“Bizim heykelini dikeceğimiz bir savaşçımız olmadı mı?”

“Bizim heykelini dikeceğimiz bir savaşçımız olmadı mı?”

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   Dünkü “TMT’nin kahramanlarını sıralar mısınız?” başlıklı yazımı sabahın erken saatlerinden başlayarak gün boyu dönüşümler aldım.

   Görüşlerini aktaranlar, siyasal görüşleri bakımında hemen hemen tüm görüşlerden insanlarımızdı.

   Bir teki bile “yazdıkların, yaklaşımların yanlıştır” demedi.

   Okumayanlar için yazının özünü yansıtan şu bölümü aktarayım:

“… Yunanistan’dan gelen Kıbrıslı Rum General Grivas’ın dışında EOKA’nın örgütlenmesinde kritik görevlerde gencecik Kıbrıslı Rumlar yer aldı.

   Onlardan ölenler ise EOKA Kahramanı olarak kabul edildi. Heykelleri dikildi. Her yıl devlet töreniyle anılıyorlar.

   EOKA Kahramanlarını Kıbrıslı Rumlar yanında pek çok Kıbrıslı Türk de biliyor?

   Sıra TMT’nin kahramanlarına gelince, ortak kabul gören ve devlet töreniyle anılan bir tek TMT kahramanı yoktur.

   Neden?

   Nedeni gayet açık.

   EOKA’yı Kıbrıslı Rumlar yönetirken, TMT’yi Kıbrıslı Türkler yönetmedi.”

***

   Gelen görüşler içinde Raif İlkman’ın görüşlerini paylaşmak istiyorum:

    “O dönemin koşullarında herkes kendince Kıbrıs Türkünün adada var olabilmesi için elinden geleni yaptı.

   Bazıları ise elinden gelenin fazlasını yaptı.

   Bunu yapanlar biliniyor fakat bu insanlar onore edilmek şunda dursun bir de “cani, katil” gibi lanse edilmeye çalışıldı ya da onların ismi birazcık telaffuz edilse “herkes hizmet verdi, kimseyi öne çıkarmayın” gibi hafif kompleks kokan söylemler geliştirildi.

   Oysa bu büyük mücadele sadece iki değerli siyasi liderimizle verilmedi. Bunları yazarken şunu da belirtmek isterim, bu mücadeleyi verenler karşılık beklemeden bunu yaptı ama Rum direnişçilerinin heykelleri şehrin göbeğine dikilir ve bizim çocuklarımız bunu görürken akıllarına şu soru gelmez mi?

   Bizim heykelini dikeceğimiz bir savaşçımız olmadı mı?

   Tabii ki oldu.

   Neyse konu heykel dikilmesi değil bu mesajım umarım böyle değerlendirilmez.

   Konu bu insanlara gösterilmesi gereken saygıdır ve bunu sağ-sol ayırt etmeden, dünya görüşleri ne olursa olsun her Kıbrıslı Türk yapmalıdır.

   Medya mensupları da on yıllarca bu insanların yaptıklarını görmezden gelerek yeni nesillere gerekli bilgi aktarımını yapmamıştır.

   Bu vesileyle TMT’ye hizmet etmiş herkese teşekkür ederim.

   Kıbrıs Türkünün adada var olabilmesi için hayatını feda edenleri saygıyla anarım…”

***

   Raif İlkman’ın yazdıkları ciddi bir duyarlılık içeriğine sahip.

   Altına iznini alır imzamı atarım.

   Mesele elbette heykel meselesi değildir.

   Rumlar, en sağdan en sola kadar EOKA’yı sahiplenir.

   Farklılıkları EOKA B’dedir.

   Hatta Rumların büyük çoğunluğu EOKA’yı sömürge yönetimine karşı mücadele eden bir örgüt, EOKA’cıları da bağımsızlık savaşçısı olarak ifade ediyor.

   Bizde ise bir grup insan, çok ciddi bir kolaycılıkla “Faşist TMT örgütü” diyerek, TMT’ye üye olmuş, yakın aile bireylerimiz dâhil toplumun geniş kesimi faşist ilan edilebiliyor.

   Böylece üç kelimeyle TMT mahkûm edilince, TMT’yi sağlıklı sorgulama şansımız ortadan kaldırılıyor.

TMT’yi önyargısız konuşmalıyız.

HASAN HASTÜRER

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz