Devlet, vatandaşın alkış tutacağı icraatlarla yüceltilir

Devlet, vatandaşın alkış tutacağı icraatlarla yüceltilir

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   Bu ülkede yakıt krizi ne zaman bitti de, şimdi de bitecek? Hele son birkaç yıldan bu yana kriz öyle bir boyuta ulaştı ki, sonucun ne olacağı meçhul. Sonucu tahmin edebilmek, kestirmek mümkün değil! Çünkü KIB-TEK dendi mi, artık insanların kafasında çeşitli soru işaretleri beliriyor. Örneğin genelde 1 Ağustos’un ne anlama geldiğini bilmeyen çocuklar, gençler, KIB-TEK dendi mi, Elektrik Kurumu olduğunu ikiletmeden söylüyorlar. Gündemden düşmediği için, elektriklerin sık sık kesildiği için, faturaların her geçen gün daha da ağırlaştığı için! Ders yaparken, aniden karanlık çöktüğü için!

   ‘Yakıt iki günlük kaldı’, ‘Üç günlük kaldı’, ‘Ne yapacak, ne edeceğiz’ diye feveran ediyor, milleti de krize sokuyorlar. Vatandaşın çektiği çile yetmiyormuş gibi! Hangi ülke böyle bir krizle her birkaç günde bir boğuşuyor, bilemiyoruz. Hangi ülkenin insanları enerji krizinden kaynaklanan sorunları kendisine dert eder, onu da bilemiyoruz. Memleket ipini koparan boğa örneği bir yerlere doğru savrulup gidiyor. Meçhule giden bir gemi gibi!

   İhalesiz alımlar yakıt krizini daha da tetikledi. Vurgunlardan cep dolduranlar, vatandaşın haline kıs kıs gülerken, fırsatçılar da “madem ki bu ülkede denetim diye bir şey yok, dilediğim fiyata satarım” düşüncesiyle hareket etmeyi hak kabul etti. Niye kabul etmesin; madem ki hesap soran yok, denetleyen yok, herkes kafasına estiği gibi davranıyor. Bahane mi, hemen hazır: Döviz yükseldi de onun için bu fiyata vermek zorunda kalıyoruz… Yahu kardeşim, Allah’ın molohiyasının dövizle ne alakası vardır? Dün bir arkadaş fiyatlardan dert yanarken, bir bağcık molohiyanın 62 TL olduğunu söyleyince aklıma geldi.

   Kıbrıslıların sevdiği yemeklerden biri de molohiya. Gündüz sıcağından bunalan konu komşu, akşam serininde kapıların önüne çıkar, hem sohbet eder hem de molohiya ayıklarlar. Ancak şimdiki fiyatıyla alınmaz olurken, kapı önlerindeki işbirliği ve yardımlaşma örnekleri de tarihe karışacak gibi! Hani evlenecek olan gencin evini yapmasında bir zamanlar imece usulü vardı ya, onun gibi bir şey!

   Bir devletimiz var olmasına var da, o devletin nimetlerinden vatandaşın adil paylaşım hakkı da vardır. Bunun için devlet otoritesinin her zaman ve her yerde kendini hissettirmesi lazım. Fahiş kârlara, fırsatçılığa prim verilmemesi, göz yumulmaması lazım… Göz yummak halka karşı saygısızlıktır, haksızlıktır. Pandemi sürecinde yalnız bizde değil, çok ülkede fiyatlar yerinden oynadı. Ekonomiler daralırken, fırsat düşkünleri de at oynatır oldu. Ancak halkın şikâyeti üzerine, Türkiye dahil, birçok ülkede denetim mekanizmaları çalıştırıldı ve caydırıcı cezalar getirildi. Fırsatçılar daha ileri gidebilme cesareti gösteremedi.

   Peki; avuç içi kadar bir ülkedeyiz, İstanbul’un bir semti kadar bile değiliz. İstedikten sonra bu ülkede kayıt dışılığın, kaçak işgücünün ve de keyfi-fahiş fiyatların önüne geçilemez mi? Devlet ciddiyeti varsa, geçilebilir. Yoksa ve yapanın yanına kâr kalıyorsa ipin ucu kaçar ve devlet de yara alır. Bu dediklerimizi yapabilecek, başarabilecek otoriter siyasilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Devlet lafta değil, vatandaşın takdir edeceği, alkış tutacağı icraatlarla yüceltilir.

                                                                                      ***

Sivri Mehmet, Lefkoşa’da; Amcazade de

Yuvacık’ta son yolculuklarına uğurlandılar

   Aslen Baf’ın Marona (Uluçamlı) köyünden olan Mehmet Atom, namı diğer ‘Sivri Mehmet’, dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Eşi Mukaddes Atom daha önce yaşama veda etmişti.

   Evlatları Hasan Atom (merhum), Aylan Atom (merhume), Ayhan-Canan Atom, Atun-Behiye Atom, Aydın-Emine Atom, Atay-Halide Atom, Aygül-Göksel Onurlu, Aynur-Özkan Derya, torunları Ejmel, Eral, Şansel, Mehmet Atom, Faizer Özkasap, İsmet Akçın, Mukaddes Atom Bozkanlı, Mukaddes, Salih, Ayhan Atom, Hüseyin ve Mehmet Onurlu, Mehmet ve Behiç Derya, torun çocukları Elisa-Tayra Atom, Ayhan-Ayla Atom, Orçun-Özde Atom, Niyazi-Mine Akçın, Rüzgar Bozkanlı ve Göksel-Taner Onurlu, 1921 doğumlu bir çınar olan Mehmet Atom’un yokluğunu unutamayacaklarını ve her zaman kalplerinde yaşatacaklarını ifade ettiler, ‘Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun’ dediler.

   Yine Baf’ın Dağaşan (Vretça) köyünden olup, Güzelyurt bölgesinde yaşayan, Amcazade ailesinin kıymetli büyüğü, herkes tarafından sevilen iyi insan Behiç Amcazade’nin önceki gün Yuvacık’ta sonsuzluğa uğurlandığı tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Sevgili eşi Kübra hanım, oğulları Mustafa, Güner, Yüksel, Önsel ve Muharrem Amcazade, kızı Ruhsan Bayramlar, damadı Olgun Bayramlar, gelinleri Ayla ve Emine Amcazade, torunları Kübra, Erdoğan ve Ali Dinçkol, Anıl Tanyel, Artun ve Deniz Amcazade, yardımcısı Güllü hanım, acısını ömür boyu unutamayacaklarını belirttiler, “O kıymetli babamız, canımız dedemizdi. Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” ifadelerini kullandılar.

AKAY CEMAL

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz