Plastikleri hayatımızdan keşke tümüyle atabilsek…

Plastikleri hayatımızdan keşke tümüyle atabilsek…

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   Marketlerin kullandığı plastik poşetlerin tüketiciye parayla satılmasının olumlu çevresel sorunları görüldü mü?.. Evet, görüldü… O poşetlerden kaynaklanan çevresel kirliliğin önüne fazlasıyla geçildi…
   Şimdi ise bu poşetlerin tümüyle yasaklanması gündemde… Plastik poşetlerin hayatımızdan çıkarılmasına ilişkin çevreci ve çağdaş karar elbette ki gerekli; ama gelen tepkiler de haklı ve bu kararın öyle 4 ay sonra uygulanabilir olamayacağının sinyallerini veriyor…
   Kıbrıs Türk Sanayi Odası bu erken kararın 6 fabrikanın kapanmasına neden olacağını açıklarken; diğer plastik türü kaplara çatal ve bıçağa getirilen yasaklamayla restoranların yemek dağıtım servislerinin duracağının bilgileri de alınıyor…
   Bu konuda alternatif çözümler üretilmesine zaman tanınması mantığın öngördüğü seçenektir…
   Bu aşamada benim diyeceğim o ki, keşke plastikleri hayatımızdan tümüyle atabilmemiz mümkün olsa… Çünkü plastik olayı canlıların sağlığı açısından da son derece sakıncalı… Plastikli yaşamla öylesine haşır neşir olunmuştur ki, çevresel kirlenmenin yanında sağlığımızın da büyük risk altında olduğunu göremez olduk…
   Sağlık kuruluş ve örgütlerimizin de güncelleşen bu konuda açıklamalar yapmaları beklenendi; ama olmadı
                                                         ***
   Plastiğin sağlığımıza zararlı dokunuşu içtiğimiz suyla başlar… Plastik ambalajların sadece içtiğimiz suyu değil, tüketmekte olduğumuz gıdaları da olumsuz etkisi altına aldığı yadsınamaz gerçektir…
   Bilimde “polikarbonlar” olarak nitelendirilen plastiklerin temel yapı taşı olan “Bisfenol A” kimyasal maddesi, nice ölümcül tetiklenmenin kaynağıdır.
   “Bisfenol A”, sert plastik şişelerin yanı sıra 1960’lı yıllardan beri metal yiyecek ve içecek kaplarında da kullanılmaktadır. Kaplama zarı olarak…
   “Bisfenol A” etkisinin diyabet, şişmanlık, hipertansiyon ve kalp hastalıklarıyla ilgili kesin belirtileri vardır.
    Bağışıklık sistemi işlevlerini olumsuz etkileyen, beyinde yıkıma ve beyin kimyasal bozukluklarına yol açabilen bu kimyasal madde, kimi durumlarda meme ve prostat kanserlerinin de kaynağı olabiliyor.
                                                      ***
    Adının açıklanmasını istemeyen kimyager okuyucum, özellikle masum bebeklerin plastiğin olumsuz etkilerinden korunabilmesi adına bir dizi tavsiye yazıp gönderdi. Teşekkürlerimle paylaşıyorum:
   “- Bebekler beslenirken mutlaka cam biberon kullanılmalı ve polikarbonat biberonlar hemen çöpe atılmalıdır.
   – Sıcak ve kaynar süt, su ve mamalar plastik şişelere konulmamalıdır. Plastik kaplar mikrodalga fırında asla ısıtılmamalıdır.
   – Metal olsa da, içleri plastikle kaplı kaplarda bulunan mamalar da asla eve sokulmamalı…
   – Yiyecekler polikarbonat kaplarda ısıtılmamalı ve bunlara sıcak yiyecekler konulmamalıdır.
   – Evlerde polikarbonat kap – kacağa asla rağbet edilmemelidir.
   – Epoksi malzeme ile kaplı metal ve diğer kutularda satılan yiyeceklerden mutlaka kaçınılmalıdır.”
                                                           ***
    Araştırmalar sonucunda yayımlanan sağlık raporlarında hemen hemen bütün plastik ürünlerin insan sağlığı üzerinde östrojen etkisi olduğu vurgulanmaktadır.
   Dahası, değişik çalışmalar, teneke kutuları ve bebek maması kutularını içeriden döşeyen plastik zarlardan da sızıntı olabileceğini gösterdi. Bu sızıntılar özellikle bebeklerde oboziteye, ünsilin direncinin bozulmasına ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir.
   Yayımlanan raporlarda plastik etkilerin fetüs, bebek ve küçük çocuklarda beyin, davranış ve prostat bezi üzerindeki zararları konusunda kaygılar dile getirilmektedir.
   Zararlı salgılar, plasentadan geçerek anne karnındaki bebeği bile etkilemektedir. Karaciğer fonksiyonları henüz tamam değilken, bebeklerde nörolojik ve endokrin sistemlerinin gelişmesini de bu maddeler riske sokmaktadır.
                                                                             ***

   Plastik, ucuz bir ham maddedir. Bundan dolayı sanayide çok yaygın biçimde kullanılmakta ve böylece insan yaşamının her alanına ve her evresine girebilmektedir.
   Ölümcül tehlikenin büyüklüğü de işte buradadır… Teknolojinin kötü bir armağanı olarak, plastiklerle tam anlamıyla haşır neşiriz hepimiz…
   Evimize, çevremize ve hatta kullanmakta olduğumuz arabalara ve diğer araçlara şöyle bir göz attığımızda plastik ürünlerin yaşantımızın vazgeçilmez öğesine dönüştüğünü görmekteyiz…
   Hele mutfaklarımızdaki şu plastik araç ve gereçler… Ki onlar doğrudan beslenmemizle ilgilidirler… Dehşet bir manzara!..
                                                                   ***
   Plastikleri hayatımızdan atalım atabildiğimizce… Ama bu çabamızda nereye kadar başarılı olabileceğiz?..
   Orası kuşkulu…
   Çünkü uluslararası teknoloji boyuna plastik ürünler üretip yaşamımıza inatla sokmaktadır.
   Şu anda bu yazıyı sizlerle buluşturabilmek için dokunmakta olduğum bilgisayarımın tuşları bile sert plastik!…  Sizin bu yazıyı okumanızı sağlayan dijital aygıtlar da plastikle donanmış…
   Zararlı ve hatta ölümcül plastiğin sultasına öylesine girmiş durumdayız ki… Dehşet bir şey…
  

AHMET TOLGAY

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz