Ali Baturay yazdı: Birileri gitse de kalsa da sizin derdinize çare bulan var mı?

Ali Baturay yazdı: Birileri gitse de kalsa da sizin derdinize çare bulan var mı?

   ✏️–Haber Kıbrıs —✏️

   Mümkün olsa da birileri çıkıp yukarıdan bu Kıbrıs Türk halkına baksa, “Ne yapıyor bunlar böyle?” diyecek, şaşıracak halimize… Yedik yine birbirimizi… Bir bakan görevden alınmış, bir bakan başka bakanlığa kaydırılmış, bir milletvekili de ilk kez bakan yapılmış diye oynadı yer yerinden…

   Demeç verenler, açıklama yapanlar, sosyal medyada paylaşımda bulunanlar, birbirine verip veriştirenler… Çok mu şaşırdınız? İlk defa mı oldu bunlar? Dünyanın sonu geldi sanki de?

   Biliyorum unutacaksınız birkaç gün sonra, başka şeylerle meşgul olacaksınız… Hayat devam edecek, kızmak, öfkelenmek için başka şeyler bulacaksınız… Zaten sorununuz çok, iş yerinizi, dükkanınızı, mağazanızı yarın açacaksınız da iş yapabilecek misiniz, kirayı nasıl ödeyeceksiniz, borçlarınızı ödeyebilecek, çalışanlarınıza maaş verebilecek misiniz?

  Sen emekçi, evine ekmek götürebilecek misin, çoluğunun çocuğunun karnını doyurabilecek misin? Kim getirecek sofranıza da bir sokum ekmek koyacak, Ali Pilli mi Ersan Saner mi? Siz onlar için kavga ederken, başkaları da bu konuda demeçler verirken sizi kim düşünüyor, sizin borçlarınızı kim ödüyor, önünüzdeki karanlığı kim aydınlığa çeviriyor?

   Ali Pilli olmamış da Ünal Üstel olmuş, bugünkü kötü durumunuzdan daha mı kötü olacaksınız? Ali Pilli kalsa, kabinede değişiklik olmasa durumunuz çok daha iyi mi olacak? Hayır olmayacak, sizin için hiçbir şey değişmeyecek…

   Önceki hükümet zamanı da küçük esnaf ve emekçi felakete doğru gidiyordu, biri dışında tüm kabinenin yerleri değişti, yenileri katıldı da emekçinin cebine para mı girdi? 1500 TL katkıyı bile bin bir eziyetle ödediler size, 1500 TL memleketin en önemli meselesiymiş ya da çok büyük paraymış gibi her iki hükümet zamanı da başka bir şey konuşmadık.

    Geçen hükümet zamanı her tarafı kapattık da işletmelere, yarım ya da urup maaş alan emekçilere mi baktılar, işsiz kalanlara iş mi buldular, birilerinin borcunu mu ödediler? Her iki hükümet zamanı da size “borçlan da öde” demediler mi, halen de size kredi vermeye daha fazla batmanıza neden olmaya çalışmıyorlar mı?

    Borcunuzu ödeyemediğiniz gibi kiranızı da ödeyemediniz, kira borcunuza çare mi buldular? Bakın size, “gel borç verelim de kiranı öde” diyorlar, kira borcunuz için de borçlandıracaklar sizi.

    Onlar işlerine geldiğinde, kendi istediklerini yapmak için yasaları, anayasayı “mücbir sebep” deyip ihlal ediyorlar, takmıyorlar ama banka borçlarınız ve kira borçlarınız için “yasalar var, yasaları aşamayız” diyorlar, çare üretemiyorlar.

    Devlet alacağını alıyor ama sizden, sanki de para kazanıyormuşsunuz, durumunuz çok iyiymiş gibi yükümlülüklerinizi eksik istiyorlar, maliyeye para bırakasınız diye. Siz devletten bekliyorsunuz ama devletten de sizden istiyor, peki geç ödemelerinizde gözünüzün yaşına bakıyorlar mı? Hayır bakmıyorlar, faiziyle alıyor sizden alacağını…

    İşyeriniz kapalı ödemelerinizi yapmakta geciktiniz ama gözünüzün yaşına bakmıyorlar, gecikmeyi affetmiyorlar. Mesela aylardır çalışmayan toplu taşıma araçlarına bir af oldu mu? Hayır, çalışmayan, oturan araçlara yönelik her türlü yükümlülüğü yerine getirmenizi istiyorlar…

    Ali Pilli vardı da bunların hepsi tamam mıydı? Ünal Üstel gelecek de ülke çok daha iyi mi olacak, Resmiye Canaltay kabineye girecek de hepimiz ihya mı olacağız? Hayır hiçbiri olmayacak, yine hayatınız ah ile vah ile gidecek, yine eziyeti siz çekeceksiniz.

   Ali Pilli bakandı da sağlık hizmetleri mükemmel mi oldu, işte bir şekilde sağlık ekiplerinin de özverisiyle taka tuka geldik bugünlere? Halen sağlık personeli eksikliği, yatak yetmeyecek talaşı ile yaşıyoruz, yoğun bakımdan ölüm haberleri geliyor, Covid-19 dışı hastalıklarda da tedavi ve ameliyatlar bekliyor, aksıyor.

    Yaptı Ali Pilli kendince bir şeyler, uğraştı, didindi ama hataları da çok oldu. Ne diğer bakanlardan çok daha başarılıydı ne de çok daha başarısız… Bakın kabineye, geçmiş hükümette de bu hükümette kim diğerlerinden çok fazla sivrildi ki? Kim “vay be” dedirtti size? Eh işte herkes bir şeycikler yapmaya çalıştı kendince ama genel olarak ortaya süper bir sonuç mu çıktı, genel olarak bu ülke çok iyi yerlere mi geldi? Hayır, işte durumumuz ortada… Her gün “maliyenin kasası boş” diye tehdit ediyorlar bizi…

     Kapandık vakaları toparladık, açıldık kafamıza giydik perişan olduk… Kapanınca tabii ki vakaları toparlayacaktık, e yani bir de toparlamasaydık isterseniz? Kapanarak vakaları azaltmak başarıysa başarılısınız da peki “başarı” mı denir buna?

     Kısmi kapanma denediniz, sınırları kapattınız, bazı sektörleri kapattınız ama denetim yapamadığınız için onda bile başarılı olamadınız. İlla ki tam kapanmayla vakaları toparladınız, bütün sektörleri de batırarak ve daha da batacaklar, bunlar daha iyi günlerimiz.

    Ali Pilli görevde kalsa kötü mü olurdu? Hayır, kalabilirdi, bugün nasılsak, yarın da öyle olacaktık, bundan önce olduğu gibi. Görevden alınırken haberi olmalı mıydı? Evet olmalıydı, görevden alındığını medyadan bizim gibi öğrenmesi pek hoş olmadı ama ilk değil bunlar, tarihimizde vardır, geçmişte de olmuştur. Olmamalı ama olmuştur.

    Göreve getiren görevden alır da… Hesabını da kendisi verir… Kurultayda kazanmalarına bir adım kalan Faiz Sucuoğlu ve Hasan Taçoy geri çektirilirken ve kendilerine bakanlık da verilmezken Ali Pilli buna itiraz etti mi, etik buldu muydu bunu? Ya da Oğuzhan Hasipoğlu’na “dışişleri bakanısın” dediklerinde ve o da tebrik kabul etmeye başladığında ansızın Tahsin Ertuğruloğlu’nu bakan olarak gördüğümüzde bunlar çok etik miydi? Geçen hükümet zamanı Girne milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra’yı “bakan yapacağız” diye kandırıp, son gece caydıkları gibi… Zorlu Töre’yi “seni meclis başkanı yapacağız” deyip bin defa kandırmaları ve piyangodan Önder Sennaroğlu çıkması çok mu etik? Ali Pilli, bunları kınamış, bunlara itiraz etmiş miydi acaba? Yoksa “bana dokunmayan yılan bir yaşasın, bana dokununca da gebersin” mi?

     Demek ki siyasette oluyormuş böyle şeyler… Mesela dün Ali Pilli’yi yerden yere vuranlar, bugün işine geliyor diye sahip çıkabiliyor. Perde gerisinde “öldürüyor bizi bu adam” derken, bugün kamuoyuna “ona yanlış yapıldı, o çok iyiydi” diyebiliyorlar. Sanki bunları bilmiyorsunuz?

    Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, UBP Kurultay sürecinde, azınlık hükümeti kurulma sürecinde onca şey yaşandı, onca rezillik oldu canınız sıkılmadı da bir bakan görevden alındı diye mi karaları bağladınız?

     Resmiye Canaltay’ı bakan yapmak için yapılmış bu operasyon, meclis başkanlığındaki yenilginin ardından başbakan böyle bulmuş çareyi. Olabilir de olmayabilir de… Şaşırdınız mı, siyasette bunları ilk defa mı gördünüz? Geriye dönüp bakın bakalım siyasetteki entrika dolu tarihimize, hem de yalnızca UBP’de değil, tüm partilerde oldu bu entrikalar. Operasyon olabilir, böyledir ya da değildir, hepsini de siz seçmediniz mi, sizin seçtiklerinizdir onlar, havadan gelmediler ve ilk seçimde yine seçeceksiniz.

    Hiç kimse için üzülmeyin, ağlamayın, birbirinizi yemeyin, onlar fillerdir siz çimenlersiniz. Onlar sevişse de tepişse de altında kalıp ezilen sizsiniz. Onlar değil masum olan sizsiniz.

    Size hiçbir şey veremeyen, sorundan, kederden, kaostan, onursuz bir yaşamdan başka hiçbir şey vaat etmeyenlere gözyaşı dökmeyin, değmeyen yere gözyaşı döküp gözünüzden olmayın.

    Siz kendi halinize bakın, bu yıkımdan kurtulmak için ülkeyi yönetenleri nasıl yola getireceğinizin çaresini arayın, onlar tepişir, kavga ederken taraf olmak size fayda getirmez, hele birbirinize düşmanca saldırmak hiç lehinize olmaz. Onların istediği de odur, paramparça olasınız da onlardan bir şey isteyemeyesiniz, sizi öyle paramparça daha iyi yönetebilsinler diye…

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Yorum bırakın