İhalesiz yakıt alımı ve halkı çarpan elektrik faturaları

İhalesiz yakıt alımı ve halkı çarpan elektrik faturaları

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   KIB-TEK’in elektrik üretimi için kullandığı yakıtın, 6 ay için ihalesiz bir şekilde alınması için, hükümet tarafından yasa gücünde kararname ile gerçekleştirmek istenmesi kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
   Bu bağlamda ana muhalefet partisi CTP, hükümetin yasa gücünde kararname ile ihalesiz yakıt alımlarını 2 kez Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştır. Bakalım mahkeme bu konuda nasıl bir karar üretecektir.
   Hükümet kaynaklarından yapılan açıklamalardan öğrendiğimize göre, son olarak ihalesiz alınan akaryakıttaki,  ton başına akaryakıt taşıma bedeli, ihale ile alınan döneme göre 2 katından fazla bir bedelle gerçekleşti.
   Daha önceki ihalesiz alımdaki ton başına akaryakıt taşıma bedeli de, ihale ile alınan dönemdeki taşıma bedelinden yaklaşık 5 kat daha fazla bir bedele alınmıştı. Yani geçen defaki ihalesiz alımdaki yöntemde bile, son ihalesiz alımdaki ton başına taşıma ücreti olarak 2 kat fazla bedel ödenmiş durumda.
   Bunun yanında, yakıt alım fiyatlarında da, ihale yapılan döneme göre, ihalesiz, doğrudan alım yapılan dönemde, daha yüksek bedeller ödendiği bilinmektedir. Kısacası, Elektrik Kurumu zarar etmeye devam ediyor böylece.
   Uzmanlar, şu ana kadar, KIB-TEK’in ihalesiz yakıt (fuel oil) alımı ile yaklaşık 140 milyon TL zarara uğradığını belirtiyorlar. İhalesiz alımların devam edeceği ve bu zararın büyüyeceği de aşikar.
   Buradaki esas üzerinde durulması gereken husus, yakıt stoklarını kontrol edip, zamanında ihaleye çıkılmamasıdır. Bu konudaki plansızlık ve öngörüsüzlük hatası affedilir gibi değil.
   Öte yandan, bazı ihalesiz alımların bakanlar kurulu kararı olmaksızın yapıldığı, Bakanlar Kurulu kararlarının alım yapıldıktan sonra geriye dönük olarak düzenlendiği iddiaları da bulunuyor. Eğer bu iddia doğru ise, bunun açıklamasını hükümet yetkilileri nasıl yapacak merak ediyorum doğrusu.
   Başka bir konu da, hükümet ortağı DP’nin başkanı, Bakanlar Kurulu’nda ihalesiz yakıt alımlarına onay verirken, DP’nin diğer 2 milletvekilinin ihalesiz yakıt alımlarına karşı olduklarını açıklamaları da başka bir şaşırtıcı durumdur. Bakalım bu karşı çıkış sadece sözde mi kalacaktır.
   KIB-TEK’teki bir başka gider kalemi de, Güney Kıbrıs’tan alınan elektrik için ödenmesi gereken yaklaşık 80 milyon TL’dir. Kurum kötü yönetildiği, zamanında düzenli yakıt alınmadığı ve üretim santrallerine bakım yapılmadığı için, ülke elektriksiz kaldığı zamanlarda Güney’den elektrik alınmasına mecbur kalınmıştı. Halbuki Kurum, iyi yönetilse, bu gider oluşmayacaktı.
   Kamuoyunun esas ilgilendiği husus, ihalesiz alımlarla oluşan fiyat artışlarının kuruma ek maliyet ile zarar getirmesi ve bunun neticede halka ve ekonomiye zam olarak yansımasıdır. Ayrıca, ihalesiz alımlarda bir rant oluşup, oluşmadığı iddiası da, kamuoyunda tartışılmakta ve sorgulanmaktadır.
   İhalesiz yakıt alımı ile ilgili olarak alınan yakıtın analiz sonuçları mutlaka açıklanmalıdır. Zira, geçtiğimiz günlerde Teknecik Santrali’nden çıkan kara dumanlar endişe yaratmış ve gelen yakıtın kalitesiz ve kirli olduğu tüm ülkede tartışılıp, eleştiri konusu olmuştu. Özellikle bölge halkının, yıllardır süren, santralden çıkan dumanların sağlık açısından zararlı olduğu eleştirileri ve şüpheleri, yeniden artmış durumdadır.
   İhalesiz yakıt, geçtiğimiz günlerde Teknecik Limanı’na uygun olmayan bir gemi ile taşınmış ve taşıma sırasında yakıt sızıntısı veya başka sorunlar oluşabilir endişesi yaşanmıştı.
   Neyse ki, bu taşımada herhangi bir sorun yaşanmadı. Umarım, bundan sonraki taşıma ve yakıt ikmallerinde benzer riskler yaşanmaz ve ikmale uygun gemi kullanılır.
   Öte yandan, KIB-TEK, geçtiğimiz günlerde akaryakıt temini maksadıyla 100 milyon TL tutarında yeni bir borçlanmaya gitme kararı almıştır. Kurumun borç yükü günden güne artmakta ve sürdürülemez bir noktaya gelmektedir. Ayrıca, akaryakıt alımları için, kurumun borçlanması ile birlikte, devlet bütçesinden de kaynak aktarılmıştır.
   KIB-TEK 3 yıldan beri kötü yönetildiği için, hem zarar büyümüş, hem de AKSA’ya olan borç 1,2 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu bağlamda, alınan kararla KIB-TEK’in AKSA’ya borcu devlet borcu haline getirilmiş, yarısı ekonomik protokoldeki öngörülen nakit kaynaklardan, diğer yarısı da AKSA’ya vadeli bono ihracı yapılarak yani borçlanılarak, ödeme yapılmıştır.
   Böylece, hem ülke ekonomisine katkı yapacak bir kaynak ekonomiye dahil olmamış, devlet borcu artmış, hem de elektrik fiyatları arttığı için, halk ve üretim ile hizmet sektörleri de mağdur olmuştur.
   Bu arada, temmuz ayı elektrik faturaları gelmeye başladı ve faturaları gören halk, cereyan çarpmışa döndü. Tüketim miktarları sıcaklardan dolayı bir miktar artsa bile, temmuz ayında yapılan zamdan dolayı, eski faturalara göre oldukça yüksek artışlar oldu. 2-4 bin TL arası fatura gelen çok sayıda ev var. İşyerleri faturaları daha da uçmuş. İnsanımız bu elektrik faturalarını nasıl ödeyecek? Asgari ücret ve maaş artışları, elektrik, akaryakıt mal ve hizmet zamları ile eriyecek gibi görünüyor.

   Son söz olarak da şunu söyleyeyim; KIB-TEK’teki itham ve iddiaların ortaya çıkması ve kurumun daha iyi yönetilebilmesi için, hazırlanan araştırma raporu da mutlaka açıklanmalıdır.

ÖDÜL MUHTAROĞLU

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz