Durdurun dünyayı

Kıbrıs Gazetesi

Durdurun dünyayı

 

   MİNİ YORUM: Ne Cumhurbaşkanlığı, ne hükümet başkanlığı ve ne de bakanlık… Varsa da, yoksa da sendika başkanlığı… KKTC’de, siyasetçilerin onlara sağladıkları yetkiler ve olanaklar sayesinde yaşamı yönetip yönlendirenlerdirler… Hem de on binlerce oya ihtiyaç duymadan, nisapsız salonlardaki genel kurullarda seçilerek ve de bütçeleri için hükümetin tahsildarlığından yararlanarak…
   * Ölümcül pandemi kasıp kavururken KKTC’den başka sendikal mücadelelerin gündem oluşturduğu bir ülke var mı?! Ben göremiyorum. Ya siz?…
   *  EL SEN, eli değmişken, güneşe rekabet edercesine güpegündüz yanan ve maliyeti faturalarımıza yansıtılan sokak ışıklarıyla ve de geceleri hiç yanmayanlarla da ilgilense bari… Teknecik santralı bacasından biteviye yayılan kanserojen bulutlarını da ihmal etmesin bu arada…
   * Cumhurbaşkanı adaylarımız şimdilik halka karşı en güleç yüzlü insan manzaralarımız… Seçimden sonra bakalım bunlardan hangisi o güleç halini sürdürecek…
   * Ülkede işsizlik tavan yaptı, ama narenciye hasadı için Türkiye’den 1500 işçi getirilecekmiş… E pes yani!.. Dubai olduk vesselâm!..
   * TL faizinin yükseltilmesi dövizin vahşi tırmanışını durduramadı… Azıcık gerilemeyi fırsat sayıp döviz alımına yönelenlerin hücumu bu sonucu doğurdu normal olarak… Artık TL’nin faizini yükseltmek de yarar sağlamıyor ne yazık!..
   * Sterlin 10 TL’nin, Euro 9 TL’nin, Dolar 7 TL’nin üstünde. Normal koşullar olsa tarihimizin turizm patlamasını yaşayacağımız, çarşımızın da Rum tüketicilerin istilasına uğrayacağı kesindi… Enflasyonu fırsata dönüştüremiyor ve döviz patlamasında savruluyoruz… Allah belanı versin Covid 19!..
   * Yakından, yüz yüze  eğitimi bile başaramadık, şimdi bu Korona sürecinde uzaktan eğitime umut bağladık… Allah yardımcımız olsun!..
   * Şaka gibi: Tıpçılarımıza göre, grip ve zatürre aşıları mutlaka yaptırtılmalıymış… Sanki ülkemizde var bu aşılar da, yaptıran yok!..
   * Ta başından beri Türkiye’den su temini projesinin karşısında olanların yerel su kaynaklarımızdan yararlandırılmaları en demokratik haklarıdır…
   * Beyzbol sopasıyla insan döverler… Bizde beyzbol sporu yok, sopaları neden satılır öyleyse? Dayak sporu için mi?!..
   * Putin Trump’tan “birbirimizin içişlerine karışmayalım” teminatı istedi. Düpedüz lafazanlık!..Ülkelerin içişlerine karışmak Rusya’nın da, ABD’nin de fıtratında sökülmez biçimde vardır…
   * Şaka gibi, ama gerçek… Avustralyalı bir grup hukukçu Donald Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.
   * Gidişat ne kadar da kötü… Durdurun şu dünyayı, inecek olanlar hemen insinler…
   * Türkiye kanallarından birinde izledik… Programın avukat katılımcısı iradesi dışında kendisini bu dünyaya getiren annesi ile babasını dava edecekmiş!..
   * Büyük harflerle yazılması gereken: DÜN GEÇMİŞTE KALDI, YARIN MEÇHULDÜR, İÇİNDE BULUNDUĞUN ANI DEĞERLENDİR…
   * Demiş ki; “Söz, eylem değildir, hadi hareketlen” Dostoyevski.
   * Haftanın öğüdü Hazreti Mevlâna’dan: “Sen yola çık, yol kendiliğinden görünür…”
   * Temel arazide eşeğe hep tersten biner… Nedenini sormuşlar “arkadan gelen riskleri görmek için” demiş… “Peki önden gelecek riskler ne olacak?” sorusuna da şu yanıtı verir: “Önden gelen riskleri eşek de görür.”
   Ve dizeler… Yunus Emre’den: “Sular hep aktı geçti / Kurudu vakti geçti / Nice han, nice sultan / Tahtı bıraktı geçti / Dünya bir penceredir / Her gelen baktı geçti…”
  

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın