Engin Arı sigorta sektörünün pandemi sınavı ve beklentilerini anlattı

  ✏️–Havadis Kıbrıs —✏️

Engin Arı sigorta sektörünün pandemi sınavı ve beklentilerini anlattı

Yaklaşık 1 yıldır süregelen küresel pandemi ile mücadele sürecinde güçlü elektronik ortamlara taşıdığı hizmetlerini etkin ve kesintisiz şekilde sürdürerek müşteri ile sıcak samimi iletişimini sağlıklı biçimde sürdürmeyi başaran Türk Sigorta Pandemi sonrası yeni normalde digital dönüşüme odaklı çalışacak.

Yaklaşık 1 yıldır süregelen küresel pandemi ile mücadele sürecinde güçlü elektronik ortamlara taşıdığı hizmetlerini etkin ve kesintisiz şekilde sürdürerek müşteri ile sıcak samimi iletişimini sağlıklı biçimde sürdürmeyi başaran Türk Sigorta Pandemi sonrası yeni normalde digital dönüşüme odaklı çalışacak.

Kıbrıs Türk Halkına 120 yıldır nitelikli ve güvenilir bankacılık hizmetleri sunan Türk Bankası’nın iştiraklerindenTürk Sigorta Ltd.in Genel Müdürü Engin Arı, yaşanan pandemi süreci ve yeni normalle ilgili ekonomik ve sosyal beklentilere ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.

Pandemi konusunda ülkemizin ve dünyanın yaşamakta olduğu zorlu sürece ilişkin düşüncelerini aktarırken kısa sürede küresel bir soruna dönüşen Pandemi ile ilgili yaklaşık bir yıldır farklı bölgelerde farklı sorunlar yaşandığına dikkat çeken Arı, dünya ile birlikte mücadele için alınan önlemler kapsamında Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çok sayıda sektörün uzun süre tamamen durduğunu, istikrarsızlıklar yaşandığını ve önlerini net olarak görememekten dolayı acil ve kısa vadeli eylem planları dışında iş planlamaları, stratejik planlar ve uzun vadeli hedefler yapamadıklarını anlattı.

“Pandemiden en çok etkilenen alanlar şüphesiz ki sağlık ve ekonomi alanları olmuştur. Bu etkiler sonucunda farklı sektörlerde ortaya çıkan sorunlar her sektörde farklı risklerin ortaya çıkmasına neden olmuş ve bu riskler, kendine özgü çözümleri doğurmuş ve yeni iş yapma biçimleri de bu pandemi döneminde yaşamımıza girmiştir. Bugün yaşamakta olduğumuz olgular da zaten bunlardır.” diyen Arı, Pandemi öncesindeki ekonomik hareketlilik seviyesine 2022 yılından önce ulaşılmasını beklemediklerini kaydederken bu saptamanın devamında şunları anlattı.

Covid-19 salgını nedeniyle, 14 Mart 2020 tarihinde hükümetin aldığı tedbirler kapsamında yaklaşık 3 ay boyunca çok sayıda sektörde faaliyetler tamamen durmuştu. Mayıs 2020 başından itibaren kısmen açılma ile ekonomide yeniden bir hareketlenme başlaması ile bir toparlanma beklentisi yaşandı.

Temmuz ayında sonra da Aralık ayı içinde pandemide izlenen artış nedeni ile bugün yeniden 27 Ocak 2021 tarihinde başlayıp 28 Şubat 2021 de yeniden değerlendirilmek üzere,  KKTC Bakanlar Kurulu kararı ile kısmen kapanmış ve ekonomik faaliyetlerimizi kısıtlı koşullarda sürdürmüş bulunmaktayız.

Özellikle ülkedeki sektörlerin birçoğuna talep yaratan ve ülkenin negatif olan dış ticaret açığını kapatan lokomotifler olan turizm ve üniversite sektörlerinin faaliyetleri 14 Mart 2020 tarihînden itibaren tamamen durmuştur. Bunlarla birlikte, diğer önemli sektör olan inşaat sektörünün de faaliyetleri sonlanmıştır..

40 bin kişiye istihdam sağlayan küçük işletmelerimizin büyük bir kısmının da faaliyetleri durdurulmuştur. Dolayısıyla yerel halkın da kişisel tüketim tercihlerinde değişiklik olacağını, emlak, araç, telefon vs. gibi alanlardaki taleplerinde de bir kaç yıl önemli düşüş olacağını, zaten az olan devlet yatırımlarının da 2022 yılı sonuna kadar çok düşük seviyelerde kalacağı beklenmektedir. Pandemi öncesindeki ekonomik hareketlilik seviyesine 2022 yılından önce ulaşılmasını beklemiyoruz. Özellikle Türkiye’den gelecek öğrenci sayısında önümüzdeki birkaç yıl düşüş olacağı öngörülüyor.”

Sigorta sektöründe uzmanlık ve bilgi birikimini yılların deneyimleri ile pekiştiren Türk Sigorta Genel Müdürü Engin Arı, sigorta sektöründe yaşanan süreçler ve gelecekle ilgili öngörülerini şöyle özetledi:

“ Bugün itibarı ile sigorta sektöründe 3 Hayat ve 31 Hayat Dışı olmak üzere 34 şirket ve 1 Reasürans şirketi faaliyet göstermektedir. Bu şirketlerimizin sermaye yapılarına bakıldığında  9 şirketin Türkiye de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin şubeleri, 26 şirketin ise yerel sermaye ile kurulmuş şirketler olduğu görülmektedir.

2019 yılı, istatistiklerine göre, üretim ve ödenen hasar rakamları ise şöyledir:  Prim üretimi Hayat Dışı sigortalarda 450.000.000 TL Hayat Branşında ise 55.000.000 TL civarındadır.  Ödenen hasarların ise Hayat Dışı sigortalarda, 210.000.000 TL dir.”

Sigorta sektörünün özelinde ve Türk Sigorta genelinde 2021 yılının 2020 yılına göre daha verimli olacağını düşündüklerini ifade eden Engin Arı, Türk Sigorta’nın 2020 yılı değerlendirmesi ve 2021 yılına ilişkin hedefleri konusunda şunları dile getirdi:

Pandeminin başlaması ile birlikte şirketimiz 2020 yılındaki hedeflerini üç ayrı senaryo çerçevesinde kısa 3 aylık dönemler halinde revize ederek tamamladı. Bu senaryolara göre 2020 yılı sonunda, 2019 performansımızı korumak temel prensibi üzerine kurulmuştu. Bu bağlamda, 2020 yılında pandeminin yarattığı olumsuzluklara rağmen 2019 yılı performansımızı koruduğumuzu söylemek doğru olacaktır.

2021 yılının henüz ilk aylarından itibaren ülkemizde artış gösteren pandemi nedeni ile önümüzü net görmek mümkün olmasa da 2021 yılında da 3 kısa süreli ve bu süreler sonunda revize edilecek senaryolara ve hedeflere göre çalışmaya başladık. Ancak 2020 yılından farklı olarak, pandemiye karşı aşı uygulamalarının başlaması bizi yılın ikinci yarısından itibaren ekonomide bir hareketlilik yaşanması konusunda umutlandırıyor. Bu bağlamda, 2021 yılının 2020 yılına göre daha verimli bir yıl olarak geçeceğini düşünüyoruz.”

Pandemi süreçlerinin tüm dünya Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC de pek çok sektör gibi sigorta sektörünü de olumsuz etkilediğine vurgu yapan ARI, salgınla mücadeleye yoğunlaştıkları dönemlerde genel de sektöre özelde müşterilere yönelik hayata geçirdikleri tedbirleri şöyle özetledi:

“ Tüm dünya ile birlikte TC ve KKTC’ni de tehdit eden Koranavirüs salgını (Covid-19) ekonomideki pek çok sektör gibi sigorta sektörünü de olumsuz etkilemiştir. Salgın küresel sigorta endüstrisinde de ciddi bir tahribat yaptı. Sigortacılık sosyal etkileşim ile yüksek bağı olan bir hizmet sektörüdür. Sosyal etkileşimin azalmasından en fazla etkilenen sektörlerden biri de sigortacılıktır. Pandeminin sigortacılık sektörüne etkilerini özetleyecek olursak, bunları;

Pandeminin Sigorta Sektörüne olumsuz etkileri konusuna bir parantez açan Engin Arı, pandemi ile birlikte acentelerin e-dönüşüm ile uzaktan satış yapabilir noktaya getirilmeleri ve dijital sigortacılığın daha da önem kazandığına değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“ Pandemi ile birlikte grubumuz bazındaki şirketler olarak daha önceden hazırladığımız acil eylem planlarımız çerçevesinde gerekli aksiyonları alarak Türk Sigorta müşterilerine kapandığımız ilk saatlerden itibaren aksamadan kesintisiz hizmet sunmaya devam ettik.

Bu aksiyonlar neticesinde grubumuzun (Türk Bankası Grubu) artan bir istekle özel önem verdiği dijitalleşme vizyonu çerçevesinde geçtiğimiz yeni yazlım desteğinde personelimizin evlerinden uzaktan erişimle hizmet vermesi sağlandı; acentelerimizin uzaktan erişimle personelimizin desteğinde kesintisiz hizmetlerini sürdürmeleri sağlandı; müşterilerimizle uzaktan da olsa diyalog artırıldı, acil hasar konularımızı 7/24 yönlendirip destek verecek olan bir organizasyon yapıldı; sigortalılarımızın bu dönemde mali sıkıntıları olacağı düşünülerek onlara sigorta prim ödemelerinde rahatlatıcı esnek ödeme planları sunduk ”

Ülkede yaşanan son siyasal gelişmeler, oluşturulan seçim hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan ekonomik protokolün genel ekonomi yanında finans ve sigorta sektörüne etkilerine ilişkin görüşlerini dile getirirken Türkiye Cumhuriyeti ile geçtiğimiz günlerde imzalanan ekonomik işbirliği protokolünün doğru ve kesintisiz uygulanması halinde yapısal sorunlara sağlıklı çözümler getirilebileceğine, yaşanmakta olan ciddi ekonomik sıkıntıların boyutlarının azaltılabileceğine inandığını belirten Engin Arı, konuya ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

“ KKTC ekonomisi bir ada ekonomisinin özelliklerini taşımaktadır. Doğal kaynaklarının kısıtlı olması, ulaştırma ve enerji problemleri, bir ada ekonomisi olmasından kaynaklanan en tipik sorunlardır. Bunlardan da önemli bir diğer sorun ise Türkiye haricinde diğer ülkelerce diplomatik olarak tanınmamasından kaynaklanmaktadır.

Türkiye ile kurulan sıkı ekonomik ve siyasi ilişkiler, para birimi olarak TL’nin kullanılması, KKTC ekonomisinin, gerek yapısal olarak, gerekse konjonktür dalgalanmaları itibariyle Türkiye ekonomisinden etkilenmesine yol açmaktadır. Bu çerçevede KKTC hükumetleri, Türkiye ile yaptığı ekonomik işbirliği protokolleri ile yaratılan kaynağı kullanarak bir yandan yapısal sorunlarını çözmeye çalışırken öte yandan da darboğazlarını aşmaya çalışmaktadır.

Son seçimlerin genel seçimler değil, cumhurbaşkanlığı seçimleri olması nedeni ile genel ekonomik gidişat üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu söylemek doğru olmaz. Ancak başbakanın cumhurbaşkanı seçilmesi ile yeni bir hükümet kurulmuş ve bu hükümetin de önceki hükümet gibi dikkatini salgın ile salgın ekonomisi üzerine yoğunlaştırmak durumunda kaldığını söyleyebiliriz.

Hükümetin Türkiye ile imzaladığı son ekonomik işbirliği protokolü ile yaratılacak kaynakları kullanarak yapısal sorunlarını çözme, salgınla daha etkin mücadele etme ve dar boğazlarını aşma gayreti içinde olacaktır. Bu protokolün takviminin doğru takip edilip sıkı bir şekilde gereklerinin yerine getirilmesi ile ekonominin canlanması beklenmektedir. Ekonominin canlanması ile talep yaratan sektörlerinde harekete geçeceğini ve sigorta sektörünün de bu anlamda olumlu etkileneceğini düşünüyorum.”

Değerlendirmelerinin son bölümünü Kıbrıs’ta sigortacılık faaliyetleri ve Türk Sigorta’nın geçmişine ayıran Türk Sigorta Genel Müdürü Engin Arı şunları aktardı:

“ Kıbrıs’ta sigorta faaliyeti 1950 yıllarının başlarında başlamaktadır. İngiliz kolonisi olan Kıbrıs adasının Türk Toplumunda sigortacılıkTürkiye Cumhuriyeti’nde faaliyette bulunan sigorta şirketlerinin acenteleri şeklinde faaliyet gösteren acentelerle başlamış ve yıllarca bu şekilde devam etmiştir.

Grubumuzun ana şirketi Türk Bankası’nın o dönemde kurduğu Güven Sigorta acentesi olan acenteliği bugün şirketimiz Türk Sigorta’nın nüvesini oluşturmuştur. 1995 yılında KKTC’de yerel sigorta şirketlerinin kurulabilmesine imkân veren yasanın geçmesi ile acentelik faaliyeti göstermekte olan bu şirkeler sigorta şirketlerine dönüşür ve kendi acente ağlarını kurarlar.

2010 yılında ise çağdaş normlarda bir sigortacılık yasası yapılmasına duyulan ihtiyaca binaen 60/2010 sayılı Sigorta Hizmetleri (Düzenleme ve Denetim) Yasası geçirilerek yürürlüğe girmiştir. Bu yasa hazırlanırken, büyük ölçüde Türkiye Sigortacılık Kanun’undan ve Türkiye’de bu konunun uzmanlarından yararlanılmıştır.

Bu bağlamda sigorta sektörünün Türkiye’deki sigorta sektörüne kıyasla mevzuat anlamında çok büyük ölçüde benzeşmekte olduğunu söylemek doğru olur. 60/2010 saylı yasaya göre sigortacılık sektörümüzün denetim ve gözetimi ise KKTC Maliye Bakanlığı bünyesindeki Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi’nin sorumluluğuna verilmiştir.” Lha

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın