolandırmadan kendine getirdi. Gelecek hedeflerinin, yapacaklarının bulunduğunu ama bir komployla karşı karşıya kaldığı için bunları gerçekleştiremeyeceğinin üzüntüsü içinde olduğunu söylerken, Saner’in sesindeki hüznü fark etmek mümkündü…

    Kendisini anlattı kısaca, bugünlere nasıl geldiğini, siyaseti para için yapmadığını, çalmadığını, çırpmadığını, başbakanlıktaki örtülü ödenekten tek kuruş harcamadığını, bugüne kadar devletin çıkarlarını gözettiğini söyleme ihtiyacı hissetti Sayın Saner…

   Saner, bugüne kadar dikkat ettiği değerlerin ve üst üste koyup ulaştığı yerin, bir komployla yıkılmak istendiğine ama bu konuda mücadelen yılmayacağına değindi.

    Yürüteceği hukuksal mücadele için genel başkanlık adaylığından çekildiğini ama siyasetten vazgeçmediğini söylerken, intikam duygularıyla yanıp tutuştuğu anlaşılıyordu.

    Kurultay öncesi yaptığı yazılı açıklamalar ve bazı medya organlarına konuşmalarının bir devamı niteliğinde, bugünkü kurultay açılışında da aslında adaylardan birisini, isim vermeden Faiz Sucuoğlu’nu suçluyordu Ersan Saner… Hatta suçlamadan da öte ona saldırıyordu adeta.

    Belki de ilk kez kendisi aday olmayan bir genel başkan, kurultay açılış konuşmasında adaylardan birisini hedef alıyor, bir şekilde üyelere “ona oy vermeyin” demek istiyordu.

   Saner, “Siyasi etik dışı komplo ile ilgili hukuksal mücadele için genel başkan adaylığından vazgeçtim. Bugünden sonra kim olduğu net olan merkeze karşı siyasi ve hukuk mücadelem devam edecek. Bu mücadeleyi yürütmek için herhangi bir makama ihtiyacım yoktur. Siyasi etiği yok sayanlara, vicdansızlara bu partiyi ve ülkeyi asla teslim etmeyeceğim. Genel başkanına ve arkadaşına bunu yapanlara prim verdirmeyeceğim” ifadelerini kullanırken, “ben yandım seni de yakacağım” demek istiyordu.

    Saner’in bunları Faiz Sucuoğlu’na söylediğini herkes biliyordu… Zaten bu sözler, salonda soğuk duş etkisi yarattı… Adaylardan birini hedef aldığı için de Saner’in konuşmasına alkışlar çok cılız kaldı.

    Saner, partililerinden “hakkınızı helal edin” diyerek helallik isterken de oldukça duygusaldı, konuşmasında hiçbir yere gitmeyeceğini, hukuk mücadelesi vereceğini söylerken, aslında belki hiç siyasete dönmeyecekmiş, belki uzun süre siyasette olmayacakmış gibi bir ruh halindeydi ve bu durumda yine bir kişiye öfke kustu, hıncını ortaya koydu. Saner, “Bir kişi hariç herkese hakkım helal olsun” dedi.

    İsim vermese de herkes biliyor; o “bir kişi” dediği kişi Faiz Sucuoğlu’ydu… Arkadaşımız İrfan Gündüzler, canlı yayında Faiz Sucuoğlu’na Saner’in bu sözlerini hatırlattı, Sucuoğlu, “Ben üzerime alınmadım” dedi. Saner, bir isim zikretmediği için Sucuoğlu, doğal olarak üzerine almadı… Ancak o da biliyordu, Saner’in kendisini hedef aldığını.

    Saner, “Hangi merkezden olduğu belli saldırı için mücadelemi sürdüreceğim. Bu ülkeyi, bu ülkeyi teslim etmeyeceğim. Bir koltuk uğruna arkadaşına ihanet edenlere asla prime verdirmeyeceğim” sözleri içinde “teslim etmeyeceğim”, “prim verdirmeyeceğim” derken aslında üyelere, “izin vermeyin”, “oy vermeyin” mesajı veriyordu.

   Hatta mesajdan öte net sözleri de vardı; “Sizlerden rica ediyorum, lütfen doğruları yapınız. Bir koltuk uğruna, arkadaşına, genel başkanına adamları ile komplo kuran kişiye prim vermeyiniz. Böyle bir siyasi ahlaksızlığa izin verirseniz gün gele pişman olacaksınız” diyerek aslında açılış konuşması için bulunduğu kürsüyü kendi kişisel meselesine alet ediyor, diğer konuşmacıların birlik beraberlik mesajlarının aksine kavgayı, cepheleşmeyi körüklüyordu.

    Aslında Saner, yanlış yaptığının farkındaydı; “Bunları söylerken zorlanıyorum, değerli konuklar ama söylemek mecburiyetindeyim” diyerek. Daha da söyleyecekleri varmış ama parti zarar görür diye bu kadarını söylüyormuş. “Söylemiyorum” diyerek aslında tüm istediklerini söyledi Saner…

    Saner’in bu sözleri Sucuoğlu’nun aleyhine olur mu? Hiç sanmıyorum, tam tersine yarım kalan geçen kurultayı hatırlayan birçok kişi, genel başkanın açılış konuşmasında bir adayı hedef alıp, “onu seçmeyin” mesajı vermesini yadırgadı. Çünkü bu sözlerden çıksa çıksa çatışma, kavga çıkar…

    Komploya uğraması, içine düştüğü durum, hayallerini yerine getiremeyecek olması falan elbette zor durumlar ve kimse böyle bir şey olmasını istemez ama yargı süreci devam ederken ve halen ortada bir suçlu yokken Saner’in peşinen birilerini suçlu ilan etmesi, içinde bulunduğu ruh haline rağmen doğru değildir.

    Saner, video skandalından sonra yaptığı yazılı açıklamalarda ve medyaya verdiği demeçlerde olduğu gibi bugünkü kurultay konuşmasında da bu kötü olayda kendisinin de suçu bulunduğunu hiç söylemedi, hiç kabul etmedi, hiç özeleştiride bulunmadı, özür dilemedi. Olay ortaya çıktığı günden beri Faiz Sucuoğlu’nu suçladı durdu. Bir kez olsun “Ben ne yaptım? O şeyi neden yaptım? Keşke yapmasaydım, hata yaptım, özür dilerim” demediği için söyledikleri değer bulmuyor, uçup havaya gidiyor.

   Kurultay konuşmasının sonunda “Siyaset yaşamım boyunca herhangi bir kusur işledimse sizlerden affımı dilerim” derken bile video skandalını dışarıda bırakıyordu Ersan Saner. Evet video skandalı Saner’in özel yaşamıyla ilgili bir olaydı ama kabul etmek gerekir ki bu yaşananlar, siyasi yaşamı da dahil tüm yaşamına deprem yaratan bir özel yaşam hatasıydı…

    Saner, azınlık hükümetinde de iyi şeyler yaptığını söylemeye çalıştı ama “Türkiye’den aşı tedarik ederek, toplumu aşıladığı” dışında elle tutulur bir başarıdan söz edemedi, veda ederken bile ileride yapılacak işleri “cek- cak” diye anlattı.

    Ersan Saner’in havadan gelerek, başkalarının hakkı olan yere kurulduğu ve desteklerini almak için bin bir oyunla, başka bir partiden vekiller de istifa ettirilerek azınlık hükümeti kurulduğu, bu koalisyonun, ülke tarihinin en başarısız, en fazla fiyaskoya imza atan hükümeti olduğu gerçeği de var mesela… Kısacık görev süresi içinde Saner ne partiye be hükümete hâkim olabildi. Kendi zafiyeti nedeniyle de bir komploya uğradı, evet o komployu hak etmemişti ama söylediklerinin aksine gerçek şu ki; çok başarısız bir hükümetin başarısız bir başbakanıydı.

    UBP’nin bir yıl önce adayların geri çektirilmesiyle iptal olunan kurultayından bugüne geçen süre, her yanıyla aslında “neleri yapmamak gerekir?” anlamında acı derslerle dolu. Bize çok şey kaybettiren bu saçama sapan olaylar dizisinden birileri ders alabilecek mi? Şüpheliyim ama umarım olur…     

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz