Fransa Büyükelçisi: “Kıbrıs’ta iki devlet olamaz, bu gerçekçi bir çözüm değil”

Fransa Büyükelçisi: “Kıbrıs’ta iki devlet olamaz, bu gerçekçi bir çözüm değil”

  ✏️–Kıbrıs Postası —✏️

Fransa’nın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Salina Grenet-Catalano, “Kıbrıs’ta iki devlet olamaz çünkü bu gerçek bir çözüm olmayacak” dedi.

 

Fransa’nın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Salina Grenet-Catalano, Kıbrıs Haber Ajansı KHA’ya verdiği mülakatta, “Kıbrıs’ta iki devlet olamaz çünkü bu gerçek bir çözüm olmayacak ve Paris, siyasi eşitliğe dayalı, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon öngören Birleşmiş Milletler kararlarına tamamen bağlıdır” dedi.
 
Büyükelçi Salina Grenet-Catalano, âdemi merkezi federasyon fikirlerini ilginç olarak niteleyerek, “biz AB içinde birleşik bir Kıbrıs olmasını arzuluyoruz ve federasyonun bunun için tek yol olduğuna inanıyoruz” diyerek müzakerelerin yeniden başlamasına dönmeleri için taraflara esneklik göstermeleri çağrısında bulundu.
 
Paris’in, nisan sonlarında Cenevre’de gerçekleştirilecek olan 5+1 formatındaki gayrı resmi bir görüşmeyi nasıl gördüğü sorusuna Büyükelçi, Fransa’nın BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak çözüm çabalarına yardımcı olabileceği ve her iki taraftan da Kıbrıs halkının dostu ve bir Avrupa devleti olarak Fransa’nın her zaman Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm istediği yanıtı verdi. Büyükelçi şunları söyledi:
 
“Kesinlikle yardımcı olmak istiyoruz ve Cumhurbaşkanı Macron Cumhurbaşkanı Anastasiades ile yaptığı telefon konuşmasında bunu bir kez daha teyit etti. Yardımcı olmak istiyoruz ama bunu, gerçek bir müzakere sürecinde yapmak bizim için daha kolay olacak. Bu nedenle, nisan sonunda Cenevre’de düzenlenecek gayrı resmi konferansın bu sürecin başlamasına yardımcı olmasını umuyoruz.

Müzakerelere dönmek amacıyla tarafları esneklik göstermeye teşvik ediyoruz. Biz, BM kararları ilkelerine bağlıyız, yani, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon ilkesine… Kalıcı bir çözüm bulmalıyız. Ve bölünmüşlük kalıcı bir çözüm olamaz. Bölünmüşlük seçim olamaz. Biz, AB içinde birleşik bir Kıbrıs istiyoruz ve özünde federasyonun en iyi ve tek yol olduğuna inanıyoruz.

Ademi Merkezi ve gevşek federasyon fikirlerini duyduk ve bunlar çok ilginç. Bu konuda siyasi eşitliğin en önemli konu olduğunu düşünüyoruz. Bu ilkelere dayanan bir devletin ne şekil olacağını söylemek bize düşmez. Bu Kıbrıs sahipli bir süreç olacak dolayısıyla müzakere edilmesi gerekiyor ve Kıbrıs halkının ne istediğine bağlı ancak bu temel üzerinde çalışırsak adil ve kalıcı bir çözüme ulaşabiliriz.

AB’nin Kıbrıs sorununa katılımıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Büyükelçi: “Avrupa Konseyinde, AB üyeleri, müzakere süreci başlayınca, bir BM İyi Niyet Misyonu temsilcisi atamaya karar verdiler” yanıtı verdi ve devam etti:
 
 “Eğer AB bir sonraki gayrı resmi konferansta hazır bulunabilirse bu iyi olacak çünkü AB’nin bu konuda oynayabileceği bir rol olduğuna inanıyoruz. Çünkü nihayetinde birleşik bir Kıbrıs AB üyesi bir devlet olacak. Dolayısıyla AB’nin bu süreci izlemesi önemlidir. Crans Montana’da da olduğu gibi bunu şimdi de destekliyoruz.

Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk liderliğinin iki ayrı devlet yönündeki pozisyonlarıyla ilgili Büyükelçi “BM ilkelerinde ısrarlıyız. Bu da siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon demektir. İki devletli bir çözüm gerçek çözüm olamaz çünkü bölünmüşlük bizim için çözüm değil. Kıbrıs sorunu için kalıcı bir çözüm olamaz. Biz gerçekten de Kıbrıs’ı AB içinde birleştirmek istiyoruz. Biz, AB içinde uzun zaman belirsiz olacak bir çözüm bir formül istemiyoruz. Birleşmek tek çözümdür”.
 
Türkiye’nin Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesinde (MEB) ve Mağusa’daki yasa dışı faaliyetleriyle ilgili başka bir soruya Büyükelçi “şu an Kıbrıs MEB’inde bir gemi bulunmuyor. Umarım bu Türkiye tarafından, uluslararası hukuk ve ilkelere karşı sergilenen daha verimli bir yaklaşım anlamına gelir.
 
Fransa, uluslararası hukuka bağlıdır ve buna saygılı olunmasını istiyor. Bu yine, ilkelere, Avrupa egemenliğine ve dayanışmasına dayanan bir pozisyondur. Aralardaki farkların çözülmesi için tek yol müzakere ya da aradaki farkları çözme mekanizmasıdır.
 
Fransa, Mağusa konusunda Birleşmiş Milletler pozisyonunu destekliyor. Biz, ocak ayında kabul edilen karar konusunda ısrar ediyoruz ve bu karar kesinlikle Mağusa’nın eski sakinlerinin haklarını net olarak destekliyor. Mağusa sakinlerinin kentleriyle çok bağlı olduklarını biliyorum. Bu çok doğal. Bu sorunu BM kararlar ve ilkeleri çerçevesi içinde çözebiliriz ve en iyi çözüm tek taraflı hareketlerle değil müzakereler ve soruna kalıcı çözümler aracılığıyla olabilir”.
 
25 ve 26 Mart tarihilerinde düzenlenecek Avrupa Konseyi sırasında AB’nin Türkiye’ye karşı sergilemesi gereken pozisyon konusuyla ilgili Grenet-Catalano «şu anda MEB içinde herhangi bir Türk gemisi bulunmuyor ve umarım Türkiye uluslararası hukuka gösterdiği bu yeni saygılı pozisyonunu sürdürür.

Fransa ve diğer AB üyeleri, AB-Türkiye ilişkilerinin tartışılacağı Avrupa Konseyi ışığında bu yeni durumu yakından izliyorlar. Avrupa Konseyinin sonuçlarının ne olacağını söyleyemem. AB Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’den çok yakında tartışma temelini oluşturacak bir rapor bekliyoruz” dedi.  
 
Kıbrıs ile Fransa arasındaki ilişkiler daha da güçlendirilebilir. İkili ilişkilerimiz mükemmeldir. Siyasi alanda, Avrupa konularında daha çok işbirliği yapabiliriz çünkü Fransa gelecek yılın başlarında Avrupa Konseyi Başkanı olacak. Yüksek beklentilerimiz var. Bu Başkanlık sürecinde umutlu hedeflerimiz var ve Kıbrıs’ın aktif olarak yanımızda olmasını umuyoruz.

Savunma alanında da Kıbrıs ve Fransa mükemmel bir ilişkiye sahip. Limanlarında ve havaalanlarında gemi ve uçaklarımıza sunduğu tüm kolaylıklardan dolayı Kıbrıs’a şükran borçluyuz. Tabi ki daha başka eğitim faaliyetlerimiz olacak çünkü Kıbrıs sıkı bir dost ve ortak bir ülkedir ve güçlerimizi geliştirmek için ortak tatbikatlar yapmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla bu tatbikatlar ikili ve genişletilmiş düzeylerde devam edecek.

Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle’ün Kıbrıs’ı yeniden ziyaret etmesinin beklenip beklenmediğiyle ilgili Büyükelçi, Charles de Gaulle gemisinin yakında Toulouse’a gitmek için hareket edeceğini ve Clemenceau 2021 adlı bir misyon başlattığını ve muhtemelen ilkbaharda Kıbrıs’ta başka faaliyetlerde bulunabileceğini vurguladı.

Ekonomik alanda ilişkilerimizi daha da geliştirmek ve yatırımlar yapmak için olanaklar var. Ayrıca yenilikler ve dijital alanını ama aynı zamanda yenilenebilir enerji konusunu çok dikkate alıyoruz. Ve Kıbrıs’ın bu alanda büyük olanakları var” diyen Büyükelçi, eğitim alanında da Kıbrıs ile ilişkilerin iyileştirilebileceğini ve Fransız dilinin ilerletilebileceğini kaydetti. Eğitim Bakanı Prodromos Prodromou ile bu konuda sıkı bir çalışma yaptıklarını ve Fransızcanın tüm yüksekokullarda içerilmesini umduklarını kaydederek pek çok kişinin Lefkoşa’daki Fransız okulunda Fransızca derslere katıldıklarını açıkladı.
 
Fransa Büyükelçisi okumak için Fransa’ya giden çok sayıda Kıbrıslı öğrenci olduğunu duyurdu.  2022’in ilk yarısında Fransa’nın Avrupa Konseyi Başkanlığı döneminde Kıbrıs ile Fransa’nın işbirliği yapıp yapamayacaklarıyla ilgili bir diğer soruya Büyükelçi “Kıbrıs ile pek çok konuda yakın pozisyonlara sahibiz. Aramızdaki diyaloğu bu konulara yoğunlaştırmak istiyoruz ve bu Başkanlık döneminde umutlu hedeflerimiz başarabilmek için Kıbrıs’ın da aktif olarak yanımızda olmasını bekliyoruz” diye cevapladı.
 
Kıbrıs ve Yunanistan’ın bölgede geliştirdikleri üçlü işbirlikleri konusunda Paris’in pozisyonun ne olduğu sorusuna Büyükelçi, “Doğu Akdeniz’de istikrarın güçlendirilmesi amacıyla diyalog ve işbirliği için geliştirilen her girişim gibi bu girişimleri çok olumlu olarak görüyoruz” yanıtı verdi.

“Bu girişimler çok olumlu ve çok iyiydi. Örneğin, önümüzdeki aylarda Doğu Akdeniz’de harekete geçirilecek olan yeni Doğal Gaz Formuna üye olmayı umuyoruz çünkü bunun, enerji ve kaynaklarıyla da olduğu gibi, stratejik konularda diyalog ve koordinasyon konusunda çok iyi olacağını ve bölgede güvenliğe yardımcı olacağını düşünüyoruz”.  
Koronavirüsü salgınıyla ilgili Büyükelçi Grenet-Catalano “eğer AB içinde aşılarla ilgili bu işbirliği ve koordinasyon olmasaydı bunu başaramayacaktık. Ayrıca ekonomik açıdan da Avrupa içinde dayanışma da çok iyiydi. Dayanışma gösterebilmemiz çok önemliydi” diye konuştu.
 
Kıbrıs’ın, salgına karşı çok dikkatli ve ciddi adımlarla,  bu krizi oldukça iyi yönettiğine inandığını söyledi. Büyükelçi barikatların da sürekli olarak kapatılmasından duyduğu endişeyi dile getirerek “tabii her iki taraf da salgının göğüslenmesi için önlemler alması gerekiyor ancak insanlar arasındaki temaslarda yaşanan aşırıcılık çok endişe verici. Umarım her iki taraf da bu konuda ve aşı teslimiyeti konusunda uzlaşıcı çözümler bulabilirler. Bunun tüm Kıbrıs halkının yararına olacağına inanıyorum” dedi.

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın