Yangınla karardı, yeşermesi yıllar alacak

Yangınla karardı, yeşermesi yıllar alacak

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

Ülkemizde geçtiğimiz yıl mayıs ayında çıkan büyük yangında ciddi zarar gören Tepebaşı’ndan Kalkanlı’ya kadar olan 7 bin 288 dönümlük ormanlık alana bir yılda 70 bin fidan dikildi, 230 bin fidana daha ihtiyaç var. Bölgenin eski haline dönmesi hiç de kolay olmayacak…

 

Ceren ÖZBİL-Erol KANLIADA

BİNLERCE AĞAÇ KÜL OLDU… Orman Dairesi’nin hazırladığı yangın hasar raporuna göre, geçtiğimiz yıl mayıs ayında çıkan ve Tepebaşı’nda başlayıp Kalkanlı’ya kadar uzanan yangında 206 bin 627 adet ağaç, 84 bin 367 adet fidan yandı. Yangının ülkeye mali zararı 21 milyon 675 bin 505 TL oldu. Ayrıca yangını söndürmenin maliyeti de 365 bin 417 TL

“FİDAN BULMAKTA SIKINTI YAŞANABİLİR”… Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, yanan alanda ağaçlandırma çalışmalarının devam ettiğini ve şu ana kadar 70 bin fidan dikildiğini kaydetti. Karzaoğlu, kış aylarında bölgede arazi temizliği yapıldığını, bu sayede doğal çimlenme başladıktan sonra geri kalan fidanların da bölgeye dikileceğini söyledi. Şu an fidan bulmakta bile sıkıntı yaşanabileceğine işaret eden Orman Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet İyigün ise bu alanın yeniden ağaçlandırılması için bir bütçe ayrılması, yapılacak plan ve program çerçevesinde çalışılması gerektiğini anlattı

“ESKİ HALİNE DÖNMESİ UZUN SÜRE ALACAK”… Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Nilden Bektaş Erhürman, yanan alanın eski haline gelmesinin uzun bir zaman alacağını ancak bu konuda doğaya yardımcı olmamız gerektiğini belirtti. Erhürman, “Bildiğimiz kadarıyla alanda çimlenmeler başlamış ve doğa kendini iyileştirmeye çalışıyor. Şu an ağaç dikme mevsimi değil ama mutlaka eylül-ekim gibi bu alan takip edilerek, doğaya yardımcı olmak adına yeni fidan dikilmesi yönünde adım atılması gerekiyor” dedi

Ülkede geçtiğimiz yıl mayıs ayında çıkan büyük yangında ciddi zarar gören Tepebaşı’ndan Kalkanlı’ya kadar olan 7 bin 288 dönümlük ormanlık alanın eski haline dönüşmesi uzun bir süre gerektiriyor.

Orman Dairesi’nin bu yangınla ilgili hazırladığı hasar raporuna göre, yangında 206 bin 627 adet ağaç, 84 bin 367 adet fidan yandı. Bu da oradaki doğal yapının eskiye dönmesini hızlandırmak ve doğanın kendini yenilemesi için toplum olarak yardımcı olmamız gerektiği anlamını taşıyor.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, yangından bu yana geçen bir yıllık sürede yapılması gerekenler, Orman Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet İyigün ile Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Nilden Bektaş Erhürman ise doğanın kendini yenilemesi için atılması gereken adımlar hakkında bilgi verdi.

Karzaoğlu, bölgeye 300 bin fidan dikme hedefinde olup, şu ana kadar 70 bin fidan diktiklerini ve sürecin takipçisi olduklarını söyledi.

Orman Mühendisleri Odası Başkanı İyigün de bu alanın yeniden ağaçlandırılması için bir bütçe ayrılması, plan ve program çerçevesinde çalışılması gerektiğini ifade ederken, Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Erhürman da yanan alanın eski haline gelmesinin uzun bir zaman alacağını, ancak bu konuda doğaya yardımcı olmamız gerektiğini belirtti.

Karzaoğlu: 70 bin fidan dikildi, 230 bin fidan daha dikilecek

Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, Tepebaşı’nda çıkan yangındaki zararın 23 milyon TL civarında olduğunu söyledi ve önemli maddi hasarın dışında ağaçlar için kaybedilen önemli bir zamanın söz konusu olduğunu anlattı.

Karzaoğlu, bölgenin ağaçlandırma çalışmalarının devam ettiğini belirterek, bölgeye 300 bin fidan dikmeyi amaçladıklarını fakat şimdiye kadar 70 bin fidan dikildiğini vurguladı.

Kışın bölgede arazi temizliği yapıldığını ve bu sayede doğal çimlenmeler oluştuğuna dikkat çeken Karzaoğlu, doğal çimlenmeler için yaz sezonunun önemli olduğunu, bu dönemde yeterli çimlenme devam ederse ağaçlandırmanın yapılmayacağını söyledi.

Yeterli çimlenmenin olmaması halinde bölgenin ağaçlandırılması için tekrardan arazi hazırlığı yapacaklarını ifade eden Karzaoğlu, gerekirse arazide tekrardan fidan dikimi gerçekleştirileceğini aktardı.

İyigün: Yanan alanın temizlenmesi gerekiyordu

Orman Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet İyigün, yanan alana fidan dikilebilmesi için sahanın hazırlanması gerektiğini belirtti ve bunun ihale yoluyla, ya da halka açılarak yapılabileceğini belirtti.

Ancak bu konuda bir kararsızlık yaşandığını kaydeden İyigün, önce halka verilmeye, ardından da ihaleye açmaya çalıştıklarını söyledi.

İyigün, durum böyle olunca da gecikme yaşandığını belirtti ve buna pandemi dönemi de eklenince yeterli ağaçlandırmanın yapılamadığını kaydetti.

“Dairenin elinde yeterli fidan yok”

İyigün, o bölgede yapılan fidan dikim etkinliklerinin bazılarına kendisinin de katıldığını söyledi ve bu fidan dikimlerinin de sulanabilecek alanlara yapıldığını belirtti. Ahmet İyigün, şöyle devam etti:

“Orman Dairesi’nin elinde yeterli fidan olmadığı için bu yıl çok az fidan dikilebildi. Verilen rakam ise gelecek yıl içindir. Gelecek sene için bu yıldan hazırlık yapılması gerekiyordu. Gelecek yıldan kastım da gelecek kıştır. Yani kasım, aralık, ocak ve şubat aylarıdır. Bu dönemde elinizde fidan olmalıdır ki ekim yapabilesiniz. Ancak o hazırlık da yapılamadı. Çünkü işçi sayısı yetersizdir. Bu sene daha çok koruma ile ilgili işçi alımı oldu. Tabi ki ekonomik sıkıntılar da yaşanıyor. Yatırımın hangi alana yapılması gerektiği tartışılıyor”.

“Fidan bulmakta bile zorlanabiliriz”

Ahmet İyigün, yanan alanın fidan dikimine hazırlanması için ihaleye çıkılsaydı ve bir milyon fidan üretimi için hareket edilseydi belki de kısa zamanda bu alanın ağaçlandırılmış olacağından söz etti ve “Şu anda fidan bulmakta bile zorlanabiliriz ve iklim koşullarının ne olacağı da belli değildir. Eğer yağış olmazsa ekim yapılması gecikiyor” dedi. 

“Türkiye’den gelecek fidanların tohumlarının nereden alındığı önemli”

İyigün, her şeyde olduğu gibi bunda da ekonomik durumun etkisinin büyük olduğunu söyledi ancak devletin harcama yaparken fidan yetiştirmeyi de hesaplaması gerektiğini kaydetti.

Türkiye’den gelecek olan fidanların hangi bölgeden geleceğinin önemli olduğuna işaret eden İyigün, şunları kaydetti:

“Orman mühendisliği açısından ağaçların yüksek yerlerdeki tohumlardan mı, yoksa düz yerlerden mi alındığı önemlidir. Hatta denize olan mesafesi de büyük önem taşıyor. Bizim ektiğimiz fidanlar topraklıdır. Ancak oradan gelecek fidanlar topraksız gibidir. Bu durumda onları ektiğiniz zaman tutma oranı azalır. Bu nedenle onları yetiştirebilmemiz daha önemlidir”.

Erhürman: Yanan alanın eski haline gelmesi uzun bir süre gerektiriyor

Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Nilden Bektaş Erhürman, yanan alanın eski haline gelmesinin uzun bir zaman alacağını ancak bu konuda doğaya yardımcı olmamız gerektiğini belirtti.

Erhürman, şunları söyledi:

Bildiğimiz kadarıyla alanda çimlenmeler başlamış ve doğa kendini iyileştirmeye çalışıyor. Şu an ağaç dikme mevsimi değil ama mutlaka eylül, ekim gibi bu alan takip edilerek doğaya yardımcı olmak adına yeni fidan dikilmesi yönünde de bir adım atılması gerekiyor.

Yaşadığımız yangının telafisi asla olmaz ama aradan geçen bu bir senede eksiklerimizi tamamlama için bolca zamanımız olduğunu düşünüyorum. Yangın riskinin büyük oranda arttığı günlerden geçiyoruz. Geçmişten ders alıp bütün önlemleri almalıyız. Sadece yangın helikopteri yetmez! Bu sadece yangın çıktıktan sonra işe yarayacak bir şey… Yangınların çıkmadan önlenmesi gerekiyor. Halkımızın gerekli önlemi alması için uyarılar yapılmalı, ormanlarda yangına sebebiyet verebilecek şeyler konusunda alan taraması düşünülmelidir. Yangın hazır kuvvet ekipleri eksiksiz olmalı, yangın şeritleri açılmalı ve elbette ilgili kurumun elindeki imkânlar genişletilmelidir”.

Orman Dairesi Müdürlüğü’nün yangınla ilgili hazırladığı rapor:

Yangınla ilgili veriler şu şekilde:

Yangında yanan alan:  973.08 hektar ( 4021,09 dönüm özel arazi + 3267,28 dönüm ağaçlandırma ve doğal orman alanı toplam 7288,37 dönüm )

Amenajman verilerine göre yanan alanda ağaç sayısı: 206,627 adet

Amenajman verilerine göre yanan alanda emval miktarı:14,386.34 m3

Yanan alan içinde yanan fidan ( 7,9 cm’ye kadar)sayısı: 84,367 adet 

Yanan sahadan planlara göre: 

a) 8631,60 m3 tomruk,

b) 9591 ster yakacak odun hesaplanmıştır.

Yangın esnasında yaşanan başlıca sorunlar:

1-Yangın sahasına gelen dairemiz dışındaki kurum araçlarının özellikle itfaiye, sivil avunma, askeri araçları ( yapılan yangın söndürme faaliyetlerinin tümü iyi niyet çerçevesinde yapıldığına inanıyorum) ile dairemizin yangın araçlarının arasında koordinasyonun sıkıntı olmuştur.

2-Yasa ve tüzükte yeri olan orman yangınlarında sorumlu olan “YANGIN AMİRİ”nin bu yangında pek hükmü olmamıştır.( Orman Dairesi’nde çalıştığım 1996 yılından beri her yangına katılmış olmam, yangın yönetimi konusunda TC’de eğitimlere katılmamıza rağmen ve 3 kez orman yangının içinde kalarak yanma riskini yaşayan biri olarak bu yangının ne denli tehlikeli ve müdahalesi zor olduğunu bilen biriyim.)

3-Orman yangınlarının yanık sahada kendine has bir iklim ( hava hali) oluşturur. Havanın rüzgârlı olması ile bu hava halleri iki misli etkili hal almaktadır. Aynı durum bu yangın sahasında da görüldü. Hava hali+ arazinin dere – vadi yataklı olması + kuru otların olması yangının hızını ve yönünü etkilemiştir.

4-Dairemiz iş makineleri ile karayolunun her iki yanını yangından 1 hafta önce temizliği (asfalta gölge yapan ve yol kenarlarındaki akasya ağaçları ve kuru otlar)  yapılmıştı.

5-Aynı bölgede çıkan 2 yangının yangında görev alan araç ve personel durumumuzu ikiye bölmesi ile müdahale gücümüzü yavaşlatmıştır.

6-Dairemize ait taşıyıcı TIR’larımızın karayollarının ve askeri iş makinelerinin Lefkoşa ve Dikmen’den yangın sahasına taşınması için gidip-gelmesi büyük zaman kaybına neden olmuştur. Gelen iş makineleri yönlendirmede zaaf olmuştur. Yangın sahasına gelen bazı iş makinelerinin öncelikleri farklı olmuştur.

7-Yangının geniş sahaya yayılması ve arazide dere ve vadi yataklarının olması yangına müdahale etmeyi zorlaştırmıştır.

8-Yangına müdahale eden personelin izinde olanlar dahil yangına katılmıştır. Yangın söndürme çalışmalarında aşırı yorulmaları ve yeterli sayıda olmamaları yangın sonrasında soğutma çalışmalarında faaliyetlerimizi hızını düşürmüştür.

9-Yangın sahasında ekiplerimiz 3 gece nöbet tutmuştur. Sonraki günlerinde ve geceleri de yanık sahayı rutin kontroller yapmışlardır. Bu kontrollerde zaman zaman bazı tütmeler oldu ve ekiplerimiz müdahale etmiştir. Yanık saha 10 gün boyunca kontroller yapılmış ve bu kontrollerde oluşan yeni tütmelere karşı tüm müdahaleler yapılmıştır.

10-Yanan sahanın dozer ve greyderler ile çevresinde geniş emniyet şeridi açılarak yangın tedbiri alınmıştır.

11-Yangında gerek bölge halkından gerekse ülkemizin diğer yerlerinden yangın söndürme amaçlı özellikle su tankerleri yangın sahasında tam gün boyunca olması yurttaşlarımız duyarlılığı sayesinde çok büyük destekleri olmuştur.

Yangının çıkış nedeni: (Enlem/boylam 35°17’30.68″K 33° 3’23.54″D) P/H XI 43 W1 parsel 39-41 Karpaşa Ormanı ( KarpasiaForest) F.C.No:7 ve F.C.No:8 iki poligon noktası bölgesinde bulunan yatık halde kızılçam ağaçlarının dallarına temas eden KIB- TEK ait enerji hatlarından kaynaklandığı yönünde karar verilmiştir.

Yangına katılan araç sayısı: 35 araç

Yangına katılan personel toplamı: 187 kişi

Hasar raporuna göre yangının idare zararı: 21,310,088.23 TL

Yangın söndürme masrafları:  365,417.66 TL                             

Yangının ülkeye zararı: 21,675,505.89 TL

BİNLERCE AĞAÇ KÜL OLDU… Orman Dairesi’nin hazırladığı yangın hasar raporuna göre, geçtiğimiz yıl mayıs ayında çıkan ve Tepebaşı’nda başlayıp Kalkanlı’ya kadar uzanan yangında 206 bin 627 adet ağaç, 84 bin 367 adet fidan yandı. Yangının ülkeye mali zararı 21 milyon 675 bin 505 TL oldu. Ayrıca yangını söndürmenin maliyeti de 365 bin 417 TL

“FİDAN BULMAKTA SIKINTI YAŞANABİLİR”… Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, yanan alanda ağaçlandırma çalışmalarının devam ettiğini ve şu ana kadar 70 bin fidan dikildiğini kaydetti. Karzaoğlu, kış aylarında bölgede arazi temizliği yapıldığını, bu sayede doğal çimlenme başladıktan sonra geri kalan fidanların da bölgeye dikileceğini söyledi. Şu an fidan bulmakta bile sıkıntı yaşanabileceğine işaret eden Orman Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet İyigün ise bu alanın yeniden ağaçlandırılması için bir bütçe ayrılması, yapılacak plan ve program çerçevesinde çalışılması gerektiğini anlattı

“ESKİ HALİNE DÖNMESİ UZUN SÜRE ALACAK”… Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Nilden Bektaş Erhürman, yanan alanın eski haline gelmesinin uzun bir zaman alacağını ancak bu konuda doğaya yardımcı olmamız gerektiğini belirtti. Erhürman, “Bildiğimiz kadarıyla alanda çimlenmeler başlamış ve doğa kendini iyileştirmeye çalışıyor. Şu an ağaç dikme mevsimi değil ama mutlaka eylül-ekim gibi bu alan takip edilerek, doğaya yardımcı olmak adına yeni fidan dikilmesi yönünde adım atılması gerekiyor” dedi

Ülkede geçtiğimiz yıl mayıs ayında çıkan büyük yangında ciddi zarar gören Tepebaşı’ndan Kalkanlı’ya kadar olan 7 bin 288 dönümlük ormanlık alanın eski haline dönüşmesi uzun bir süre gerektiriyor.

Orman Dairesi’nin bu yangınla ilgili hazırladığı hasar raporuna göre, yangında 206 bin 627 adet ağaç, 84 bin 367 adet fidan yandı. Bu da oradaki doğal yapının eskiye dönmesini hızlandırmak ve doğanın kendini yenilemesi için toplum olarak yardımcı olmamız gerektiği anlamını taşıyor.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, yangından bu yana geçen bir yıllık sürede yapılması gerekenler, Orman Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet İyigün ile Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Nilden Bektaş Erhürman ise doğanın kendini yenilemesi için atılması gereken adımlar hakkında bilgi verdi.

Karzaoğlu, bölgeye 300 bin fidan dikme hedefinde olup, şu ana kadar 70 bin fidan diktiklerini ve sürecin takipçisi olduklarını söyledi.

Orman Mühendisleri Odası Başkanı İyigün de bu alanın yeniden ağaçlandırılması için bir bütçe ayrılması, plan ve program çerçevesinde çalışılması gerektiğini ifade ederken, Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Erhürman da yanan alanın eski haline gelmesinin uzun bir zaman alacağını, ancak bu konuda doğaya yardımcı olmamız gerektiğini belirtti.

Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, Tepebaşı’nda çıkan yangındaki zararın 23 milyon TL civarında olduğunu söyledi ve önemli maddi hasarın dışında ağaçlar için kaybedilen önemli bir zamanın söz konusu olduğunu anlattı.

Karzaoğlu, bölgenin ağaçlandırma çalışmalarının devam ettiğini belirterek, bölgeye 300 bin fidan dikmeyi amaçladıklarını fakat şimdiye kadar 70 bin fidan dikildiğini vurguladı.

Kışın bölgede arazi temizliği yapıldığını ve bu sayede doğal çimlenmeler oluştuğuna dikkat çeken Karzaoğlu, doğal çimlenmeler için yaz sezonunun önemli olduğunu, bu dönemde yeterli çimlenme devam ederse ağaçlandırmanın yapılmayacağını söyledi.

Yeterli çimlenmenin olmaması halinde bölgenin ağaçlandırılması için tekrardan arazi hazırlığı yapacaklarını ifade eden Karzaoğlu, gerekirse arazide tekrardan fidan dikimi gerçekleştirileceğini aktardı.

Orman Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet İyigün, yanan alana fidan dikilebilmesi için sahanın hazırlanması gerektiğini belirtti ve bunun ihale yoluyla, ya da halka açılarak yapılabileceğini belirtti.

Ancak bu konuda bir kararsızlık yaşandığını kaydeden İyigün, önce halka verilmeye, ardından da ihaleye açmaya çalıştıklarını söyledi.

İyigün, durum böyle olunca da gecikme yaşandığını belirtti ve buna pandemi dönemi de eklenince yeterli ağaçlandırmanın yapılamadığını kaydetti.

İyigün, o bölgede yapılan fidan dikim etkinliklerinin bazılarına kendisinin de katıldığını söyledi ve bu fidan dikimlerinin de sulanabilecek alanlara yapıldığını belirtti. Ahmet İyigün, şöyle devam etti:

“Orman Dairesi’nin elinde yeterli fidan olmadığı için bu yıl çok az fidan dikilebildi. Verilen rakam ise gelecek yıl içindir. Gelecek sene için bu yıldan hazırlık yapılması gerekiyordu. Gelecek yıldan kastım da gelecek kıştır. Yani kasım, aralık, ocak ve şubat aylarıdır. Bu dönemde elinizde fidan olmalıdır ki ekim yapabilesiniz. Ancak o hazırlık da yapılamadı. Çünkü işçi sayısı yetersizdir. Bu sene daha çok koruma ile ilgili işçi alımı oldu. Tabi ki ekonomik sıkıntılar da yaşanıyor. Yatırımın hangi alana yapılması gerektiği tartışılıyor”.

Ahmet İyigün, yanan alanın fidan dikimine hazırlanması için ihaleye çıkılsaydı ve bir milyon fidan üretimi için hareket edilseydi belki de kısa zamanda bu alanın ağaçlandırılmış olacağından söz etti ve “Şu anda fidan bulmakta bile zorlanabiliriz ve iklim koşullarının ne olacağı da belli değildir. Eğer yağış olmazsa ekim yapılması gecikiyor” dedi. 

İyigün, her şeyde olduğu gibi bunda da ekonomik durumun etkisinin büyük olduğunu söyledi ancak devletin harcama yaparken fidan yetiştirmeyi de hesaplaması gerektiğini kaydetti.

Türkiye’den gelecek olan fidanların hangi bölgeden geleceğinin önemli olduğuna işaret eden İyigün, şunları kaydetti:

“Orman mühendisliği açısından ağaçların yüksek yerlerdeki tohumlardan mı, yoksa düz yerlerden mi alındığı önemlidir. Hatta denize olan mesafesi de büyük önem taşıyor. Bizim ektiğimiz fidanlar topraklıdır. Ancak oradan gelecek fidanlar topraksız gibidir. Bu durumda onları ektiğiniz zaman tutma oranı azalır. Bu nedenle onları yetiştirebilmemiz daha önemlidir”.

Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Nilden Bektaş Erhürman, yanan alanın eski haline gelmesinin uzun bir zaman alacağını ancak bu konuda doğaya yardımcı olmamız gerektiğini belirtti.

Erhürman, şunları söyledi:

Bildiğimiz kadarıyla alanda çimlenmeler başlamış ve doğa kendini iyileştirmeye çalışıyor. Şu an ağaç dikme mevsimi değil ama mutlaka eylül, ekim gibi bu alan takip edilerek doğaya yardımcı olmak adına yeni fidan dikilmesi yönünde de bir adım atılması gerekiyor.

Yaşadığımız yangının telafisi asla olmaz ama aradan geçen bu bir senede eksiklerimizi tamamlama için bolca zamanımız olduğunu düşünüyorum. Yangın riskinin büyük oranda arttığı günlerden geçiyoruz. Geçmişten ders alıp bütün önlemleri almalıyız. Sadece yangın helikopteri yetmez! Bu sadece yangın çıktıktan sonra işe yarayacak bir şey… Yangınların çıkmadan önlenmesi gerekiyor. Halkımızın gerekli önlemi alması için uyarılar yapılmalı, ormanlarda yangına sebebiyet verebilecek şeyler konusunda alan taraması düşünülmelidir. Yangın hazır kuvvet ekipleri eksiksiz olmalı, yangın şeritleri açılmalı ve elbette ilgili kurumun elindeki imkânlar genişletilmelidir”.

Yangında yanan alan:  973.08 hektar ( 4021,09 dönüm özel arazi + 3267,28 dönüm ağaçlandırma ve doğal orman alanı toplam 7288,37 dönüm )

Amenajman verilerine göre yanan alanda ağaç sayısı: 206,627 adet

Amenajman verilerine göre yanan alanda emval miktarı:14,386.34 m3

Yanan alan içinde yanan fidan ( 7,9 cm’ye kadar)sayısı: 84,367 adet 

Yanan sahadan planlara göre: 

a) 8631,60 m3 tomruk,

b) 9591 ster yakacak odun hesaplanmıştır.

1-Yangın sahasına gelen dairemiz dışındaki kurum araçlarının özellikle itfaiye, sivil avunma, askeri araçları ( yapılan yangın söndürme faaliyetlerinin tümü iyi niyet çerçevesinde yapıldığına inanıyorum) ile dairemizin yangın araçlarının arasında koordinasyonun sıkıntı olmuştur.

2-Yasa ve tüzükte yeri olan orman yangınlarında sorumlu olan “YANGIN AMİRİ”nin bu yangında pek hükmü olmamıştır.( Orman Dairesi’nde çalıştığım 1996 yılından beri her yangına katılmış olmam, yangın yönetimi konusunda TC’de eğitimlere katılmamıza rağmen ve 3 kez orman yangının içinde kalarak yanma riskini yaşayan biri olarak bu yangının ne denli tehlikeli ve müdahalesi zor olduğunu bilen biriyim.)

3-Orman yangınlarının yanık sahada kendine has bir iklim ( hava hali) oluşturur. Havanın rüzgârlı olması ile bu hava halleri iki misli etkili hal almaktadır. Aynı durum bu yangın sahasında da görüldü. Hava hali+ arazinin dere – vadi yataklı olması + kuru otların olması yangının hızını ve yönünü etkilemiştir.

4-Dairemiz iş makineleri ile karayolunun her iki yanını yangından 1 hafta önce temizliği (asfalta gölge yapan ve yol kenarlarındaki akasya ağaçları ve kuru otlar)  yapılmıştı.

5-Aynı bölgede çıkan 2 yangının yangında görev alan araç ve personel durumumuzu ikiye bölmesi ile müdahale gücümüzü yavaşlatmıştır.

6-Dairemize ait taşıyıcı TIR’larımızın karayollarının ve askeri iş makinelerinin Lefkoşa ve Dikmen’den yangın sahasına taşınması için gidip-gelmesi büyük zaman kaybına neden olmuştur. Gelen iş makineleri yönlendirmede zaaf olmuştur. Yangın sahasına gelen bazı iş makinelerinin öncelikleri farklı olmuştur.

7-Yangının geniş sahaya yayılması ve arazide dere ve vadi yataklarının olması yangına müdahale etmeyi zorlaştırmıştır.

8-Yangına müdahale eden personelin izinde olanlar dahil yangına katılmıştır. Yangın söndürme çalışmalarında aşırı yorulmaları ve yeterli sayıda olmamaları yangın sonrasında soğutma çalışmalarında faaliyetlerimizi hızını düşürmüştür.

9-Yangın sahasında ekiplerimiz 3 gece nöbet tutmuştur. Sonraki günlerinde ve geceleri de yanık sahayı rutin kontroller yapmışlardır. Bu kontrollerde zaman zaman bazı tütmeler oldu ve ekiplerimiz müdahale etmiştir. Yanık saha 10 gün boyunca kontroller yapılmış ve bu kontrollerde oluşan yeni tütmelere karşı tüm müdahaleler yapılmıştır.

10-Yanan sahanın dozer ve greyderler ile çevresinde geniş emniyet şeridi açılarak yangın tedbiri alınmıştır.

11-Yangında gerek bölge halkından gerekse ülkemizin diğer yerlerinden yangın söndürme amaçlı özellikle su tankerleri yangın sahasında tam gün boyunca olması yurttaşlarımız duyarlılığı sayesinde çok büyük destekleri olmuştur.

Yangının çıkış nedeni: (Enlem/boylam 35°17’30.68″K 33° 3’23.54″D) P/H XI 43 W1 parsel 39-41 Karpaşa Ormanı ( KarpasiaForest) F.C.No:7 ve F.C.No:8 iki poligon noktası bölgesinde bulunan yatık halde kızılçam ağaçlarının dallarına temas eden KIB- TEK ait enerji hatlarından kaynaklandığı yönünde karar verilmiştir.

Hasar raporuna göre yangının idare zararı: 21,310,088.23 TL

Yangın söndürme masrafları:  365,417.66 TL                             

Yangının ülkeye zararı: 21,675,505.89 TL

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

Yorum bırakın