KKTC Meclisi Kıbrıs konusunda karar almalıdır…

KKTC Meclisi Kıbrıs konusunda karar almalıdır…

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   Hâlâ içimizde Rum tarafının bizim istediğimiz gibi federal bir çözüme razı olacağını düşünen ve ifade edenler olmasını hayretle izliyorum.

   Halbuki Rum kesimindeki durum net…

   Rum lideri Anastasiadis giderayak açıkça “Ada nüfusunun % 18 olan Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Rumları ile eşit derecede yönetime katılmasını, temel konularda belirleyici olmasını kabul etmeyeceğini” vurguluyor.

   Seçileceğine hemen hemen kesin gözü ile bakılan Hristoduludis, EOKA terör örgütünün siyasi devamı olduğu Rum basınında defalarca yazılan ELAM’ı hükümetine alabileceğini açıklıyor.

   Yani Rum tarafında bir seçim olacak da Rum tutumu bizim istediğimiz yönde değişecek diye bir umut söz konusu değildir.

   Peki ama KKTC’deki siyasetçiler, partiler bu durum karşısında ne yapacak?

   Seyirci mi olacağız?

   Rumların haklarımızı gasp etmeyi sürdürmesine “eyvallah” mı diyeceğiz?

   Yoksa Meclisimiz halkımızın bütününe tercüman olarak dünyaya bir ses verecek mi?

   En son 13 yıl önce 24 Şubat 2010’da Meclisimiz Kıbrıs konusunda oy birliği ile bir karar almış ve Rum Meclisi’nin Türkiye’nin garantörlüğünün devam edeceği bir anlaşmaya asla evet denilmeyeceğine dair kararını yanıtlamıştı.

   O günden bu yana derenin altından çok sular akmasına, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda KKTC’nin resmen tanınması çağrısında bulunmasına rağmen Meclisimiz bir türlü Kıbrıs konusundaki tutumunu güncellemedi.

   İnşallah Rum Başkanlık seçimi süreci iyi değerlendirilir, gerçekler görülür, siyasi çıkarların ötesinde halkımızın çıkarları, milli menfaatler ön planda tutulur ve bir an önce bu yönde bir adım atılır.

   Bir ihtiyaç var mı?

   Var, hem de çok…

   Bu arada yeri gelmişken 24 Şubat 2010 tarihli Meclis kararını da köşeme taşımakta fayda görüyorum…

   İşte KKTC Meclisi’nin söz konusu kararının giriş kısmından sonraki bölümü:

   KKTC Meclisi oybirliğiyle;

   1. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Temsilciler Meclisinin 19 Şubat 2010 tarihinde uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan garantiler konusunda aldığı kararı, kapsamlı çözüm müzakerelerinin anlamını ve zeminini ortadan kaldırmayı hedefleyen iyi niyetten yoksun bir girişim olarak değerlendirir;

   2.Kıbrıs Türk tarafının öteden beri devam eden olumlu tutumuna rağmen, Rum tarafının bu kabul edilemez yaklaşımının Kıbrıs’ta hangi tarafın çözüm istediğini bir kez daha açıkça gösterdiğine dikkat çekerek, uluslararası aktörleri bu durumu görmeye davet eder;

   3.Kıbrıs Türk Halkının meşru hak ve çıkarlarının korunacağı adil ve kalıcı bir çözüm anlaşmasına hazır olduğunu yeniden vurgular;

   4.Kıbrıs Türk Halkının seçilmiş temsilcileri olarak Kıbrıs Türk tarafının yapıcı tutumunu sürdürme kararlılığını bir kez daha teyid eder; BM Genel Sekreteri’nin çabalarını destekler;

   5.Garanti ve İttifak Antlaşmaları tahtında, Kıbrıs Türk Halkına bugüne kadar özveriyle destek veren, Ada’da barış ve güvence ortamı sağlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’taki etkin ve fiili garantisinin, Kıbrıs Türk Halkı bakımından adada bulunacak kapsamlı çözüm anlaşmasının hayati ve en temel unsuru olarak gördüğünü vurgulamayı tarihsel bir görev sayar;

   6.Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm müzakereleri sonucu kurulacak olan yeni ortaklık düzeninin ancak, 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmalarının tüm taraflarının katılımıyla ortaya çıkabileceği gerçeğinin hiçbir hal ve şartta değiştirilemeyeceğini ve Kıbrıs Türk tarafının buna asla müsaade etmeyeceğini vurgular;

   7.Gerek garantiler konusunda Kıbrıs Rum tarafınca alınmış olan son kararın, gerekse Rum tarafınca mülkiyet konusu başta olmak üzere AB üyeliğinin istismarıyla yapılan diğer bir çok olumsuz girişimin devam eden müzakerelerin doğasına aykırı olduğuna işaret ederek Kıbrıs Rum tarafını, Kıbrıs Türk Halkının eşitliğine saygılı olmaya ve görüşmeleri sürdürecek gerekli esnekliği göstermeye; görüşme masası dışında süreci zora sokacak bu tür eylemlerden kaçınmaya davet eder,

   8.Rum tarafının kapsamlı çözümü geciktiren ve müzakerelere zarar veren bu olumsuz tutumuna karşın Kıbrıs Türk tarafının tahammülünün yıllarca devam etmesine Kıbrıs Türk Halkının müsaade etmeyeceğini bir kez daha vurgular;

   9.Uluslararası camiayı, Kıbrıs Türk halkına uygulanan ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan kısıtlamaları, BM Genel Sekreteri’nin çağrıları doğrultusunda bir an önce kaldırmaya davet eder.

ÖZER KANLI

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz