Çarklar küresel salgında nasıl dönecek?

Çarklar küresel salgında nasıl dönecek?

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

Zor dönemlerde hep yardımlaşma ve birliktelik hususlarında dikkatli olunmasını söyleyip durduk. Gelinen noktada, elindeki imkânlar çerçevesinde önlemler almaya çalışan devletimiz var. Beğeniriz veya beğenmeyiz, eleştiri veya yönlendirme yapabiliriz.
Burada bir sıkıntı yok; ama gerçekleri iyice analiz etmeden sadece yıkıcı eleştiri yapan ve bu işin siyasetinden beslenen çok sayıda insanın olduğunu gözlemlemek bu toplumu üzmektedir. Sadece ben diyerek devam etmek çok da kolay olmayacaktır.
Yaşanan süreçte sosyal medya üzerinden insanları ayrıştıran, geren, ötekileştiren ve bir birine düşüren bir kampanya sürdürülüyor. Tabii memnun olmayı hep başkalarından bir şeyler elde etmeye alışan bir düzenin böyle durumlarda pek de farklı hareket etme şansı olmuyor.
Peki, şu an memnun olduğumuz dünyada çarkların doğru döndüğü bir dönemden mi geçiyoruz?
Pandemi döneminin sadece bizde değil tüm dünyada yaşanan bir salgın hastalık olduğunun farkında mıyız?
Peki, saldırdığımız bazı gruplar ve yatırımcılar sayesinde bugüne kadar ekonomi çarklarının döndüğü unuttuk mu?
Bugüne kadar acımasızca eleştirilen turizm ve yükseköğrenim normal seyrine dönmedikçe hiçbir şeyin yapılamayacağını algılamak ve bundan sonraki süreci eldeki imkânlar dâhilinde doğru ve planlı yürütmekten başka çaremizin olmadığını bilmek zorundayız.
Bütün çarkları doğru şekilde çalışan ülkemizde ancak kendi kendimize yetmeye başladığımızın dönemlerden geçiyorduk. Zaten güçlü bir maddi kaynağımızın olmadığının farkında olmalıydık. Fedakârlık dönemi bugünse bugün o fedakârlığın yapılacağını bilmemiz lazım.
Bize düşen görevler nedir?
Halkı telaşlandırmadan ve kışkırtmadan tabii ki doğru, yapıcı ve devletin aldığı tedbirleri eleştiren ve doğruya yönelten söylemler ortaya koyacağız. Ama ötekileştirmeden, hedef göstermeden ve toplumsal dayanışmaya zedelemeden bunları yapmamız gerekiyor.
Her şeyi devletten beklemek de bu dönemlerde doğru bir yaklaşım değildir. Örneğin devlet, vakıflar ve üniversiteler uluslararası öğrenciye yardım ediyor. Peki, eleştiri getirenler insanların öğrenciye kiralık evi varsa bir ay kira ücreti almasa ne olur? Veya bir haftalık market ihtiyacını karşılasa ne olacak?
Bankalar yapabileceğinin en iyisini ortaya koymalı; devlete ve zor durumda insanlara yardımcı olmalıdır. Dayanışmanın ve kâr güdüsünden uzaklaşmanın bir örneğini böylesi dönemde ortaya koymalıdır. Geçen gün Bakanlar Kurulu’nda alınan karar dahilinde faizsiz 6 ay öteleme kararının önem arz ettiğini vurgulamak gerekir.
Herkese sahip çıkmak gerekir…
Kıbrıs’ta 50 bin yabancı iş gücünün farkında olarak hareket etmek gerekir. Gerçekten alınan tedbirlerin içinde onlara yönelik bir açılımın olmadığını üzülerek öğrendik. Bu durumda olan kişilere yönelikte açılım yapılması gerektiğini unutmamak gerekiyor.
Evet, dönem birlikte hareket etme dönemidir. Evde kalarak her şeyin başı sağlık anlayışından taviz vermeden hareket etmek gerekir. Dünkü açıklamalarla gündem sağlıktan ekonomiye doğru yöneldi. Bu noktada dikkatli davranmak sağlık olmadan elde edilecek ekonomik gelirin veya ekonomik mücadelenin hiç şeye hizmet vermeyeceği kavramalıyız.
Birlik ve beraberliğe her dönemden daha fazla ihtiyacımız olduğunu; devlete zarar vermekle bir şey elde edemeyeceğimizi, devletsiz kalan insanların ne halde olduğunu lütfen gözden geçirelim.
Yapıcı, yönlendirici eleştiri elbette ortaya koyacağız; ama birlikteliğe zarar veren devleti yıpratıcı ve insanları ötekileştiren, bireyselleştiren yaklaşımlardan bu dönemde uzak durmak en doğrusu olacaktır.

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın