Tufan Erhürman: “Türkiye’de bir parti çıkıp ‘beni seçin, IMF’den borç alırım’ dese ülke karışır”

Tufan Erhürman: “Türkiye’de bir parti çıkıp ‘beni seçin, IMF’den borç alırım’ dese ülke karışır”

  –Kıbrıs Postası —

Ülke siyasetinin Türkiye ile imzalanan protokol ve gelecek olan para üzerinden şekillendirildiğini vurgulayan CTP lideri Tufan Erhürman, “Türkiye’de bir parti çıkıp ‘ben seçilirsem IMF’den borç alırım ama o seçilirse borç alamaz’ derse, Türkiye’nin altı üstüne gelir” örneğini verdi; “Neden Türkiye halkı için yanlış olan şeyler bizim için son derece meşru?” diye sordu.

 

banner





Kıbrıs Postası – ERTUĞRUL SENOVA

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Genç TV’de yayınlanan “Bugüne Dair” programında Nazar Erişkin’in konuğu oldu, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Kıbrıs Türk toplumunun kısa süreli hafızasının zayıf olduğunu ancak uzun ve orta süreli hafızasının oldukça iyi olduğunu söyleyen Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, UBP kurultayı sürecinde yaşananlar ve HP’li üç milletvekilinin istifasının şu an için unutulduğunu ancak 13. maaşların ödenmesinden bir süre sonra bu konuların halk tarafınca yeniden gündeme taşınacağını söyledi:

“Siz Başbakan seçiyoruz iddiasıyla kurultay yapıyorsunuz ve kurultayı bitiremiyorsunuz. Üç kişi istifa ediyorsunuz, istifanızın hükümet kurma çalışmalarıyla ilgisi yok diyorsunuz, Ağustos ayından bu yana konuşulan üçlü azınlık hükümetinin kurulacağı gün istifa ediyorsunuz. Bir şeyi herkese hatırlatmak istiyorum; halkımızın kısa vadeli hafızası çok da iyi değil. Herkes 13. maaşa odaklanmış durumda. Ancak bu halkın orta ve uzun vadeli hafızası çok iyidir. Bu süreçte herkes bize 1990 seçimlerini, 1970’lerde, bizim genel başkanımızın kafasına silah dayandığını, ÖRP olayını hatırlattı. Demek istediğim; seçimlerde, UBP kurultayında ya da üç milletvekilinin HP’den istifasında atılan adımlar, ‘nasılsa unutulur’ düşüncesiyle atılmışsa, bu çok yanlış olur…”

“NE O 3 ARKADAŞ, NE DE BAŞKALARI, YAŞANANLARIN UNUTULACAĞINI SANMASIN”

Yaşananların 3 ay süreyle unutulacağını yineleyen Erhürman, “13. maaşlar verilir, bankaya yatırılır, sonra bunlar konuşulmaya başlar. Bu sosyolojik tespitim de iyi bir şey değil, olumlu bir saptama değil. Ama ne o 3 arkadaş, ne de başkaları, bunların unutulacağını sanmasınlar” dedi.

“BU KONULAR YENİDEN GÜNDEM OLDUĞUNDA, İSTESELER DE SİLEMEYECEKLER”

Toplumun birkaç ay sonra yaşananları yeniden gündeme getireceğini yineleyen Erhürman, “Bu konular yeniden gündem olduğunda, isteseler de silemeyecekler. Yaşananların hesabını toplum olarak veriyoruz; ortak hedefe doğru yürümeye çalışan insanlar olma duygusunu yitiriyoruz. Bugünlere, kimse bedel ödemeden geldi. Sorumlu hep başka yerde arandı, bu hiç doğru değil” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE İLE PROTOKOL ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK, HALKIN ÖZGÜVENİNE ZARAR VERİYOR”

Türkiye ile imzalanan protokol ve gelecek olan para üzerinden siyaset yapılmasının; hem demokrasiye, hem Türkiye ile doğru zeminde ilişkiye hem de halkın özgüvenine zarar verdiğini vurgulayan Erhürman, “tüm bunları mahvetmeye kararlıysanız eyvallah” şeklinde konuştu.

“PROTOKOL; HÜKÜMETLER ARASI DEĞİL, DEVLETLERARASI BİR PROTOKOLDÜR”

Türkiye ile imzalanan protokolü; hükümetler arası değil, devletlerarası bir protokol olduğunun altını çizen Erhürman, “Hükümette kim olursa, protokolün gereklerini yapar, hükümette kimin olacağına ülke karar verir. Uygar, hukuki ve demokratik olan budur” ifadelerini kullandı.

“SİYASET BU ŞEKİLDE DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

Siyasetin, bu konular üzerinden dizayn edildiğinin altını çizen ERhürman, “ülke siyaseti hem içerden hem de dışardan bu şekilde dizayn edilmeye çalışılıyor. Bunu bu şekilde konuşmanın, bu ülkeye ne kadar zarar verdiği bilinmiyor” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DE BİR PARTİ ‘BEN SEÇİLİRSEM IMF’DEN BORÇ ALIRIM, O SEÇİLİRSE ALAMAZ’ DESE, ÜLKENİN ALTI ÜSTÜNE GELİR”

Ülkede yaşananları bir örnekle açıklamak istediğini belirten Tufan Erhürman, şöyle devam etti:

“Basit bir benzetme yapayım; diyelim ki Türkiye’de bir seçim yapılacak, bir parti çıkacak ve diyecek ki ‘ben seçilirsem IMF’den borç alırım ama o seçilirse borç alamaz, beni seçin ki İMF’den borç alabileyim’. Bu Türkiye’de konuşulsa, Türkiye’nin altı üstüne gelir. Joe Biden’ın 8-9 ay önce Türkiye’ye yönelik yaptığı bir konuşması, günlerce Türkiye TV’lerinde gündem oldu. Sağcısı, solcusu bu açıklamaya karşı çıktı ki bu çok doğru. Çünkü bir halkın iradesinin dışarıdan konuşan birileri tarafından müdahaleye uğraması kabul edilemez. Bu Türkiye halkı için geçerli, ama benim halkım için geçerli değil mi? Bunların hepsi mümkün mü benim halkım söz konusu olduğunda? Neden Türkiye halkı için yanlış olan şeyler bizim için son derece meşru ve doğru? Biz halk değil miyiz? Biz bağırdık ya ‘vardık, varız ve var olacağız’ diye?”

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

Yorum bırakın