Dilekkaya, Kırıkkale, Erdemli ve Yiğitler köylülerinin yol eziyeti son bulur mu acaba?

Dilekkaya, Kırıkkale, Erdemli ve Yiğitler köylülerinin yol eziyeti son bulur mu acaba?

   ✏️–Haber Kıbrıs —✏️

  Her gün insanlar arıyor bizi “şunu da yaz, bunu da yaz” diye…

  Tüm şikâyetleri mümkün olduğunca haber yapıyoruz, köşe yazılarımıza yansıtıyoruz ama bu ülkenin gündemi sürekli değişiyor, bir konuyu bitiremeden yenisi başlıyor.

  Neredeyse gündemleri yetiştirmek zor oldu… Her tarafımız sorun, sorunsuz gün yok ki…

  Arayan ya da bizi sokakta, markette yakalayan bazı vatandaşlar, “Ne yazman bu konuyu?” diye çıkışıyor ama “Ne yazman?” dedikleri konuları defalarca yazdık.

  Yazıyoruz, söylüyoruz, yazmadığımız, konuşmadığımız konu kalmadı.

  Yazdıklarımıza, söylediklerimize ancak da güceniyorlar, sitem ediyorlar ama yapmaları gerekenleri ya yapmıyorlar ya da çok hantal davranıyorlar.

   Bu ülke eziyet ülkesidir, nere dönerseniz eziyet, ne iş yaparsanız eziyet…

   Huzurlu tek günümüz yok ve bu eziyete alışmamız, bu eziyete karşı uygun refleks kazanmamız bekleniyor.

  Yani bu ülkedeki kaosa, sistemsizliğe, karmaşaya bir şekilde alışmamız isteniyor.

  Nereye kadar? Bu eziyete ne kadar dayanacağız? Alışmak istemiyoruz biz bunlara, kaderimiz değil bunlar bizim…  

  Telefonum çaldı geçen gün; Dilekkaya’dan bir vatandaş aradı; “Yahu Ali Bey, eşin Dilekkayalıdır, yani köyümüzün eniştesisin, sen bizim köye gelmiyor musun? O berbat yolu kullanmıyor musun? Ne yazman ama yol sorunumuzu?” dedi.

    Evet, eşim Dilekkayalı ve köye gidiyoruz, o berbat yolu da kullanıyoruz, biz 15 günde bir gidiyoruz köye ve lanet okuyoruz bu sorunu çözmeyenlere… Her gün o yolu kullananların neler çektiğini anlayabiliyorum.

    Ancak biz kurum olarak o yolu defalarca haber yaptık, ben de köşe yazılarımda ele aldım.

    “Kamulaştırmayı halletmeden niye kazdınız da olanı da mahvettiniz?” diye eleştirdim, televizyon programımda da defalarca gündeme getirdim ama bu sorunu çözecek olanların gözleri kör, kulakları sağır sanki. Sorun çözme kabiliyetleri de niyetleri de yok.

    Birçok konudaki sorunlarla ilgili nezaket kuralları ve gazetecilik etik kuralları çerçevesinde haber yapıp, köşe yazısı yazıyor, programlarda konuşuyoruz, yoksa aslında içimden neler söylemek geçiyor bir bilseniz.

    Kalitesiz bir hayat yaşayalım diye her şey müsait bu ülkede… Sorunlar erken çözülemiyor, insanlar çile çekiyor.

    Dilekkaya, Kırıkkale, Erdemli ve Yiğitler köylüleri o yolu kullanıyor ve aylardır çile çekiyor.

    Medyada bu yol konusu defalarca haber yapıldı, köylüler bazı eylemler yaptı, geçen cuma günü de eylem vardı…

    “Yeter artık, aylardan beridir yol mağduruyuz” diye pankartlar açıldı.

    Evet, “yeter artık” da sizi kim duyar, kim ilgilenir, kim ivedilikle bu sorunu çözmek için çaba sarf eder?

    “Köylüleri hiçe sayan, köylülere bedel ödeten, köylülerin vicdanında elbet bedel öder” ifadelerini içeren bir pankart daha vardı.

     Halka bedel ödetenlere, gerçekten halk bedel ödetiyor mu? Halk bunu becerebildi mi?

     Bu konuda şüphelerim var, hatta şüpheden öte, halkın hakkını savunmada yetersiz kaldığına inanıyorum, zaten yönetenler bedel ödeyeceklerine inanmadıkları, halkın onları cezalandıracağını düşünmedikleri için sorunları çözmüyorlar.

     Vatandaşların kendi kendine söylenip bir süre sonra bunları unutacağını düşünüyorlar.

     Cumartesi günkü yol eylemine YDP Milletvekili Talip Atalay da katılıp, köylülere destek vermiş, konuşma yapmış.

     Bu yol sonunu çözecek olan hükümet ortaklarından birisinin milletvekilidir Talip Bey, hatta bu yoldan sorumlu bakanlık olan Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlığı kendi partisindedir, bakan da partisinin başkanıdır.

   Talip Bey’in eyleme destek verip orada olması bir şeyi değiştirmez, köylülerin mağduriyetini gidermez…

   Talip Bey’in bu dört köy halkı için yapacağı en büyük destek ve iyilik, partisinin bakanlığının ya da partisinin de içinde olduğu Bakanlar Kurulunun bu yolla ilgili istimlak yani kamulaştırma sorununu çözmesidir.

   Muhalefet milletvekili değil ki Talip Bey eylemlere katılsın. İktidar milletvekilleri eylem destekçisi değil, sorunların çözülmesi için katkı ya da ne bileyim arkadaşlarına baskı yapar.

   Yol genişletme çalışmaları nedeniyle üç kişi “tarlamdan geçti, hakkım yendi, bedelini isterim” deyip ara emri almış. “Başka hak sahipleri bunu yapmadı, bu üç kişi neden yaptı?” deniyor.

    Evet, başkaları hak talep etmedi ama bunlar istiyor, “Neden böyle yapıyorsun?” diyemeyiz biz onlara. Herkesin kendi malıyla ilgili bir düşüncesi, bir tasarrufu vardır. Şimdi ben ne diyebilirim ki onlara.

   Ancak bu istimlak sorununu çözmeyen, çözemeyen hükümet yetkililerine bir şey, hatta çok şey söylerim.

   Marifet buradadır işte, biraz mesai harcayıp, kararlı davranıp ara emri alan kişilerin hakkını ödeyecek, kamulaştırma yapacaksınız.

    Henüz yağmurlar başlamadan orası berbat, bir de yağmurlar başladığında, kış aylarında o yolu hiç düşünemiyorum, daha da çukurlaşacak, daha da tarlaya dönüşecek.

    Ne bekliyorsunuz, kış gelsin daha kötü mü olsun diye mi?

    Bu hantallığa, bu vurdumduymazlığa, beceriksizliğe daha ne kadar dayanacak bu insanlar?

    Yine sorun çözülmezse eylem Lefkoşa’ya taşınacakmış, taşınsın tabii ki. Ancak cumartesi günkü eyleme katılım bana göre yeterli değildi, daha kalabalık ve daha kararlı olunmalı.

    Öyle şikâyet edip de kendi partililerini incitmek istemezseniz, mülayim davranırsanız bu sorunu çözemezsiniz.

   Biz haber yapsak da yazı yazsak da konuşsak da bu sorun çözülmez, siz dişlerinizi göstereceksiniz onlara, ne kadar mağdur ve öfkeli olduğunu görecekler, hissedecekler.

   Öyle iktidar milletvekillerinin de sözde destek veriyormuş gibi yanınıza gelip şov yapmasına izin vermeyin, onlar sorun çözmelidir, eyleme gelip destek vermeleri bir şeyi değiştirmez.

   “Kamulaştırma zor iştir” demesinler, onlar iktidara gelirken tüm sorunları çözme iddiasındaydılar, Süpermen edasıyla gelip bissi kedi olmasınlar, onlar da bize mağdurları oynamasınlar.

    Övündüklerinde bir harmanlık yer isterler, hade bakalım lâf cambazlığı da bir yere kadar, gelin de bu sorunu çözün. Sakın ola da yağmurların gelmesini beklemeyin, mağduriyet iki katına çıkacak. Umarım daha da çukurlaşmış, çamur deryasına dönüşmüş halinin haberini de yapmayız bu yolun…

 

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz