Güncel çeşitleme

Güncel çeşitleme

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   HELEN YÖNETİMİNDE TÜRK OLMAK: TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasının 99’ncu yıl dönümü nedeniyle yayınladığı mesajda Batı Trakya Türklerinin dramına da değindi.. Başkan Erdoğan, “Yunanistan tarafından Türk azınlığın hakları başta olmak üzere Antlaşma’da kayıtlı şartlar yok sayılmakta veya bilinçli bir şekilde aşındırılmaktadır” dedi…
   İmza attığı ahitlere uymamak Yunan ve Rum fıtratının gereğidir… Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin kurucu ortaklığına da imza attılar, ama aradan 3 yıl geçmeden Cumhuriyetten kovdukları Türklere soykırım uyguladılar… Uluslararası ahitlerin Türklerle ilgili bölümlerinin çiğnenmesine de dünya hep seyirci kalmaktadır…
   Olayın asıl vurgulanması gereken güncel yanı, Kıbrıs Türklerinin içinde “Birleşik Kıbrıs” martavalıyla Rum Yönetimi’ne yama olmaya can atanların olması. “Türk” bilincinden sıyrılan bu kişiler, “Kıbrıslı” bilincini ön plana almaya başladılar… İşte Helen yönetiminde yaşama mahkûmiyetini çekmekte olan Batı Trakya Türklerinin durumu… Kıbrıslı Türkler olarak başımıza gelenleri unutanların, Batı Trakya dramından ders almaları tabii ki olanaksızdır…
                              ***             

   ENFLASYON CANAVARI HERKESİN KÂBUSU: Bu ülkede savaşmak zorunda kalınan enflasyon canavarı, herkes için aynı canavardır… Herkesin ortak kâbusu… Dar gelirlinin karşısındaki minik bir canavar, üst gelir düzeyindekilerin karşısındaki büyük bir canavar mı sanki?.. Değildir…
   Gelin görün ki, asgari ücrete uygulanan zam artışı her seferinde gerçek ve resmi hayat pahalılığı oranının altında olmakta ve dar gelirliler o canavarla savaşmakta aciz bırakılmaktadırlar…
   Bu arada tabii ki asgari ücret olgusunu sömüren işverenlerin de bulunduğu gerçeği inkâr edilemez…
   Asgari ücret aslında niteliksiz düz işçilere ödenmesi öngörülen ücrettir… Gelgelelim nitelikli olan çalışanlarına da aynı ücreti ödemekte ısrarla berdevam olanlar vardır… Oysa hiçbir işveren çalışanlarını ille de asgari ücretle ödemekle yükümlü değildir… Yasa ile getirilen zorunluluk, esasında asgari ücret altında işçi çalıştırılmayacağına dairdir… Tüm dünyanın çalışma hayatındaki asgari ücret kuralını biz kendi anlayışımıza göre uyarladık vesselam…

   Söz emeğe gelmişken ülkemizin o utanç tablosuna da mutlaka değinmek gerekir… Nasıl değinilmesin ki?.. Asıl fecaat durum, sayısı gittikçe kabarmakta olan kaçak işgücünün asgari ücretin de altında ve sigortasız – güvencesiz çalıştırılmakta olmasıdır… Bu bağlamda ülkemizde resmen herkesin gözü önünde o acımasız kölelik sistemi oluşturuldu…
   Maaş ve gelir dağılımı dengesizliklerini eleştiren herkesin, özellikle de sendikacıların işte bu acı gerçek üzerinde durmaları ve acil önlem düşünmeleri gerekmektedir… Hatta, yasal çerçevede çalışanlar, maaşlarını yasal zeminde alanlar da bunun üzerinde duyarlılıkla durmalıdırlar… Çünkü kölelik sisteminin sosyal sigortalara yatırmadığı primler, diğer çalışanların geleceklerini ve sosyal özlük haklarını da tehlikeye düşürmektedir…
   Baksanıza, Sosyal Sigortalar’da çalan tehlike çanları herkesin kulaklarını çınlatmaktadır… Kayıt dışı ekonominin ve iş yaşamının ağır darbelerine bu kurum daha ne kadar dayanacak sanırsınız?.. Elzem önlemler alınmaz ve kayıt dışı ekonomi ile kaçak işgücü üzerine gidilmezse sosyal güvenlik sisteminin kökten çökmesi kaçınılmazdır ve yakındır…

   Yine de son tahlilde söylemek zorunda olduğumuzdur: Korkunç enflasyonu durduracak önlemlerin mutlaka alınması ivedilik taşır… Sabit maaşlara yapılacak hiçbir zam gemi azıya alan bu pahalılıkla başa çıkamaz…
   İşte bu amanız krizde hükümetin kaçınılmaz temel görevi ne yapıp edip zincirinden boşanan fiyatları denetim altına almak olmalı… Yoksa hayat pahalılığı adına ödenen rakamlara nanik çeken piyasadaki bu skandallar zinciri sürüp gider…
   Ha, nereye kadar mı?.. Piyasadaki acımasız zamları uygulayanlar dahil, açlıkla oyun olmayacağını herkesin anlayacağı o eşref saate kadar… Aman ha, kuzuların sessizliğine kimse kanmasın!..
                              ***
   KOVİD GİTMEMİŞTİ Kİ ŞİMDİ GERİ GELSİN: Birçok ülke gibi bizim ülke de Kovid bitmeden hemen gevşemenin ağır bedelini ödüyor… Oysa Dünya Sağlık Örgütü uyarmıştı tedbirin elden asla bırakılmaması gerektiği konusunda… Ülkemizin gündeminde halen yüzlerce vaka var kayda geçen… Ve 3 de ölüm… Uzmanlar, önümüzdeki günlerin daha da ciddi ve riskli olacağı konusunda açıklamalar yapıyorlar… Kulak verelim onlara… Açıklamaların gereklerini yapmazsak, vakalarda rekor kırdığımız bu çürük ortamda halimiz dumandır… Sağlık mottomuz: MASKE-HİJYEN-SOSYAL MESAFE-HATIRLATMA AŞISI…
                                     ***
   APARTMANLAR ORMANINDAKİ ORMAN YASALARI: İçişleri Bakanımız Ziya Öztürkler, kim ne derse desin ülkenin huzurunu bozanlara ve olaylara karşı mücadelesini sürdüreceğine dair açıklamalar yapıyor… En büyük huzursuzluk kaynağı apartmanlar sorunsalına kayıtsız kalamaz öyleyse… Ülkemiz bir apartman ormanına dönüştü… Bu orman, içinde barındırdığı kozmopolit nüfusla birlikte gittikçe büyüyor… Ama halâ çağdaş bir apartman yasamız yok… Ve ülke çapında yayılan bu apartman ormanında maalesef orman yasaları uygulanıyor… Hem de bu çağda… Huzursuzluk kaynağı olayların yanı sıra, Devlet’in en büyük gelir kayıplarından biri de apartmanlar ormanındaki sözleşmesiz ya da naylon sözleşmeli kiralar…

AHMET TOLGAY

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz