Gram altın üç haftanın en düşük seviyesine geriledi

Gram altın üç haftanın en düşük seviyesine geriledi

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

TL varlıklardaki pozitif ayrışma, geride bıraktığımız işlem haftasının geneline damga vururken; ons altındaki baskı ise devam etti

 

Hazırlayan: Ali ÇATAL

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) geçen hafta açıklanan enflasyon verisinin ardından küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasında hızlı bir değişime gitmeyeceği beklentisi kuvvetlendi.

Keza, 10 yıllık tahvil faizindeki sert düşüş ve dolardaki gerileme ile ons altın geçtiğimiz hafta bin 900 dolara yükseldi. Haftanın son işlem gününün ilk yarısında bin 903 doları gören fiyat, ilerleyen saatlerde yönünü aşağı çevirdi ve son saatte günlük bazda yüzde 1’e yakın düşüşle bin 882 dolara geriledi.

Hatırlanacağı üzere, dört haftalık hızlı yükselişinin ardından önceki hafta gerileyen fiyat, geride bıraktığımız işlem haftasında da bin 900 doların üzerinde zorlandı ve haftanın son işlem gününde de değer kaybetmeye devam etti. Ons altındaki düşüşe ek olarak dolar/TL kurunun da son bir ayın en düşük seviyesine gerilemesiyle gram fiyatı dün 505 TL’ye gerileyerek 25 Mayıs sonrası en düşük seviyeyi gördü.

Enflasyonun geçen haftaki ilk fiyatlamasının ardından geçtiğimiz cuma itibarıyla Amerikan dolarının diğer majör altı para birimi karşısındaki performansını ve satın alma gücünü ölçümleyen ABD Dolar Endeksi de tekrar 90,35’e çıktı ve haftalık bazda üçüncü haftayı da pozitif kapattı fakat ons tarafında küresel iyimserliğe rağmen baskı kayda geçti ve fiyatın bin 900 dolar üzerinde zorlanması da bin 850 dolar seviyelerine dönüş olasılığını güçlendirdi.

Gram altında ise dolar kurunun etkisi, geride bıraktığımız işlem haftasında oldukça belirgindi. Kurun gerilemesinde ise uzmanlara göre, hem küresel risk iştahının artması hem de ABD-Türkiye ilişkileri açısından ABD Başkanı Joe Biden-Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesine dair iyimser beklentilerin etkisi var. Bu bağlamda, kurda 8,35 seviyesi haftalık kapanışta önemli destek olarak izlenirken; gramda ise 508 TL yakından takip edildi.

Kur cephesinde ise KKTC serbest piyasalarında, önceki işlem haftasının geneline darbe vuran TL varlıklardaki negatif ayrışma, geride bıraktığımız işlem haftasında yerini pozitif eğilime bıraktı.

Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta hafta genelinde yaşanan pozitif fiyatlama, haftanın son işlem gününe de taşındı ve bütün döviz kurlarında gerileme kayda geçti.

Kuzey Kıbrıs’ta dün Amerikan doları ortalama 8,7111 TL, euro 10,5843 TL ve İngiliz sterlini 12,3047 TL’den alıcı buldu.

Kurlar, haftayı sırasıyla 8,8835 TL, 10,7941 TL ve 12,5756 TL’den açmıştı.

Mevduat hesapları 575 milyon dolar azaldı

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Banası (TCMB), Haziran 2021 döneminin haftalık ilk para ve banka istatistiklerini geçen hafta itibarıyla yayımladı.

Buna göre, 4 Haziran ile biten işlem haftasında Türkiye içi yerleşiklerin döviz mevduat hesapları 575 milyon dolar azalarak 228 milyar 39 milyon dolardan 227 milyar 464 milyon dolara geriledi.

Yerleşiklerin döviz mevduat hesapları, hatırlanacağı üzere, Mayıs 2021 periyodunda, 19 Mart sonrası en yüksek seviyeye çıktı. Mart döneminde kurdaki hızlı yükseliş kâr satışları meydana getirmiş fakat döviz kurunun bu yükseliş sonrası gerileme yaşamaması ve ardından sonraki haftalarda da rekor kırmaya devam etmesiyle döviz talebi de sürmüştü. Mart periyodu ortasında 232 milyar 611 milyon dolar olan döviz mevduatları da 221 milyara kadar gerilemesinin ardından nisan ve mayıs dönemlerinde tekrar yükselerek 228 milyara çıktı.

Mevduatların dağılımına bakıldığında ise gerçek kişi mevduatları 11 milyon dolar azalarak 143 milyar 267 milyon olurken; tüzel kişilerin mevduatları ise 564 milyon dolar azalarak 84 milyar 196 milyon dolar olarak kayda geçtiği görüldü.

TÜFE öncesi ‘dolar negatif’ fiyatlama kayda geçti

Endeksler, Birleşik Devletler enflasyon verisi öncesinde sakindi; ABD tahvilleri ve dolar göstergesinde ise düşüş kayda geçti.

Hızlı bir yükselişi yılın ilk çeyreğinde gösteren ve gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde baskıya neden olan ABD 10 yıllık tahvil faizi, nisan ve mayıs dönemlerindeki düşüşün ardından bu ayın ilk haftasında da geriledi.

Buna göre, faiz bandı yüzde 1,50’ye gerileyerek son bir ayın en düşük seviyesinde işlem görürken; Amerikan dolarının, diğer altı majör para birimi karşısındaki performansını ve satın alma gücünü ölçümleyen ABD Dolar Endeksi de 90,0 seviyesi altını test etti.

Dolardaki ‘hafif satıcılı’ fiyatlama ile geçtiğimiz işlem haftasının genelinde para birimlerinde ise iyimserlik vardı. Gelişen ülke paralarının tamamı dolar karşısında yükseliş yaşadı. TL ise önceki hafta rekor düşük seviyeye gerilemesinin ardından geçen hafta da yüzde 1’e yakın düşüşteydi fakat kayıplarını büyük ölçüde geri aldı.

Ayrıca, sene başı itibarıyla dolar karşısında yüzde 15 gerileyen TL, bu yılın ilk yarısında da en çok kan kaybeden gelişen ülke parası oldu. Dolar kurunda geçen haftaki sert hareket öncesi 28 Mayıs’ta görülen zirve seviye 8,62 pivot bölge olarak görülürken, bu seviye üzerinde 8,74 direnç, 8,48 ise destek olarak takip ediliyor.

Majör paralar tarafında ise geçen hafta Amerikan doları, en çok Kanada doları karşısında gerilerken; euro karşısında da 1,22’ye doğru düşüş yaşadı.

Keza, mayısta yıllık yüzde 4,7 olması beklenen Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) bu oranın altı bir yükselişin dolarda baskıya neden olması bekleniyor çünkü Fed’in tolere edeceği seviyeleri aşmayan ve geçici yükseliş olması beklenen enflasyondaki artış hızının azalması, uzmanlar tarafından ‘varlık alımlarının yanı sıra geniş para politikasının da devam etmesi’ olarak yorumlanıyor.

Petrol fiyatları zirveden geriledi

Petrol ise geçen hafta dahilinde Asya’da düşüş yaşadı. Yatırımcılar, İran ve dünya güçleri arasında yapılan ve İran petrol arzının artmasına yol açabilecek görüşmeleri izlemeye devam ediyor.

Brent, yüzde 0,38 düşüşle 71,62 dolara gerilerken; WTI da yüzde 0,26 kayıpla 69,44 dolara düştü. Gittikçe iyileşen talep görünümünden dolayı seans başında Ekim 2018’den beri ilk kez 70 doları gördü.

Phillips Futures’dan Avtar Sandu’ya göre yatırımcılar, WTI sözleşmesi 70 doları gördüğünde kâr elde etmek için bazı sözleşmelerini satmış olabilir.

Yatırımcılar ise OPEC+ arz kesintilerini kademeli olarak azaltıyor olsa bile 2021’in ikinci yarısında yakıt talebinin arzı geçeceğini bekliyor. ABD’de faaliyette olan petrol ve doğal gaz kuleleri, sondaj faaliyetlerindeki durgunluktan dolayı yedi hafta içinde ilk kez düşüş yaşadı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) geçen hafta açıklanan enflasyon verisinin ardından küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasında hızlı bir değişime gitmeyeceği beklentisi kuvvetlendi.

Keza, 10 yıllık tahvil faizindeki sert düşüş ve dolardaki gerileme ile ons altın geçtiğimiz hafta bin 900 dolara yükseldi. Haftanın son işlem gününün ilk yarısında bin 903 doları gören fiyat, ilerleyen saatlerde yönünü aşağı çevirdi ve son saatte günlük bazda yüzde 1’e yakın düşüşle bin 882 dolara geriledi.

Hatırlanacağı üzere, dört haftalık hızlı yükselişinin ardından önceki hafta gerileyen fiyat, geride bıraktığımız işlem haftasında da bin 900 doların üzerinde zorlandı ve haftanın son işlem gününde de değer kaybetmeye devam etti. Ons altındaki düşüşe ek olarak dolar/TL kurunun da son bir ayın en düşük seviyesine gerilemesiyle gram fiyatı dün 505 TL’ye gerileyerek 25 Mayıs sonrası en düşük seviyeyi gördü.

Enflasyonun geçen haftaki ilk fiyatlamasının ardından geçtiğimiz cuma itibarıyla Amerikan dolarının diğer majör altı para birimi karşısındaki performansını ve satın alma gücünü ölçümleyen ABD Dolar Endeksi de tekrar 90,35’e çıktı ve haftalık bazda üçüncü haftayı da pozitif kapattı fakat ons tarafında küresel iyimserliğe rağmen baskı kayda geçti ve fiyatın bin 900 dolar üzerinde zorlanması da bin 850 dolar seviyelerine dönüş olasılığını güçlendirdi.

Gram altında ise dolar kurunun etkisi, geride bıraktığımız işlem haftasında oldukça belirgindi. Kurun gerilemesinde ise uzmanlara göre, hem küresel risk iştahının artması hem de ABD-Türkiye ilişkileri açısından ABD Başkanı Joe Biden-Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesine dair iyimser beklentilerin etkisi var. Bu bağlamda, kurda 8,35 seviyesi haftalık kapanışta önemli destek olarak izlenirken; gramda ise 508 TL yakından takip edildi.

Kur cephesinde ise KKTC serbest piyasalarında, önceki işlem haftasının geneline darbe vuran TL varlıklardaki negatif ayrışma, geride bıraktığımız işlem haftasında yerini pozitif eğilime bıraktı.

Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta hafta genelinde yaşanan pozitif fiyatlama, haftanın son işlem gününe de taşındı ve bütün döviz kurlarında gerileme kayda geçti.

Kuzey Kıbrıs’ta dün Amerikan doları ortalama 8,7111 TL, euro 10,5843 TL ve İngiliz sterlini 12,3047 TL’den alıcı buldu.

Kurlar, haftayı sırasıyla 8,8835 TL, 10,7941 TL ve 12,5756 TL’den açmıştı.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Banası (TCMB), Haziran 2021 döneminin haftalık ilk para ve banka istatistiklerini geçen hafta itibarıyla yayımladı.

Buna göre, 4 Haziran ile biten işlem haftasında Türkiye içi yerleşiklerin döviz mevduat hesapları 575 milyon dolar azalarak 228 milyar 39 milyon dolardan 227 milyar 464 milyon dolara geriledi.

Yerleşiklerin döviz mevduat hesapları, hatırlanacağı üzere, Mayıs 2021 periyodunda, 19 Mart sonrası en yüksek seviyeye çıktı. Mart döneminde kurdaki hızlı yükseliş kâr satışları meydana getirmiş fakat döviz kurunun bu yükseliş sonrası gerileme yaşamaması ve ardından sonraki haftalarda da rekor kırmaya devam etmesiyle döviz talebi de sürmüştü. Mart periyodu ortasında 232 milyar 611 milyon dolar olan döviz mevduatları da 221 milyara kadar gerilemesinin ardından nisan ve mayıs dönemlerinde tekrar yükselerek 228 milyara çıktı.

Mevduatların dağılımına bakıldığında ise gerçek kişi mevduatları 11 milyon dolar azalarak 143 milyar 267 milyon olurken; tüzel kişilerin mevduatları ise 564 milyon dolar azalarak 84 milyar 196 milyon dolar olarak kayda geçtiği görüldü.

Endeksler, Birleşik Devletler enflasyon verisi öncesinde sakindi; ABD tahvilleri ve dolar göstergesinde ise düşüş kayda geçti.

Hızlı bir yükselişi yılın ilk çeyreğinde gösteren ve gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde baskıya neden olan ABD 10 yıllık tahvil faizi, nisan ve mayıs dönemlerindeki düşüşün ardından bu ayın ilk haftasında da geriledi.

Buna göre, faiz bandı yüzde 1,50’ye gerileyerek son bir ayın en düşük seviyesinde işlem görürken; Amerikan dolarının, diğer altı majör para birimi karşısındaki performansını ve satın alma gücünü ölçümleyen ABD Dolar Endeksi de 90,0 seviyesi altını test etti.

Dolardaki ‘hafif satıcılı’ fiyatlama ile geçtiğimiz işlem haftasının genelinde para birimlerinde ise iyimserlik vardı. Gelişen ülke paralarının tamamı dolar karşısında yükseliş yaşadı. TL ise önceki hafta rekor düşük seviyeye gerilemesinin ardından geçen hafta da yüzde 1’e yakın düşüşteydi fakat kayıplarını büyük ölçüde geri aldı.

Ayrıca, sene başı itibarıyla dolar karşısında yüzde 15 gerileyen TL, bu yılın ilk yarısında da en çok kan kaybeden gelişen ülke parası oldu. Dolar kurunda geçen haftaki sert hareket öncesi 28 Mayıs’ta görülen zirve seviye 8,62 pivot bölge olarak görülürken, bu seviye üzerinde 8,74 direnç, 8,48 ise destek olarak takip ediliyor.

Majör paralar tarafında ise geçen hafta Amerikan doları, en çok Kanada doları karşısında gerilerken; euro karşısında da 1,22’ye doğru düşüş yaşadı.

Keza, mayısta yıllık yüzde 4,7 olması beklenen Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) bu oranın altı bir yükselişin dolarda baskıya neden olması bekleniyor çünkü Fed’in tolere edeceği seviyeleri aşmayan ve geçici yükseliş olması beklenen enflasyondaki artış hızının azalması, uzmanlar tarafından ‘varlık alımlarının yanı sıra geniş para politikasının da devam etmesi’ olarak yorumlanıyor.

Petrol ise geçen hafta dahilinde Asya’da düşüş yaşadı. Yatırımcılar, İran ve dünya güçleri arasında yapılan ve İran petrol arzının artmasına yol açabilecek görüşmeleri izlemeye devam ediyor.

Brent, yüzde 0,38 düşüşle 71,62 dolara gerilerken; WTI da yüzde 0,26 kayıpla 69,44 dolara düştü. Gittikçe iyileşen talep görünümünden dolayı seans başında Ekim 2018’den beri ilk kez 70 doları gördü.

Phillips Futures’dan Avtar Sandu’ya göre yatırımcılar, WTI sözleşmesi 70 doları gördüğünde kâr elde etmek için bazı sözleşmelerini satmış olabilir.

Yatırımcılar ise OPEC+ arz kesintilerini kademeli olarak azaltıyor olsa bile 2021’in ikinci yarısında yakıt talebinin arzı geçeceğini bekliyor. ABD’de faaliyette olan petrol ve doğal gaz kuleleri, sondaj faaliyetlerindeki durgunluktan dolayı yedi hafta içinde ilk kez düşüş yaşadı.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

Yorum bırakın