Cumhurbaşkanı, Baş Noter değil

Cumhurbaşkanı, Baş Noter değil

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

Sağlık Bakanı Ali Pilli, cumartesi, Başbakan Ersan Saner tarafından görevden alındı.

Sürpriz mi oldu?

Bu satırların yazarı olarak hiç de sürpriz olarak karşılamadım.

Nedeni gayet açık.

Cumartesi günü bu köşedeki yazım, Pilli’nin görevden alınmasına yönelik başlatılan çalışmalarla ilgiliydi.

Yazımın şu bölümünde de değerlendirmem netti:

Parmağımın arkasına hiç saklanmadım.

TIP-İŞ’in, siyasi bir hesaplaşmanın parçası olacağı aklımın kenarından bir geçmez. Ama, TIP-İŞ’in çıkışından siyasi hesaplarla yararlanma isteyenler mutlaka olabilir.

Sağır sultan bile duydu.

Neyi duydu?

Ali Pilli ve ekibinin görevden alınmak istendiğini.

Sendika, Sağlık Bakanı’nı değil, Başbakanı göreve davet ediyor…

Başbakan Saner, sendikanın tepkisini bahane ederek önce Ali Pilli, ardından, bakanlığın önde gelen kadrolarını görevden alma sürecini başlatabilir.

Bir iddiaya göre, bu amaçla medyada algı operasyonu için dün düğmeye de basılmış.”

Ersan Saner yaklaşık bir aydır, kabine ile oynamak istiyordu.

Adına değişiklik de diyebilirsiniz.

Hedefte iki isim vardı, ilk günden beri.

Bir… Resmiye Canaltay’ın kabineye girmesi.

İki… Bu değişiklik için, gitmesi en uygun görülen isim olarak, Sağlık Bakanı Ali Pilli.

Ersan Saner ve koalisyon ortağı partilerin başkanları, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin sahip olduğu yetkileri fazla gören anlayıştandır. Pilli’nin Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’ni sahiplenmesi Saner ve onun gibi düşünenleri memnun etmedi.

Ne derlerse desinler, bu kanaatim değişmez.

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nde sağlık dışı bazı örgütlerin temsilcileri, farklı statüde yer alabilir mi?

Yer alabilir. Tartışılarak bu formüle edilebilir.

Ancak, başka ülkelerde Bilim Kurullarının karşılığı olan Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin başına, sağlıktan olmayan biri Müsteşar yapılarak getirilirse, yanlışların en büyüklerinden biri olur.

Cumhurbaşkanı Tatar’ın Ali Pilli’nin görevden alınmasını memnuniyetle imzalamadığını biliyorum.

Sonuçta kabineye dönük bir tercihti ve Başbakanın isteği karşısında, direnmeden imzayı attı.

  Peki, Sağlık Bakanlığı’ndaki bürokratlar için de aynı kolaylıkla, gerekçe istemeden imzaları atacak mı?

Atmaması gerekir.

Eğer atarsa, Cumhurbaşkanlığı binasındaki KKTC Cumhurbaşkanlığı yazısını indirip, yerine KKTC Baş Noterliği yerleştirsin.

Görevden almalar ve atamalarla ilgili, Cumhurbaşkanı yazılı gerekçe istemelidir. Yıllardır bu görüşü savunurum.

Çeşitli vesilelerle anlattım, cumartesi ve pazar günü.

Pilli’nin görevden alınması öyle bir operasyon oldu ki, KAZANANI YOK…

Belki dolaylı olarak Ali Pilli, duygusal kazanım elde etti. Sosyal medya, artık hangi yönde olursa olsun tepkilerin en hızlı ve en kolay alındığı alandır. Görevden alındığı duyulduğu an Sosyal medyada, Ali Pilli lehine patlama oldu.

Saner’in istifasını isteyecek kadar da ağır eleştiriler.

Bu günde, Pilli sempatizanları ilk kitlesel eylemini yapacak.

Resmiye Canaltay, bakan olduğu için mutlu mu, mutsuz mu, bilemem.

UBP-HP ya da UBP-DP-YDP koalisyon hükümeti kurulurken Bakan olsaydı, eleştiren olsa da daha rahat mutlu olacağına eminim.

UBP’li bazı vekillerin oylarıyla, başarısız Meclis Başkanlığı seçiminin ardından, birikimi olmayan bir Bakanlık görevine getirilmesi, ortaya fazladan izah sorunu çıkardı.

Ali Pilli’ye dokunmadan bu operasyon yapılsaydı, belki de tepki bu boyutta olmazdı.

“ Boş verin, onun bunun ne diyeceğini” diyenler varsa, onlara hiçbir sözüm olmaz.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın