Devlet sözünü tutamıyorsa

Devlet sözünü tutamıyorsa

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   Birden fazla tarafı olan anlaşmalarda, sözleşmenin devamı da zamansız sonlanması da tarafların sözleşmeye uyumuyla alakalı, uyumuyla bağlantılıdır.
   Makul ya da olağanüstü koşullar nedeniyle sözleşme koşullarına uyumda sorun yaşanırsa, sorun anlaşılırdır.
   Özellikle olağanüstü bir gelişme olmadan, koşullar yerine getirilemezse, ortada ‘SÖZÜNÜ TUTAMAYAN var demektir.
   Bir zamanlar, güçlü, güvenilir insanlar için HÜKÜMET GİBİ ADAM tanımlaması kullanılırdı.
   Bazen DEVLET GİBİ ADAM, tanımlaması da kullanılırdı.
   Bu tanımlamaları şimdi yapmak mümkün değil.
   Daha geniş tanımlama kapsamıyla DEVLET GÜVENİLİRLİĞİNİ HER BAKIMDAN YİTİRMİŞTİR.
   Devlete hizmet verenler paralarını alamıyor.
   DEVLET SÖZÜNÜ TUTAMIYOR.
   En son örnek Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yaşanan güvenlik sorunu.
   KKTC’nin sağlık yükünün çoğunluğu sırtlayan Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde taşeron şirkette çalışan güvenlik görevlileri, şirketin Maliye’den talep ettikleri ödemeyi alamaması gerekçesiyle önceki gün işlerinden durduruldu.
   Güvenlik işçilerinin durdurulması hastanede güvenlik boşluğu yarattı.
   Devlet Hastanesi’nde güvenlik elemanlarının varlığı önemli mi?
   İnsan ilişkilerinde sorunların barışçıl yöntemler çözüldüğü ülkelerde, ekstradan güvenlik önlemlerine gereksinim yoktur.
   Ancak son zamanlarda parçası olduğumuz coğrafyada, sağlık çalışanları, doktorlar hedef alınıyor.
   Türkiye’de görevi başında öldürülen doktorlar var.
   En içten arzumuz biz de benzer olayların yaşanmamasıdır.
   Tıp camiasının popüler isimlerden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gülgün Vaiz 2007 yılında görev başındayken ölümden kıl payı nasıl kurtulduğunu sosyal medya hesabında paylaştı.
   “O gün devlet hastanesinde kardiyoloji nöbetçisiydim. Futbol oynarken 45 yaşında erkek hastanın aniden kötüleştiği haberiyle acile koştuk. Kalp krizine bağlı olarak hastanın kalbi durmuştu. Tüm ekip saatlerce kalp-akciğer masajı yaptık.
   Kalp biraz çalışır gibi olunca 2. katta yoğun bakıma aldık. Saatlerce uğraşımız ne yazık ki olumsuz sonuçlandı.
   Kendimi toparlayıp dışarı çıktım. Yakınlarını arıyordum. 18-20 yaşlarında genç bir çocuk yanıma çılgınca bağırarak geldi. Ben daha bir şey demeden ‘Öldü değil mi?’ diye çığlıklar atmaya başladı. Belli ki cinnet geçiriyordu.
   En yakındaki cam pencereye yumruk attı. Cam kırıldı. Kopan cam parçasını aldı. Üzerime doğru çok seri bir hamle yaptı. Ben donmuş bakarken yan taraftan genç bir adam çok hızlı kolunu kıvırdı. Genç çocuğu yere yatırdı, sakinleştirdi.
   Olaydan sonra beni kurtaran kişinin Türk subayı olduğunu öğrendim. Bu olaydan sonra devlet hastanesine güvenlik alındı.”
   Devlet sözünü tutamadığı zaman, olumsuz yan etkileri bir silsile ile her tarafa yayılır.
   Hastanede güvenlikle ilgili yaşanan sorun bir örnek.

   Devletle iş yapanlar, sıra ödemeye geldiğinde, bin pişman oluyor.
   Çünkü parasını zar zor alabiliyor.

KIBRIS BAŞYAZI

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz