Denktaş: Bugün yaşadıklarımız dahi, alt yönetim olgusunu güçlendiriyor

Denktaş: Bugün yaşadıklarımız dahi, alt yönetim olgusunu güçlendiriyor

GIYNIK

Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Serdar Denktaş, “Eksik bırakıp, üstüne düşünmediğimiz başka bir olay var; alt yönetim nedir? Bundan kurtulmak ne demektir, bunu anlatmak istiyorum” dedi

“Cumhurbaşkanı adayı olma kararını verirken diğer adaylardan farkınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz?” ve “1974 Barış Harekatı itibariyle Kıbrıs konusunda verilmiş yapılan en büyük hata sizce ne?” soruları üzerine Denktaş şöyle konuştu:

“Farkım şudur ya da budur diye bir söylemde bulunmayacağım… Fark nedir; halk bilir. Bu farkı halk ortaya koyar. Bu nedenle bu 10 dakikayı daha verimli kullanmak adına; 1974’den itibaren yapılan görüşmelerde, şu ya da bu hata yapıldı demek kolay olur. Bunu konjenktürel değerlendirmek gerekir. O tarihte alınan kararların, o tarih için önemi çok daha önemli. Eksik bırakıp, üstüne düşünmediğimiz başka bir olay var; alt yönetim nedir? Bundan kurtulmak ne demektir, bunu anlatmak istiyorum.”

Kıbrıslı Türklerin yaşadığı sorunların en büyük sebebinin ‘alt yönetim’ olgusuna dayandığını ifade eden Denktaş, şöyle devam etti: “Alt yönetim olgusu nasıl başladı? Kıbrıslı Rumların İnsan Hakları Mahkemesi’nde elde ettiği birkaç kararda, Kıbrıslı Türklerin alt yönetim olduğu vurgulandı. Alınan kararlarda, Kıbrıslı Türklerin kendi kararlarını kendilerinin vermediği, kendi iradelerinin olmadığı, Türkiye ne derse onun gerçekleştiği ifade edildi.

O günden beri tüm davalar, Türkiye’ye yönelik açılmakta, Rum tarafı Türkiyeyi muhatap alma çabasında…” Kıbrıslı Rumlar tarafından başlatılan “Kıbrıslı Türklerin iradesi yoktur” propagandasının bir algıya dönüştüğünü söyleyen Denktaş, “Maalesef biraz da kendi girişimlerimiz ve kararlarımızla bu algıyı güçlendirdik. Bugün yaşadıklarımız dahi, alt yönetim olgusunu güçlendiriyor” dedi. Denktaş, “Kendi irademizin kendimize ait olduğunu, Annan Planı Referandumu’nda tescil ettiğimiz self-determinasyon hakkının varlığını, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne devrettiğimiz haklarımız olduğunu; ne Dünya ne de BM ile konuşmadık, hep günü birlik tepkisel politikalar ürettik” şeklinde konuştu.

Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Serdar Denktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “KKTC siyaseten tanınmasa da, birçok BM üyesi devletten daha devlet bir ülkedir. Bu ülkedeki demokrasi, birçok BM üyesi devlet demokrasisinden daha üst seviyededir. KKTC halkı, Kıbrıs’ın kültürel zenginliğine uyum gösteren, yaşayan bir halktır. Bu halk empoze ve telkinlerle hareket etmez.” KKTC’nin Türkiye ile hareket ettiğini çünkü tüm dünyanın, KKTC’yi Türkiye ile hareket etmeye zorlandığını ifade eden Denktaş, “Türkiye ile hareket etmemiz, tarihsel bir güçlü bağın varlığından dolayıdır” dedi.

Hem dünyanın, hem de Kıbrıs’ın güneyinin, Kıbrıslı Türklerin bu adada var olduğunu kabul etmesi ve “Kıbrıslı Türkler olmadan hiçbir adım atamayacaklarını anlamaları için” bazı adımlar atılması gerektiğini belirten Denktaş, “Gerekiyorsa, Rum mahkemelerinden başlayarak, iç hukuka başvurarak, tüm hukuki haklarımızı tespit etmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Seçim sürecinde bir takım olaylar yaşandığını söyleyen Denktaş, “Kendini, devletin temsilcisi olarak ifade eden kişilerin tehditvari ifadeleri” olduğunu belirterek, bu ifadelerin, alt yönetim olgusunu daha da heveslendirmekte ve kırbaçlamakta olduğunu belirtti.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın