İdealist ve kahraman mücahit tipleri

İdealist ve kahraman mücahit tipleri

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

   İsmail Bozkurt 1940 yılında, Larnaka’nın bir köyünde doğar.

   Mücahitlik yılları 1963-1974 yıllara arasındaki evreyi kapsar. Romanlarında işlediği mücadele konuları ve mücahit tipleri bu dönemden gelirken, siyasetle ilgili sahneler 1970’te atıldığı ve 1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan sonra devam ettirdiği aktif politika yaşanmışlıklarından kaynaklanır.

   O, Kıbrıs Türk toplumunun var oluş mücadelesini, ada üzerindeki yaşanmışlıklarını gelecek kuşaklara aktarıp bellek tazelemeyi kendine görev edinmiştir:

   “Kıbrıs Türkleri çok acı çekti ve maalesef yaşananlar edebiyata tam olarak yansıyıp toplum belleğine kazınamadı. Bunu ben kendime görev olarak kabul ettim… Ve tabii ki her yazılan, geleceğe bırakılan bir belgedir.”
   Eski kültürümüzde aydın tiplerinden söz edilirken “seyf-ü kalem sahipleri” tabiri kullanılır. “Seyf” ile kastedilen askerler, devlet ileri gelenleri, “kalem” ise şair-yazar takımıdır.

   İsmail Bozkurt da Kıbrıs Türk toplumuna hem askerlik-devlet görevi, hem de yazarlık ve araştırmacılıkla hizmet eden bir XXI. yüzyıl “seyf-ü kalemi”dir.
   Rene Wellek Edebiyat Biliminin Temelleri’nde, romanın her ne olursa olsun özel bir maksatla hayattan seçilmiş bir parça olduğunu söyledikten sonra: “Sosyal bir belge olarak kullanıldığı zaman edebiyat, sosyal tarihin ana hatlarını ortaya koyacak şekilde kullanılabilir” der.

   İsmail Bozkurt için de roman, Kıbrıs Türk varoluş mücadelesi ile kendisinin mücahitlik yılları örneklerine rastladığı idealist, cesur, kahraman karakterlerin benzerlerinin yaratılması, ölümsüzleştirilmesi ve geleceğe bellek aktarımı amaçlarına hizmet eder.

   İsmail Bozkurt’un romanlarında karakterler kahramanlıkları, cesaretleri, girişkenlikleri ve akılları ile ön plana çıkarlar, destansı özelliklere bürünürler.

   Bir başka ifadeyle bu karakterler, Türk edebiyatının gerek Anadolu, gerekse Kıbrıs’ta örneklerine rastlanan ve Oğuz Kağan Destanı’na kadar inen kahraman erkek tipolojisine dayanırlar. Bozkurt’un ideal erkek kahramanları, bir Oğuz Kağan, Dede Korkut öykülerindeki bir Kan Turalı, bir Battal Gazi veya herhangi bir Gazavatname’nin bir epope kahramanının XX-XXI. yüzyılda, Kıbrıs Türk edebiyatına yansıyan çağdaş birer örneği veya Hasan Bulliler ile Cemal Mida’nın devşirilmiş, medenî halk yiğitleridir.

   İsmail Bozkurt’un romanlarının erkek kahramanları, “Kemal, Kemal’in babası Hüseyin (Yusufçuklar Oldu mu?), Mehmet, Eti (Bir Gün Belki), Turgut (Bir Gecede) bu tür kahraman tipleridir. Onlar, “aydın, yarı aydın ve idealist” tiplerdir. Bunun dışında eserlerinde yer yer gözüken mücahit tipleri de çizilir.

   Mangal adlı romanında ise babası tarafından İngiltere’de okumaya yollanmak istenen, böylece askerlik kaçırılması düşünülen Mustafa, bu teklifi reddederek askere gitme kararı alır, bir nevi mücahitlik yoluna sapar. Askerlik görevini mücahit komutan olarak yerine getiren İsmail Bozkurt’un askerden kaçmak isteyenlere ve parayla bu işi çözmeye çalışanlara affı yoktur.

   Aslında bunlar İsmail Bozkurt’un biyografisinden ve etrafındaki mücahit arkadaşlarından gelen kahramanlardır. İsmail Bozkurt’un romanları okunduğunda bir şekilde mutlaka mücahitlik günlerine bir temas vardır, bazen ise baskın konu odur. Bu da yazarın o yılları çok derinden yaşadığının, unutmadığının, kendisinde derin heyecanlar, hisler bıraktığının bir kanıtıdır.
   Roman kahramanları analiz edildiği zaman gençlerin, genç tiplerinin İsmail Bozkurt’ta özel bir yer tuttuğu gözlemlenir. Birsen Karaca, “İsmail Bozkurt eserlerinde ana figür olarak seçtiği gençler aracılığıyla kendi deneyimlediği Kıbrıs gerçeğini farklı perspektiflerden göstermeyi istiyor” tespitinde bulunarak karşıtlıklar arasında kendi kimliğini bulmaya çalışan gençleri çizdiğini belirtir.

   Hemen bütün romanlarında gençlerin bir kısmı Türkiye’de okumaya giden, bir kısmı ise Kıbrıs Türk varoluş mücadelesi içindeki gençlerdir. Mangal’da merkezdeki Mustafa ile birlikte Cenk ve Mete romanın üç genç kahramanıdır.

   Kıbrıs Türk gençlerinin üniversite öğrenimi için Kıbrıs’taki üniversite hareketinden önce yoğun biçimde Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’ye gittikleri bir gerçektir. Aslında üç kişinin yola, gurbete çıkması en eskilerden beri gelen masalımsı bir motiftir.

   İsmail Bozkurt bilerek veya bilmeyerek bu motife başvurur. Bu da okuyucuda merak ve ilgi uyandırır. Masallarda üç genç yola çıkar, saraya, padişahın güzel kızını elde etmek için tehlikelerle, canavarlarla mücadele eder, sonunda biri veya birkaçı ödülü kazanarak memleketine geri döner. Bu masal motifini toplumcu gerçekçi yazarlar, çağdaş romana uygulamışlardır. Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde romanı tipik bir örnektir.

   Realist yazar İsmail Bozkurt’ta ise bu üç genç motifi, tahsil için Ankara’ya giden tipler şeklinde, Mangal’da karşımıza çıkar. Romanda, Mustafa, Cenk ve Mete’nin gurbete çıkma sebebi, ödül olarak kazanmak istedikleri şey (padişahın güzel kızı), diplomadır.

   Ayrıca siyasi mücadeleleri veya arzuları vardır. Ana kahraman Mustafa diploma ödülünü kazanamadan Kıbrıs’a geri döner ama babasının sözde milliyetçi tavırlarına itiraz eder, askerlikten kaçma oyunlarını kabul etmez ve askere yazılarak kendini özgürleştirme yoluyla ödülünü elde eder.
   Diğer romanlardaki gençlere gelince; Bir Gün Belki’de ana kahramanlardan Mehmet idealize edilmiş bir tiptir ve TMT andı içmiştir:
   “Masaya bir Türk bayrağı serilmiş, üstüne açık bir Kur’an-ı Kerim ve bir tabanca konmuştu.” (s.21)
   Kıbrıs Türk varoluş mücadelesinin içinde bir TMT komutanı olarak yer alan İsmail Bozkurt romanlarının tarihi belge işlevini taşımasını istediğinden Bir Gün Belki’de TMT’nin açılımını: “EOKA’ya ENOSİS’e karşı bizi korumak için kurulan direniş örgütümüzdür. Türk Mukavemet Teşkilatı’nın ilk harflerinden oluşmuştur.” (s.21) diye verdikten sonra TMT andını yazar:  
   “Kıbrıs Türkünün yaşayış ve hürriyetine, canına, malına ve her türlü an’ane ve mukaddesâtına nereden ve kimden olursa olsun vâki bulacak tecavüzlere karşı koymak için kendimi Türk milletine adadım. Ölüm dahi olsa verilen her vazifeyi yapacağım. Bildiğim, gördüğüm, işittiğim ve bana emanet edilen her şeyi canımdan aziz bilip sonuna kadar muhafaza edeceğim. Gördüklerim, işittiklerim, hissettiklerim ve bana emanet edilenleri hiç kimseye ifşa etmeyeceğim. İfşaâtın bir ihanet sayıldığını ve cezanın ölüm olduğunu biliyorum. Yukarıda sıralanan hususları harfiyen tatbik edeceğime şerefim, namusum ve bütün mukaddesâtım üzerine söz verir ve and içerim.” (s.22)
   Ana kahramanlar haricinde, tâli-yan kahraman olarak da birçok TMT üyesi Bozkurt’un romanlarına serpiştirilmiştir. Bir başka ifadeyle İsmail Bozkurt’un romanlarında bir leit-motif (tekrarlanan motif) gibi TMT mensupları, mücahit tipleri bulunur. Bir Gün Belki’de Davut böyle bir tiptir: “Köyde TMT’nin önde gelenlerinden biri idi Davut. TMT gizli olduğu halde bunu bilmeyen yoktu.” (s.19) Öğretmenlerden de TMT üyesi olanlar vardır: “Zaten gazete haberleri Kıbrıs’ta havanın bozulmakta olduğunun belirtilerini veriyordu. Köyde TMT’nin başkanı olduğu söylenen öğretmen Ertuğrul’un konuşmaları o yönde idi.” (s.77)
   Bir Gecede romanının şahıs kadrosu içine de kahraman tipler yerleştirilmiştir. Bunların başında, epik kahramanların modern çağda vücut bulmuş örneği sayılabilecek, temkinli, tedbirli ve akıllı bir mücahit olan Turgut’tur. Turgut ve arkadaşları zamanla Türk Mukavemet Teşkilâtı’na alınırlar ve TMT andı içerler. Bu arada Turgut teşkilat içinde Petekbeyi olur Geçitkale’deki Kovanbeyi’ne bağlanır. O ve arkadaşları Türkiye’ye eğitime gidenler arasında yer alırlar. “Bu arada Turgut, Ankara yakınlarındaki Zirkaya’da eğitim gördü; arkasından diğer üyeler de gruplar halinde eğitime gönderildi.” (s.20)
   Yazar romanlarındaki TMT üyesi, milliyetçi, idealist sağlam karakterli kişiler aracılığıyla, tarihin tanıklıklarını edebiyat yoluyla ifade eder aslında. Işıl Altun’un şu cümlelerine katılmamak mümkün değildir:
   “Tarihin bir bilim olarak üstlenemediği misyonu edebiyat üstlenmiş, Kıbrıs, o gerçeği bizzat yaşamış olan yazar İsmail Bozkurt’un eser(ler)inde bir aydın sorumluluğu ve bilinciyle ele alınmıştır. İsmail Bozkurt’un eserlerinde Kıbrıs meselesinin tarihî ve kültürel derinlikleri vardır.”
   İsmail Bozkurt’un romanlarında yüceltilen kahraman-mücahit tiplerinin karşısına koyduğu, zıt tipler ulusal dava konusunda duyarsız ve millî duygu açısından zayıf, şahsî çıkarını ön plâna çıkaranlardır. Bunların bir örneğine, Bir Gecede romanında rastlanır. Eserde, “altmış yaşını aşmış, gözleri fıldır fıldır, tilkilik düşünen, herkese tepeden bakan ve kendisine katır anlamına gelen “Vordo” lakâbı takılan Ramadan”, epeyce varlıklıdır: “Köyde daha çok Rumlarla düşüp kalkar; Türk kahvehanesinden çok Rum kahvehanesine gider, alış-verişini Rum bakkaliyelerinden yapardı. Bu bakımdan Türklerin sevmediği hatta nefret etiği bir kişi idi.” (s.76-77)
   Sonuç itibariyle “hiç bir edebiyat eseri zaman aşırı değildir. Bütün eserler belli tarihsel durumların ürünleridir.” diyen Terry Eagleton’un sözleri, İsmail Bozkurt’un romanları için de geçerlidir. Onun romanları kendisinin ya da Kıbrıs Türklerinin yaşadıkları dönemlerin tarihî birer aynasıdır.

PROF. DR. OĞUZ KARAKARTAL

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz