Güncel çeşitlemeler

Güncel çeşitlemeler

✏️–Kıbrıs Gazetesi —✏️

 

KURBAN ETİ: Bir Kurban Bayramı’nın daha içinden geçiyoruz… Bu bayramın özelliği tabii ki kurban kesmek, kurban eti dağıtmak… Bizdeki et sektörüyle ilgili olanların daha önce yaptıkları açıklamalar aklıma geldiğinde, kurban etiyle buluşanların hiç değilse ne yediklerinin bilincinde ve farkında olduklarını düşündüm…  Et piyasamıza domuz etinin sokulduğunu, niteliği ve menşei belirsiz kaçak etlerin tüketiciye satıldığını, ineği “tosun”, oğlağı ve koyunu da “kuzu” diye millete geçirdiklerini hep et sektörümüzün yetkililerinden dinlemiyor muyuz?.. Niteliği de, menşei de belli olan kurban eti en halis et!.. Kurban kesene de, kurban eti alana da helal olsun…
                              ***
   GERÇEK ORTADADIR: İşte özel AKSA şirketi: Kabul edilebilir sayıdaki dar kadrosuyla ne akaryakıt sorunu, ne de üretim sorunu yaşamadan sözleşmesinde taahhüt ettiğinden de daha fazla üretim yapıyor… Bu enerji bunalımında hem devletle olan sözleşmesini aşarak elektrik üretimini artırdı, hem de KIB-TEK’e kaliteli akaryakıt sağladı… Kaliteli yakıt stokları her daim yeterli… Ve işte KİT statülü KIB-TEK devlet kurumu: Yüzlerce personeline rağmen bunalımların içinde dolanmakta, ne akaryakıt bulabilmekte, ne de üretim yapabilmekte… Özelleştirmeye karşı olanlar sakın alınmasınlar… Gerçek ortadadır… Özelleştirmeye karşı olanlar yönetimlerindeki kurumları özelleştirmeye hiç gereksinim duyulmayacak biçimde çalıştırmakla yükümlüdürler… Ama nerede!..
                              ***
   ALTIN BİLEZİK: Bir öğretim yılının daha sonuna geldik… İşte bu bağlamda, çocuklarımızın akademik eğitimlerindeki üstün başarılarını diplomayla perçinlediklerine ilişkin paylaşımları elbette ki sevinç ve gururla izliyoruz… Ama birilerinin de çıkıp çıraklık eğitimini, ya da meslek okulu eğitimini tamamlayan çocuğunun bileğindeki altın bilezikle “usta” olarak iş dünyasına girdiğini ve hizmet üretmeye başladığını gururla açıklamasını boşuna bekliyoruz. Çok bol akademisyenimiz, avukatımız, eczacımız, beyaz yakalı bürokratlarımız ve saire oluşuyor… Ama çarşının ve günlük yaşamın meslek ustaları ya yetiştirilmiyor, ya da yetiştirilenlerin tanıtımı yapılmıyor… Bu ülkede bu bağlamda bir dengesizlik vardır, önemli bir boşluk vardır, giderilmesi gereken… Artık sayıları parmakla sayılacak kadar azalan altın bilezikli zanaatkârların, iş ustalarının ve üreticilerin akademisyenlerden, beyaz yakalılardan ve memur ile bürokratlardan çok daha fazla kazandıklarının altını da önemle çizmeliyim…
                              ***
   KISSADAN HİSSE: Geçenlerde arayan Ahmet Yönlüer’le bir telefon konuşması yaptım… Bilenler bilir, onunla yapılan sohbete doyulmaz… O doyulmaz sohbetteki konumuz, ülke halleri, insan kalitesi ve ekonomik durumlar… Ekonomik kriz üzerine odaklandığımızda şunları söyledi bana:
   “1960’larda Hindistan müthiş bir ekonomik krizin sarmalına girer… Temel ihtiyaçların fiyatı görülmemiş şekilde artmaktadır… Dayanabilmek ne mümkün!… Bir grup insan ülkenin büyük âlimi Yusuf Kandehli’nin yanına varıp durumdan acı acı yakınır… Krizden çıkılabilmesi için ondan fikir sorulur. Kandehlevi onlara şunu söyler: ‘İnsan kalitesini yükseltmeye bakalım… İnsanlar ve ürünler Allah katında terazinin iki kefesi gibidir. Eğer Allah katında insanın değeri artarsa, ürünün değeri de düşer ve fiyatlar ucuzlar. Eğer insanın değeri düşerse, ürün değerlenir ve fiyatlar artar. Vazifemiz anlaşılmış olmalı’ der ve yanına varanlara Araf suresi 96’ncı ayeti okur: ‘Eğer o şehirlerin halkı hakkıyla iman edip takva sahibi olsalardı, muhakkak onların üzerine gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık…”
   Sanırım kıssadan çıkaracağımız hisse çok büyüktür… Teşekkürler Ahmet Yönlüer hocamız…
                              ***
   BAKICISIZ HASTA MI OLUR?: Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesine mücahit komutanı olarak da katılmış 88 yaşındaki bir beyefendi tarafından arandım… Yaşlı eşinin devlet hastanesinde tedavi altında olduğunu, ilerlemiş yaşı ve hastalığı dolayısıyla eşine refakat edemediğinden yabancı uyruklu bakıcı tuttuğunu anlattı… Bakıcıya günlük 550 TL ödemekte olduğunu belirterek, “param biterse, borçlanıp bu ödemeyi yine de yapacağım… Ama devletimiz bizi neden bu üzücü durumlarla karşı karşıya bırakıyor?.. Devlet hastanelerindeki hasta bakıcı sorununu siz kaç kez gazetedeki köşenizde yazdınız, çözüm istediniz, çözüm önerileri getirdiniz… Ama ilgilenen kim?.. Sizin de her zaman vurguladığınız gibi bakıcısız hasta mı olur?.. Hadi parası olan günlük 550 TL bakıcı parasını öder… Ya parası olmayanlar?.. Ya refakatçisi bile bulunmayan garibanlar?.. Onlar ne yapsınlar?” dedi.
   İsminin tarafımdan açıklanmasını istemeyen ve aynı zamanda İngiliz vatandaşı da olduğunu açıklayan okurum şu anekdotunu da üzülerek aktardı:
   “1974’te savaş sürerken İngiliz Yüksek Komiserliği’nin bir görevlisi gelip beni görev yaptığım bölükte buldu. Tehlikeli ortam nedeniyle İngiliz vatandaşlarının güvenilir yerlere, ya da İngiltere’ye nakledilmekte olduğunu belirterek beni ve ailemi almak istedi. Ona verdiğim cevap ‘Kıbrıs benim doğduğum yer ve vatanımdır. Bu zor günlerde vatanımı terk etmek bana yakışmaz. Görevim neyse yapmaya çalışırım’ oldu.
   Vatanıma bağlılığımdan dolayı beni kutlayan ve şans dileyen İngiliz diplomat, çantasından çıkardığı bir zarfı bana imza karşılığında verdi. İçinde benim ve aile bireylerimizin güncellenmiş pasaportlarımız olduğunu sandığım zarfı uygun zamanda açtığımda kısa bir yazının ekinde bin beş yüz Kıbrıs lirası buldum. Antetli ve mühürlü – imzalı kâğıdın üzerinde ise savaş koşullarındaki İngiliz vatandaşlarının sıkıntılarının giderilmesi adına paranın Birleşik Krallık Hükümeti tarafından hibe edildiği yazmaktaydı.”

   88 yaşındaki okurum derin bir iç geçirdikten sonra şu soruyu sordu:
   “İngiltere, yabancı ırktan olan vatandaşlarına bile bu tür insancıl jestleri  yaparken, bir İngiliz diplomat o zor koşullarda vatanıma bağlılığımdan dolayı beni kutlarken, can, kan ve ter pahasına yarattığımız bu devlette nedir bu başımıza gelenler?…”
   Benim bu okur yakınması için yorum yapmama gerek yok… Öykünün derin yorumu da içindedir…

AHMET TOLGAY

 

 Haber Kıbrıs

Buradan Haber Kaynağına Ulaşabilirsiniz

 

 

[slide-anything id=’39937′]

Cevap Yaz